1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. Grup Abdal! (Eğitim Sen)
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Grup Abdal! (Eğitim Sen)

A+A-

10 Ocak çalışan gazeteciler günü nedeniyle düzenlenen, “Geçmişten Günümüze Kırıkkale Basın Fotoğraf Sergisi ile Konferansı” katılmamdan 4-5 saat geçmeden, Kültür Merkezindeyiz!

     Artık, Kırıkkale sanatseverlere dar gelen Kültür merkezinin fuayesinde, eğitimci, sendikacı ve siyasetçi Yıldırım Kaya,  “Hazirandan Hazirana/Sokaktan Parlamentoya” isimli kitabını, şair – yazar Şükrü Erbaş’ta yazdığı kitaplarını okuyucularına imzalıyorlardı.

     Eğitim Sen, öğretmenlik ve sendikal mücadelelerinin yanı sıra, Kırıkkale’nin sanat ve edebiyat alanındaki boşluğu, yaptıkları etkinliklerle doldurmayı yıllardır sürdürmeye devam etmektedir.

      EĞİTİM SEN (Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası) Kırıkkale Şubesi,  Mücadele, Dayanışma ve Eğitimsen Kuruluş Yıldönümü Etkinliği çerçevesinde, kitap imzalama, şiir ve müzik dinletisi ile Kırıkkale sanatseverleri buluşturdular…

      29 yıldır sendikal hak ve özgürlük mücadelesi veren, emek, barış ve demokrasi mücadelesinin yılmaz savunucuları, 1990’da kurulan başta Eğitim Sen olmak üzere 11 iş kolu sendikasının çatı örgütü KESK’i, 24 yıl önce 8 Aralık 1995’te kurdular.

Sinevizyon gösteriminden, konukların konuşmasından sonra söz alan, 20 Şubat 2017 tarihinde görevden alınan ve 2 Aralık 2019 tarihide görevine dönen, KESK Kırıkkale Şubeler Platformu Dönem sözcüsü ve Eğitim Sen Şube Başkanı Yüksel Şahin’in uzun konuşmasından kısacası şöyleydi;

     “Hak verilmez, alınır”. “Çağdaş insan, örgütlü insandır, saygın insandır” şiarı ile fiili, meşru mücadeleyle yola çıkarak 1990’da sendikalarımızı kurduk. Eğitim ve bilim emekçilerinin sesi, kamusal, bilimsel, demokratik, laik eğitimin Türkiye’deki tek gerçek temsilcisi Eğitim Sen mücadelede 30 yaşında. Eğitim ve bilim emekçilerinin tarihi, güzel bir gelecek, insanca bir yaşam ve demokratik bir Türkiye için yürütülen mücadelenin tarihidir.”

     Eğitim Sen‘in mücadele tarihi, diğer bir yönüyle de kazanılmış haklarının ortadan kaldırılmasına, kamusal hizmetlerin ticarileştirilmesine, özelleştirmelere, esnek, sözleşmeli, ücretli çalışma uygulamaları ile çalışma hayatının güvencesiz hale getirilmesine, işsizliğin ve yoksulluğun artmasına karşı, herkes için eşit, parasız ve nitelikli eğitim mücadelesidir.

     Bu toprakların türkülerini hep bir ağızdan, hep beraber söylediğimizde kışı bahar etmek daha kolay olacaktır. Onun için dostluğa, sevgiye, kardeşliğe dayanışmaya birliğe ve mücadeleye her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.

     Çünkü yeni bir yaşam savunuyoruz. Bu demokrasidir, sevgiye, barışa inanmaktır. Hukuktur, adalet ve eşitliktir. İnanç ve düşünce özgürlüğüdür.

     Herkese iş, aş ve sosyal güvencedir.

     Doğayı ve ekolojik toplumu savunmaktır. Gençliğe yer ve yol açmaktır. Parasız eğitim ve sağlık hakkıdır. Kadına yönelik şiddete dur demektir. Kamu çalışanlarına özgür toplu sözleşme ve grev hakkıdır. Çocuklarımıza huzurlu bir gelecek kurmaktır.

     Demokratik, çoğulcu, eşitlikçi, ekolojik ve sosyal bir toplum sözleşmesi, yeni bir anayasa istemektir. Dünyada ve Ortadoğu’da barıştır.

     Zaman ellerimizi ve yüreklerimizi birleştirme zamanıdır. Tüm eğitim emekçilerini Eğitim Sen’de örgütlenmeye çağırıyoruz. Çünkü; Eğitim Sen güneşi eğitimcileri ısıtıyor, Türkiye’yi aydınlatıyor.

     100 yılı aşkın mücadele tarihimizde kendimiz için, çocuklarımızın geleceği için, bağımsız demokratik bir ülkede barış içinde eşit birlikte yaşama sevdamız hiç bitmedi. Hiç bitmeyecek de… Bugün inadına barış, kardeşlik diyerek sevgi, dostluk, barış ve aşk şiirlerini ve türkülerini hep bir ağızdan söyleyeceğiz.      

      YAŞASIN EĞİTİM VE BİLİM EMEKÇİLERİNİN EKONOMİK DEMOKRATİK HAK VE ÖZGÜRLÜKLER MÜCADELESİ!

      YAŞASIN EĞİTİM SEN!    YAŞASIN KESK!”

     Bu sözlerin ardından şair Şükrü Erbaş sahnede yerini aldı. Konuşmaların uzamasından dolayı, yazdığı üç şiiri kendi ağzından seyircilerle buluşturdu!

     1953 yılında Yozgat'ta doğan şair ve yazar.  İlk ve ortaöğrenimini Yozgat'ta tamamladı. Ankara'da Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilimler Bölümü'nden 1978'de mezun oldu. Toprak Mahsulleri Ofisi'nde memurluk ve yöneticilik yaptı, bu kurumdan emekli oldu. Yarın dergisi yazı kurulunda görev yaptı.

     Eğitim Şube başkanı Yüksel Şahin şair Şükrü Erbaş’a plaketini takdim ettikten sonra,  Ali Ekber Kayış, Kerem Kekeç, Burcu sarak, Özge Ünkap, Onur Güğercinoğlu oluşan grup üyeleri sahnede yerlerini aldı.

     Halk müziğini kendi tarzıyla yorumlayan grup. 2011 yılında Ali Ekber Kayış ile Haluk Tolga İlhan grubu kurmuşlardır. Grubun mottosu "yeni bir müzikal varoluş çabası ve arayışıdır" şeklindedir. Ali Ekber Kayış, Kerem Kekeç, Burcu Sarak, Özge Ünkap.. ONUR Güğercinoğlu

     Doğumdan ölüme, acıdan öfkeye, aşktan sevince, savaştan göçe, ninni oldu, ağıt oldu, destan oldu, deyiş oldu türküler.

     Ölümler gördüm, ayrılıklar yaşadım, özlemler çektim, gurbete düştüm belki de… Gözümden süzülen yaşa yoldaştı anımsadın mı? Kızgın ve öfkeliydin zaman zaman: heybetliydin yeri geldiğinde, dağ gibi… Türküler yanıbaşındaydı hep dostun gibi, yoldaşın gibi… Pirsultan oldun, Karacaoğlan oldun. Nesimi oldu dile geldi türküler… Aşık Sümmani’nin gönlünden, Aşık Veysel’in dilinden, Neşet Ertaş’ın telinden o güzelim türkülerdi seni büyüten, o güzelim türkülerdi öğütleyen…

     Bir nefes de biz verelim, omuzuna bir el de biz koyalım diye “Revan” dedik geldik yüreğinin kapısına, beraber yollara revan olalım diye…

    Birbirinde güzel türküleri arka arkaya sıraladılar…

    Hangisini yazayım!

*   *    *
Kirpiğin gaşına da değdiği zaman

Bekleme sevdiğim de vur beni beni

Şafağı sevdanın da söktüğü zaman

Diyardan diyara da sür beni beni…

*   *   *

Magusa limanı, limandır liman, amman amman
Beni öldürdende yoktur din iman
Uyan Alim uyan, uyanmaz oldun
Yedi bıçar yarasına dayanmaz oldun…

 

*     *     *

Bir Ay Doğar İlk Akşamdan Geceden

(Nedem Nedem Geceden)

Şavkı Vurmuş Pencereden Bacadan

(Dağlar Gışımış Yolcum Üşümüş)

Uykusuz Mu Kaldın Dünkü Geceden

(Nedem Nedem Geceden)

Uyan Uyan Yar Sinene Sar Beni…

*   *   *

Bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır
Bugün posta günü canım sıkılır
Sıkılır aman aman aman
Ellerin mektubu gelmiş okunur
Benim yüreğime hançer sokulur
Sıkılır aman aman aman…

    Son olarak Halay’la herkes sahne önündeydi. Salon salon olalı böyle bir etkinliği az görmüştü. Plaketler ve çiçekler…

     Umutlarımız yeniden filizlendi. Bizi gençlik günlerimize götürdüler…

     Herşeyin daha güzel olacağı güzel günlere dileğiyle, etkinliğe emeği geçenlere ayrıca teşekkür ediyoruz.

yuksel-sahin.jpegresim-5.jpggrup-andal.jpeggrup-abdal-afisi.jpeg

 

Bu yazı toplam 636 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.