1. HABERLER

  2. SPOR

  3. FİLİZ İLE AYŞEGÜL’ÜN ÖYKÜSÜ-RABİA TAŞDEMİR
FİLİZ İLE AYŞEGÜL’ÜN ÖYKÜSÜ-RABİA TAŞDEMİR

FİLİZ İLE AYŞEGÜL’ÜN ÖYKÜSÜ-RABİA TAŞDEMİR

Bu öykü 1940 yılları sırasında kamanın Çiftlik köyünde yaşayan gül Ayşe’nin hayatından alınmış bir parçadır  ve gerçek yaşanmış bir  olaydır. Filiz...

A+A-

Bu öykü 1940 yılları sırasında kamanın Çiftlik köyünde yaşayan gül Ayşe’nin hayatından alınmış bir parçadır  ve gerçek yaşanmış bir  olaydır. Filiz diğer lakabıyla filik olan Filiz güzel bakımlı bir kızdı.  Evliydi eşiyle de mutlu bir yuvası vardı. Bir yandan çiftçilikle uğraşırken diğer yandan kış aylarında gurbete çıkan eşi evinin geçimini sağlamak için gece gündüz çalışıyor lakabı caizse eşi filik hanımı kimseye muhtaç etmeden yaşayıp gidiyorlardı. Filik hanımın özlemini duyduğu hayalini kurduğu bir bebekti çok istiyordu bebeklerinin olmasını ama kader onlara ağlarını çoktan örmüştü. Çocuğu olmuyordu. Zamanın hekimlerine bakınmalarına rağmen bir çocukları olmamıştı. Bir gün filik hanım çok sevdiği eşini karşına alıp konuşur ve bey Allah bize bir evlat nasip etmedi seni ikinci kez nikâhlayalım belki o eşinden bir evladımız olur da bizde çocuk sevgisinden mahrum kalmayız der. Eşi önce bu fikre karşı çıksa da sonra düşündükçe aklına yatar ve evet der. Fİlik hanım başlar kendisine kuma aramaya ve Kaman’ın Yukarı Çiftlik köyünde küçük ailesinden Aslan Küçük’ün kızı olan gül Ayşe’yi bulur gül Ayşe’nin diğer ismi de Ayşegül’dür ancak ailesi ona gül Ayşe demişler ve öyle kalmış. Görücü usulü talip olurlar. Gül Ayşe zarif tatlı ve güzel bir kızdır ailesinin el bebek gül bebek büyüttüğü gül Ayşe’nin de artık yaşı evlenme çağına gelmiştir. Babası uygun bulduğu için gül Ayşe’yi filik hanımın üzerine kuma olarak nikahlarlar ve gül Ayşe düğün dernekten sonra eşinin evine yerleşir. Kuması filik yani Filiz hanımla da gayet güzel anlaşmaktadır mutlu bir yuvaya sahip olan üçlü çift güzel güzel geçinip giderler. Günler ayları kovalar. Çiftçilikle uğraşmaktadır. Gül Ayşe ve filik hanımın eşi filik dört gözle beklemektedir. Özlem duyduğu evlat sevgisini tatmak için ah ne olurdu onların da bir evlatları olsaydı kucaklarına alıp okşayıp sevebilseydiler. Herkes gibi onlar da evlatlarını bağrına basabilseydiler ve nihayet bir gün gül Ayşe müjdeyi verir eşi ile filik hanıma evet bir bebek beklemektedir. Gül Ayşe aile çok sevinçlidir dokuz ayı iple çekiyorlar bebeklerini kucaklarına alacakları günün özlemi ile çaba sarf etmektedirler. Günler aylar geçer nihayet bir erkek çocukları dünyaya gelir. Ailenin ortak kararıyla ismini Bayram koyarlar. Ailenin sevinç kaynağı olmuştu Bayram. Çok seviyorlar üzerine titriyorlardı. Filik hanım hiç ayrım yapmaksızın kendi evladı gibi sevip bağrına basıyordu ama için içinde bir kıskançlık başlamıştı. Filik  hanım da nedensiz bir kıskançlık ah bu da ne Allah’ım bana neler oluyor diye zaman zaman kendini sorguya çekiyordu. Filik kendi evlendirmişti eşini kendisi istemişti. Şimdi neden kıskançlık damarları kabarıyor. Anlamsız huysuzluklara yol açıyordu.   Gül Ayşe’yi nedense kıskanmaya başlamıştı. Gül Ayşe eşine bir erkek evlat verdiği için biraz da güzel olduğu için eşi onunla daha çok vakit geçiriyordu. Ayşe’yle daha çok ilgileniyor sevgisini daha çok Ayşe’ye gösteriyordu. Bu duruma içerleyen filikin kafasında kuruntular meydana gelmeye başlamıştı. Haklı olarak kıskanıyordu kumasını. Âmâ ne yapsın ki kendi elleriyle teslim etmişti çok sevdiği eşini gül Ayşe’ye. Bu arada bayram büyüyüp serpilmekteydi. Gül Ayşe ikinci çocuğunu dünyaya getirmişti. Güzel bir kız çocukları olmuştu yine aile düzeni bozulmaksızın hayatları devam ediyordu. O dönemlerde imkânlar kısıtlı olduğu için bazı işleri hanımlar da yapmak zorundaydı. Örneğin makina yoktu. Şimdiki konfor düzen yoktu. Çamaşır yıkmak için dere kenarına çeşme başlarına gidilirdi. Harman zamanı buğday arpa biçilir dövende sürülür harmanda yel önünde savrulur ve mahsuller çıkartılırdı. Tabi bu işlerde Fadili ile Ayşe gelin de eşine yardımcı oluyordu. Bayram henüz altı yaşlarındaydı kızları Elif de on beş aylıktı. Fadili ise öyle kıskanç bir tavır takınıyordu ki içi içini kemiriyor hırsından kime çatacağını bilmiyor hareketlerine anlamsız huysuzluk yaparak huzursuzluk çıkarıyordu. Bir gün Fadili çamaşır yıkamak için evin arka bahçesine kurmuş olduğu ocağı yakıp üzerinde zamanın tabirine göre küpeli dedikleri büyük ve bakır kazana suyu doldurup koyar fokur fokur kaynatır. Öyle de öfke ve hırs dolu ki sanki kalbi bir anda taş kesilivermişti. Kumasına gül Ayşe sen harmana yemek götür ben de çocuklara bakarken bahçede çamaşırları da yıkayım diyor ve gül Ayşe’yi harmana eşine yemek götürmesi için evden uzaklaştırıyor Bayram’la küçük kızı yanına alıp bahçeye giren Fadili bir anda ne yaptığını bilmezcesine küçük kızı kaynayan suyun içine atıveriyor. Olay gözlerinin önünde gerçekleşen bayram çığlık atmaya başlayınca bayramın sesini duyan gül Ayşe panik içerisinde bahçeye doğru koşarak gelir. Aman Allah’ım bir de ne görsün kızını o küçük yavrucağı kaynayan kazanın içinde sanki tavuk gibi pişmiş bir halde bulan gül Ayşe şok geçirerek oracıkta aklını kaybedip deli divane oluyor. Bu olayın üzerine daha altı yaşlarında olan Bayram da aklını kaybediyor. Yarı akıllı yarı deli halinde hayatına devam eden Bayram bu olayı hiç mi hiç unutamıyor. Fadili ise yaptığının farkında bile değildi. O da bir çare divane gibi yılların verdiği pişmanlıkla hayatını ezik bir acı ile devam ettirirken gül Ayşe kendini dağlara vuruyor ne söz dinliyor ne laf anlıyor deli olmuştu. Artık evet deli diyorlardı gül Ayşe’ye ve o günkü olaydan sonra laf söz dinlemeyen gül Ayşe’nin lakabı Aşgülü olarak kalmıştı. Olayın üzerinden yıllar geçmesine rağmen hala Aşgülü’nün adı geçmektedir aile ve akrabalar arasında kim söz dinlemezse hemen aşgülü yine söz tutmaz deniliyor ama bilmiyorlar ki Aşgülü’nün yaşadığı evlat acısını gözlerinin önünde pişen evladının matemini ve Aşgülü dilden dile dolaşıp günümüze kadar söylenir hale geliyor. Makamı cennet olsun. Mevlam taksiratını artırsın. Fadili’nin de günahlarını affetsin diyoruz ve bu hikayeyi yapmış olduğum kısa bir araştırmadan sonra sizlerle paylaşmak istedim.  

 
Bu haber toplam 252 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.