1. YAZARLAR

  2. MEHMET BAYRAK

  3. Hacı Bektaş Veli
MEHMET BAYRAK

MEHMET BAYRAK

Emekli İlahiyatçı
Yazarın Tüm Yazıları >

Hacı Bektaş Veli

A+A-

Anadolu’daki İslamlaşma hareketinin yaşandığı 13. yüzyılın öne çıkan isimlerinden birisi Hacı Bektaş Veli’dir. Asıl adı Muhammed’dir. Horasan’dan gelip Anadolu’ya yerleşmiş ve Sulucakarahöyük’te vefat etmiştir. Horasan erenlerinden olan Hacı Bektaş Veli Ehl-i Beyt soyundan gelmektedir. “Menakıb-ı Hacı Bektaş Veli”ye göre hocası lokman-ı Perende’dir. Onun da hocası Pîr-i Türkistan olarak bilinen Hoca Ahmet Yesevî Hazretleridir. Bu irşad zinciri, Bektaşî kaynaklarında Hz. Muhammed (s) kadar ulaştırılmaktadır.

Seyyid Ahmed Rif’at Efendi, Hacı Bektaş Veli’yi şöyle anlatmaktadır: “Hacı Bektaş Veli Hazretler, ilâhî sevgi varlığının âşıkı, manevî yolla elde edilen bilginin gerçek bağlısı, vecd bahçesinin baş âşığı, aşk fidanının en güzel sevgilisi, bir köşeye çekilmeyi terk edenlerin de dedesidir..”

Hacı Bektaş Veli yetiştirdiği halifelerini Anadolu’nun ve dünyanın çeşitli yerlerine görevlendirmiş; İslam’ın en iyi şekilde öğrenilmesine ve yaşanılmasına öncülük etmiştir.

Hacı Bektaş Veli, insanları eğitim açısından “er kişi” ve “ham kişi” (Ham ervah) olmak üzere ikiye ayırır. “Er kişi” eğitilmiş kişidir. “Erenler” sözü de bir bakıma bu kavramdan ve anlayıştan türemektedir. “Erenler”, eğitimlerini tamamlamış; olgunlaşmış kişilerdir. “Ham kişiler” de ikiye ayrılır: “Eğitim almaya müsaid olanlar” (olgunlaşma kabiliyetini yitirmemiş olanlar), eğitim alamayacak durumda olanlar. (olgunlaşma kabiliyetini yitirmiş olanlar).

Hacı Bektaş Veli’ye göre mü’min dünyadan uzaklaştıkça, Rahman ile yakınlık kurmuştur. Dili Allah’ı anmakla yetinmiştir. Allah’ı andıkça dünya sevgisinden, şeytan ve nefsin aldatmalarından kurtulmuştur. Mü’minlere dünyayı terk etmek vacip; Allah’ı istemek ise farzdır.

Hacı Bektaş Veli, Allah’a ulaşmak isteyenlere şerîat, tarîkat, ma’rifet ve hakîkat kapılarından geçmelerini önermektedir. “Makālât” isimli bir eseri vardır. Bu eserinin bir yerinde şöyle der:

“Ve yine gönül, alemin mutlak padişahı olan Allah’ın bakış yeridir. Gönül ile Allah arasında perde yoktur. Bu durumda, mü’minlerin gönlü Kâbe’ye benzer. Kâbe’ye varanlar ayakları ile yürürler. Gönül isteyenin yüz üstü sürünmesi gerekir. Onun için aşıklar yüzlerini yere sürerler. Ve yine Kâbe’de ihram giyerler. Hakk’ı batıldan ayırmak Kâbe’de ihram giymeye benzer. Yoldan taşları temizlemek Ban-ı Uranada taş atmaya benzer. Geçmiş ömrümüz Safa’ya, kalan ömrümüz Merve’ye benzer. Pişman olmak, kalan ömrümüzü Hakk’a kullukla geçirmekSafa ile Merve arasında gidip gelmeye benzer.af dileyerek yürümek, Kâbe’yi tavaf etmeye benzer.” (Diyanet Takvimi 16 Ağustos 2020)

Bu yazı toplam 288 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.