1. YAZARLAR

  2. MEHMET BAYRAK

  3. Habat gazvesi.
MEHMET BAYRAK

MEHMET BAYRAK

Emekli İlahiyatçı
Yazarın Tüm Yazıları >

Habat gazvesi.

A+A-

 

Mücahidlerin Açlıktan, Ağaç Yaprakları Yemeleri

 (Hicri 8. Senesi Receb ayında “25 Ekim- 23 Kasım) Peygamberimiz Aleyhisselam; Kudâa, Beliyy, Cüzam, Benî Uzre ve Yemen kabilelerinin Medine'yi kuşatmak maksadıyla toplandıklarını haber aldı. Bunun üzerine, Amr b. Âs kumandasında 300 kişiyi, (30’u atlı) bunların üzerine gönderdi. Düşmanın çokluğunu gören Amr b. As takviye istedi. Hz. Peygamber, Ebu Ubeyde komutasında takviye birlik gönderdi.

Mücahidler yolda son derecede açlık sıkıntısı çektiler.  Hatta habat (develerin yedikleri selem ağacının yapraklarını) düşürerek su ile ıslatıp yemeye başladılar.  Bundan dolayı, kendilerine "Ceyşü'l-habat" adı verildi. Mücahidlerin avurtları, diken yiyen develerin avurtlarına döndü.  Ağızları ve diş etleri cerahatlendi ve iltihaplandı.

Mücahidlerden Kays b. Sa'd b. Ubâde'nin Borçla Develer Satın Alarak Mücahidleri Doyurması

Mücahidler açlıktan sıkışık duruma düşünce, Kays b. Sa'd b. Ubâde: "Benden deve karşılığında hurma satın alacak kim var ki, kendisi şuradaki develerinden bana versin de, ben ona Medine'de hurma vereyim?" dedi.

Hz. Ömer: "Ne kadar şaşılır şu gence ki, kendisinin hiçbir malı yok iken, başkasının malı üzerinde tasarrufa ve ihsana yeltenmektedir?!" dedi. Kays b. Sa'd, Cüheynelerden bir adam buldu. Adam, sahil halkındandı. Kays, ona:

"Bana deve sat! Bedelini Medine'de sana yüklerle hurma vererek ödeyeyim!" dedi.

Cühenî:

"Ben bu alışverişi yaparım, ama vallahi ben seni hiç tanımıyorum. Sen kimsin?" dedi.

Kays: "Ben Kays ibni Sa'd ibni. Ubâde b. Düleym'im" dedi.

Cühenî: "Sen bana nesebini, Sa'd b. Ubâde'nin oğlu olduğunu ne diye önceden bildirmedin.

Yesrib (Medine) halkının ulusu olan o Sa'd'la aramızda dostluk, kardeşlik vardır!" dedi. Bunun üzerine, Kays her deveye iki vesk (deve yükü) hurma vermek üzere beş deve satın aldı. Cühenî, hurmaların Düleym hanedanına ait depolanmış kuru hurmalardan olmasını şart koştu.

Kays: "Olur!"dedi.

Cühenî: "Sen bunları kabul ettiğine ve yerine getireceğine dair, bana şahit de göster!" dedi.

Kays'ın yanında, Ensardan ve Muhacirlerden bazı zatlar vardı. Hz. Ömer, onların arasında bulunuy¬ordu.

Kays: "Bunlardan, istediğini şahit tut!" dedi.

Hz. Ömer: "Ben bu muameleye şahit olmam! Çünkü bunun ne ödeme gücü, ne de malı vardır. Mal ancak babasına aittir" dedi.

Cühenî: "Vallahi, Sa'd b. Ubâde, oğlunun taahhüt ettiği on deve yükü hurma hakkında herhalde bana karşı ahdini yerine getirmezlik etmez! Ben, karşımdakinde güzel bir yüz ve şerefli işler görüyorum!" dedi. Hz. Ömer ile Kays arasında ileri geri sözler söylendi. Kays, Hz. Ömer'e karşı, sert ve ağır konuştu. Kays, Cühenî'den aldığı develerden, üç yerde üç gün kesip, etini askerlere dağıttı.

Dördüncü gün, yine, develerden kesip etini askerlere dağıtmak istediği zaman, kumandan Ebu Ubeyde b. Cerrah, Hz. Ömer'le birlikte Kays'ın yanına varıp: "Artık bunları kesmemeni sana tavsiye ederim. Senin ödeyecek şahsî bir malın bulunmadığına göre, sen taahhüdünü yerine getirmemek mi istiyorsun?!" dedi.

Kays b. Sa'd: "Ey Ebu Ubeyde! Babam Ebu Sabit halkın borcunu öder, yorulanların yük ve ağırlıklarını taşır, açlık zamanlarında yemekler yedirir dururken, Allah yolunda cihada çıkmış bir cemaat için borçlanılmış olan on deve yükü hurmayı ödemeyeceğini mi sanırsın?!" dedi.

Ebu Ubeyde b. Cerrah yumuşayıp onu kendi haline bırakmak üzere iken, Hz. Ömer

"Onun üzerine düş! Develeri kesmekten vazgeçir!" dedi. Ebu Ubeyde b. Cerrah ısrar edince, Kays da kalan develeri kesmekten vazgeçti.

Kays b. Sa'd'ın Cühenîden aldığı develerin beş değil, daha çok olduğu anlaşılmaktadır.  Çünkü üç defada üçerden dokuz deve kesildiğine ve kesim işi dördüncüde durdurulduğuna ve Kays da Medine'ye iki deve ile döndüğüne göre, Cühenîden satın alınmış olan develerin onbir olması gerekmektedir.

Sa'd b. Ubâde'nin Oğlundan İzahat Alarak Ona Dört Hurma Bahçesi Bağışlaması

Kays’ın babası Sa'd b. Ubâde, mücahidlerin yolda açlıkla karşılaştıklarını haber aldığı zaman: "Eğer oğlum Kays benim bildiğim Kays ise, onlara muhakkak deve bulup boğazlar!" demişti. Kays b. Sa'd, yolda kesip mücahidlere yediremediği iki deveyi Medine'ye getirmişti. Kays, babası Sa'd'ın yanına varınca, Sa'd b. Ubâde, ona: "Askerler açlığa uğradıklarında, onların açlıklarını gidermek için sen ne yaptın?" diye sordu.

Kays b. Sa'd: "Develer boğazladım!" dedi.

Sa'd b. Ubâde: "Develer boğazladığına iyi etmişsin!" dedi.

Kays b. Sa'd: "Sonra, yine açlığa uğradılar!" dedi.

 -"Peki! Sen neyaptın? Yine develer boğazlasaydın ya!" dedi.

"-Boğazladım!" dedi.

-"Boğazladığına iyi etmişsin!" dedi.

-"Sonra, yine açlığa uğradılar" dedi.

-"Peki! Sen ne yaptın? Yine develer boğazlasaydın ya!" dedi.

-"Boğazladım!" dedi.

-"Boğazladığına iyi etmişsin!" dedi.

-"Tekrar açlığa uğradılar!" dedi.

-"Peki, sen ne yaptın? Yine develer boğazlasaydın ya!" dedi.

-"Develer boğazlamaktan men edildim!" dedi.

-"Seni bundan kim men etti?" diye sordu.

-"Kumandan Ebu Ubeyde b. Cerrah!" dedi.

-"Niçin men etti?" diye sordu.

-"Benim malım bulunmadığını söyledi ve 'Mal ancak babana aittir’ dedi. Ben de:

'Babam, kendisine en uzak olanların bile borçlarını öder, yorulanların yüklerini taşır, açlığa uğrayan¬ları yedirir dururken, bana gelince mi, bunu yapmayacak?' dedim" dedi.

Sa'd b. Ubâde: "Dört hurma bahçesi senindir!" dedi. Bu hususta, Kays için bir de tapu senedi yazdı. Senedi Ebu Ubeyde b. Cerrah'a götürdü ve onu senede şahit yazdı.

Hz. Ömer'e de gitti. Hz. Ömer şahit yazılmaktan kaçındı. Bu bahçe ve bostanlardan en az 50 deve yükü hurma çıkardı. Develeri satan Cühenî, Kays'la birlikte Medine'ye gelmişti. Kays, ona borçlu bulunduğu hurma yüklerini yükledi ve sırtına bir de elbise giydirdi.

Peygamberimiz Aleyhisselam, Kays'ın bu tutum ve davranışını işitince:  "Muhakkak ki, onun kalbinde ve onun ev halkında cömertlik vardır!" buyurdu.

Kays b. Sa'd hastalanıp, ziyaretine gelenlerin gelmekte geciktikleri ve 'Onlar, sana olan borçların¬dan dolayı yanına gelmeye utanıyorlar!" denildiği zaman: "Kays'ın herkimde alacağı varsa, Kays o borcu ona helâl kılmış, bağışlamıştır!" diye nida ettirmiş; bunun üzerine, gelen giden ziyaretçilerin çokluğundan, merdiveninin basamakları kırılmıştır!

Yüce Allah ondan da, onun babasından da razı olsun! (Asım Köksal İslam tarihi)

 

Bu yazı toplam 252 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.