1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Fitre veren eller fitre alan olur muydu?(Bir Öykü)
Fitre veren eller fitre alan olur muydu?(Bir Öykü)

Fitre veren eller fitre alan olur muydu?(Bir Öykü)

        Av. Burcu Muynak e-mail: burcumuynak@yahoo.com   … Yıl 2008. Aylardan Ramazan. Fitre vermek gerek. Dediler ki bir...

A+A-
Av.Burcu Muynak         Av. Burcu Muynak e-mail: burcumuynak@yahoo.com

111 

… Yıl 2008. Aylardan Ramazan. Fitre vermek gerek. Dediler ki bir yaşlı teyze otuyor apartmanda. Tamam dedim Komşu Ayşe ablayla bir gidip bakalım. Kat 1, daire 3. Güneye bakan, giriş katında bir daire. Zile bastık Ayşe ablayla. Önce duymadı sesimizi. Biz geldik dedik. Derinden, tedirgin bir ses  ” Kimsiniz?” dedi.”Benim Ayşe”. Kapı usulca açıldı. Loş bir ışık altında bembeyaz, öylesine toplanmış saçlar. İnceden bir hırka, beyaz bir pijama altı, rengi solmuş bir koltuk değneği. Cam gibi gözler, tertemiz yorgun bir yüz. İçeri davet etti bizi. Televizyon açıktı. Bir küçük sehpa vardı. Üzerinde kalem, gözlük, ufaktan bir küllük, birkaç minik kağıt. Rafları bomboş öylesine duvara yaslanmış eski bir vitrin. Yılları tüketmiş üç emektar koltuk. Çaresizliğin her tuğlasına sindiği taş duvarlar. Hiç belli etmiyor acısını. Barış’ı soruyor. Titreyen elleri ile oğlumu seviyor. Dayanamıyorum soruyorum. Anlatıyor. “Hastayım kızım, yatıyorum, kalkıyorum işte öyle geçiyor günler. Galiba huzurevine gideceğim, bakıyorum bir yer bulabilir miyim bilmiyorum.”Gözleri doluyor. Çaresizliğin pençesinde kıvranıyor. Gözleri doluyor ama tutuyor kendini. Ağlamıyor. Benim gözlerim nemleniyor, nutkum tutuluyor ağlamıyorum. İçimi yakıyor onun mağrurluğu, susuyorum. Teyze devam ediyor. “ Oğlum Ukrayna’da. Yardımı kesti. Başımın çaresine bakmamı söyledi. Kızım ikinci kocada. Çalışmıyor. O da kendine zor bakıyor. Evleri kira, nasıl baksın bana kızım, olmuyor.” Ne bir şikayet, ne bir isyan… Bu halinde bile çocuklarını koruyor, kızmıyor, sitem etmiyor… Ne büyük bir olgunluk… Barış her şeyi anlamışçasına sessiz sedasız kucağımda oturuyor. Teyzenin gözleri ne kadar da güzel ve berrak. Gözleri çok şey anlatıyor. Söylenecek ne kadar da çok şey var. Ama yine susuyor. Gururlu bir edayla teşekkür ediyor. Kapının eşiğinde Barış’ı öpüp bizi yolcu ediyor. Kapı kapanınca gözlerimden yaşlar süzülüyor. Kucağımda bebeğim, buzdolabı dolu sıcak evime gidiyorum. Birkaç saat sonra kocam gelecek. Annem ve babamla 2 ay önce görüştüm. Ağabeylerimle ablamla yeni konuştum. Maaşım 4-5 gün sonra hesabımda. Daha dün oğluma bir dolu kıyafet aldım. Yaş 28… Tüm bunlar belki 30 sene önce o teyze için de gerçekti. Çocukları eteğinin altında, kocası koynundaydı. Gelecek, kaygı değildi onun için. Elektrik faturası değildi derdi. Aydınlıktı kış geceleri. Şimdiki gibi televizyon ışığı değildi ampulleri… Kocası vardı yanında. Şımarırdı, saçlarını okşatırdı. Yeni bir entari alınca mutlu olurdu. Çocuklarına kızardı niye giysilerini kirletti diye. Komşu Nebahat Hanımı çağırırdı kahveye. Şimdilerde kahvesi bile yokken… Yıllar hayat tablosunu alt üst etmişti. Kimin ne hal alacağı belli değildi. Şimdi kucağımdaki bebeğim nerelerde olacaktı? Komşularım, dostlarım… Fitre veren eller fitre alan olur muydu? İnancım kalmadı artık insanlığa. Kim bilir belki bir kalem de beni böyle yazacaktı yaşamın vefasız satırlarına…  
Bu haber toplam 287 defa okunmuştur
Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.