1. HABERLER

  2. SPOR

  3. “gece uykudayken!” (1)
“gece uykudayken!” (1)

“gece uykudayken!” (1)

 Lise yıllarımdayken, bir işportacının sattığı fare ilacı ile ilgili sözler aklıma geldi. Kaldırıma çömelmiş olan işportacı, küçük valizinden...

A+A-

kedi

 Lise yıllarımdayken, bir işportacının sattığı fare ilacı ile ilgili sözler aklıma geldi. Kaldırıma çömelmiş olan işportacı, küçük valizinden çıkardığı küçük fare ilacı paketlerinin reklamla satışını yapıyordu. Çevresine toplanmış kalabalığın içerisinden birisi, kendi arkadaşıdır genelde!  İlacın fareye kullanış şeklini sordu. İşportacı, kendinden emin tekerlemelerine başladı;  Tut getir fareyi, gıdıkla kulağını açar ağzını…  Fazla değil! Damlat bir iki damla salıver gitsin bir iki gün!  Ölmedi mi? Tut getir fareyi, gıdıkla kulağını açar ağzını…  Fazla değil! Damlat bir iki damla salıver gitsin bir iki hafta!  Ölmedi mi? Tut getir fareyi, gıdıkla kulağını açar ağzını… diye devam ediyordu.  Sonraki günlerde aklımıza gelince söyler gülerdik. İlaç değil, sanki besi ilacıydı. Oturduğumuz apartman yönetimi sırası bize geldi. Toplantıda, binanın altında bulunan araba garajında farelerin cirit attığı gündeme geldi. Ben daha önceden başıma geldiği için, fare konusunda deneyimlerim vardı. Fakat bir türlü alışamadım. Doğduğum ve çocukluğumun geçtiği iki odalı gecekondu evimizin dört kardeş olarak paylaştığımız bir odasında,  misafir olarak sık sık bizleri ziyaret ederdi. O nedenle de, üst katına taşındığımız apartmanın bize ait olan çatı katına iki adet ışık saçan elektrikli fare kovucu almıştım. Bayağı rahat olduğumuzu söyleyebilirim! Işık saçan fare kovucuyu önerdim ve kabul gördü. Araba garajımızda iki adet elektrikli fare kovucusu yerlerini aldı.

*      *     *      *      * 

fare

  10 yıl oldu. Gece uykudayken, beni bir sarsan var. Eşim su içmek için mutfağa gitmiş. O da ne! Bir fare! Kızgınlıkla, korkuyla karışık bir halde beni uyandırmaya çalışıyor. -Kalk evde fare var! Aman bir kızgınlıkla söyleniyor ki; sanki farenin teşrif etmesine ben neden oldum. Bir de demesin mi! - Hep senin yüzünden, fesatlığından geldi diye! - Hoppala! Kaza geliyorum demez derler. Kavga da geliyorum demiyor. Don gömlek kalktım. Kalktım ya, ben de fareden yılarım açıkçası! Süpürgeyi aldım elime, fare nerede dedim. Sanki hesabını göreceğim. -Mutfakta! Farede biliyor ağzının tadını, nereye gideceğini. -Ben sabaha kadar uyuyamam dedi. Salondaki saate göz attım: 02.30 Eşime, Sen sopayı al mutfağa gir, ben mutfağın kapısında süpürgeyle beklerim. O elindeki sopayı, buzdolabı, fırın aralarına sürüyor. Yoklama yapıyor. Fare çıkacak, ben de onu mutfak kapısında süpürgeyle karşılayacağım. Bir ara çıkar gibi oldu. Aman demeye kalmadı kaçtı. Fakat geri mutfağa mı kaçtı, yoksa kapının yanındaki kitaplığın arkasına mı kaçtı, uyku sersemliği ve korku ile ampul ışığında fazla fark edemedim. Biraz daha mücadeleye devam ederken, aman! o da ne! Fare mutfak kapısından bana doğru hızla gelmiyor mu ?, ben silahımı, pardon süpürgemi; gözümü kapatarak bir hışımla üzerine indirdim ki! ( kendimde zıplayarak tabi) İsabet ettiremedim! Kaçıp mutfağa girdiğini gördüm. Eşime hemen çık mutfaktan dedim. Ne yapacaksın dedi. Çık! Çık! Hemen. Önemli olan farenin nerede olduğunu gözümüzle görmemiz. Mutfaktan çıkmasıyla birlikte hemen kapıyı kapattım, alt boşluklarını iyice kapattım. Şimdi ne yapacaksın dedi eşim. Ne yapacağım, sabaha kadar fare ile mi uğraşacağım. Yatalım, sabah ola, hayır ola! Sabahleyin gerekeni yaparız. Eşim söylene, söylene yatağa giderken, ne yaparsan yap, yarın işyerinde çalışan geçici işçilerden getir. Sanki geçici çalışanlar fare avcısı, onların ihtisas alanı. Ben gözümle mutfağa farenin girdiğini gördüğüm için içim rahattı. Onun için de fazla oyalanmadan uykuya daldım. Eşim zor sabah etmiş söylediğine göre.  

devam edecek…

Bu haber toplam 234 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.