1. YAZARLAR

  2. ASIM ATABEY

  3. GÖNLÜM NELER İSTİYOR BİLİYOR MUSUNUZ?
ASIM ATABEY

ASIM ATABEY

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

GÖNLÜM NELER İSTİYOR BİLİYOR MUSUNUZ?

A+A-

Sakın şahsım için istediklerimin bu yazıyla ilgisi yoktur. Gönlümün istedikleri Ülkem için, cumhuriyetimiz için demokrasimiz içindir. Türkiye’miz üç tarafı denizlerle çevrili, dört mevsimin yaşandığı, yetmişi iki milletin bir arada yaşadığı, yer altı ve yeryüzü zenginlikleriyle dolu bir ÜLKEDİR. Size söyleyim. Tek bir çeşit tarım ürünü bile, Türkiye’mizi beslemeye yeter ve artar bile.  Değil tek bir çeşit ürünü, biz tarım ürünlerinin her çeşidini, hayvancılığın her çeşidini, yer altı ve yerüstü kaynaklarımızın her çeşidini kullandığımız halde, yirmi milyon insanımız açlık sınırında,  yirmi milyon insanımız da yokluk sınırında yaşamak durumundadır. Oysa bu vatan kanla kazanıldı. Yüz binlerce şehit ve yüz binlerce gazi vererek kazanıldı. O şehitlerimiz ve gazilerimiz milyonlarca vatandaşımızın açlık ve yoksulluk sınırı içinde yaşaması için şehit ve gazi olmadılar. Tüm insanlarımızın şerefiyle-şanıyla, karnı tok, sırtı pek, kimsenin kimseye muhtaç olmaması adına şehit oldular Gazi oldular.  Geriye baktığımız zaman 23 Nisan 1920 nin ne anlama geldiğini, TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİN kurulmasının ne anlama geldiğini, 29 Ekim 1923 ün ne anlama geldiğini, Cumhuriyet yönetimini kurduğumuzun ne anlama geldiğini bilmeyenlerimiz var. Öyle anlaşılıyor ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk yönetiminden sonra gelen sağdaki de soldaki yönetimler, zengin sayısını her geçen yıl katlanarak artmasını sağlamaktan başka bir işe yaramıyorlar. Son Günümüzde kartrilyoner sayımız 226 binlere çıkmış. Bu sayı kişilerin bankalardaki parası esas alınarak söylenmektedir. Bu kişilerin mal varlıkları hesapta yok. Sandık altındaki paralarının hesabı ortada yok. Yurt dışındaki mal varlıkları hesapta yok. Yabancı ülke bankalarında olan paralarının hesabın yok. Altın ve döviz hesapları, hisse senedi, çocukları adına, damatlarına adına, oğlu kızı adına eşi aşığı adına olan mal varlıları hesapta yok. Elbette bu tablo karşısında atanamayan öğretmenler, ortada işsiz dolaşanlar, ekmeğini yurt dışında bulmaya çalışanlar, okulsuz kalanlar, daha neler neler?  İŞİN BİR DE POLİTİK YANI VAR. 23 Nisan 1920 de Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. Bu meclis açıldığında İstanbul Hükümeti İngilizlerin kontrolünde kalmış bir yönetim miydi? Ülkenin kurtuluşunun İngilizlerin himayesine girersek kurtulacağımız söylüyorlar mıydı? İtirazı olanlar varsa lütfen Mondros antlaşmasını, Sevr anlaşmasını, o dönemin İstanbul’unu görmeye çalışsın. Fransız, İtalyan, Ermeni, Rum, Yunan işgallerini hatırlasınlar. Çete isyanlarını görmeye çalışsınlar, DÜRZÜZADENİN, DÜRZÜ FETVALARINI görmeye çalışsınlar. TÜRKİYE CUMHURİYETİ devletimizin kuruluş temeli olan bu tarihte elde para var mı? Ordu var mı? Mustafa Kemal’in ölüm fermanı var mı? Eli silah tutacak yeteri kadar vatan evladı var mı? Silahlarımız var mı? Cephanelerimiz var mı? Yok. Yok. Yok. Bu yokluklar içinde vatanın kurtuluşu gerçekleştirilmiş mi? Evet. Kurtuluş Savaşımız yaptık. Cumhuriyetimizi kurduk.  Cumhuriyeti kurduğumuz da neredeyse tüm dünya devletleri, Şahlık, Padişahlık, Hanlık, Sultanlık, Krallıklarla yönetiliyor muydu? Musolini, Salazar, Pehlevi, Hitler, Leninler, gibi yöneticiler tarafından yönetiliyorlar mıydı? Mustafa Kemal önderliğinde TBMM sikurulmuş. Kurtuluş Savaşı yapılmış. Diktatörlerin baskısına karşı, Türkiye Cumhuriyet ile yönetilmeye geçmiş mi? Ey bu cumhuriyetin bu güne kadar gelmiş geçmiş tüm yöneticiler sizler bu ülkenin bürokratları olmuşsanız, her biriniz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu TBMM si ve Türkiye Cumhuriyeti sayesinde bu makamlara geldiniz. İtibar sahibi oldunuz. Lüks içinde yaşadınız. Çoluğunuzu çocuğunuz bal kaymak işlere yerleştirdiniz. İşiniz iyi.  Demek istediğim o ki her açılısı kutlanan TBMM si nin açılış programlarına herkesten çok sizler önem vermelisiniz. Cumhuriyetin kurulduğu tarih olan 29 Ekim kutlamalarına herkesten çok sizler önem vermelisiniz. Şunu bunu bahane ederek, Atatürk anıtına çelenk koymaktan kaçınmayınız. Anıtkabire gitmekten kaçınmayınız. İstiklal Marşının okunmasına gecikmeyiniz.  Eleştirilere neden olan durumlar görülüyor da.. Çocuklarımızı ve gençlerimizi, bu kutlu günlerde elinde bayraksız, göğsünü Atatürksüz bırakmayınız. Sözüm hem eski, hem yeni yöneticileredir. Korona virüs, bu yıl 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızın kutlanması sönük geçmesine neden oldu. Gelecek 23 Nisanları daha coşkulu kutlamak dileklerimle.. 

                       

Bu yazı toplam 690 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.