1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. FAS GEZİMİZ! (9)
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

FAS GEZİMİZ! (9)

A+A-

Yolcu yolunda gerekmiş. Sabah, 4 gece kaldığımız Marakeş ve otelimizden ayrılıyoruz.  Evet yaşadığımız sürece, anılarımızda yaşayacak bir şehri geride bırakıyoruz.

    Tam not aldın bizlerden Marakeş!

     BENİ MELLAL: Fas’ın 200.000 nüfuslu bir şehridir. Jbek Tassemit’in eteklerinde ve Ben Amir’in ovalarında oturmaktadır. Şehrin çoğu modern ve bölgede petrokimya üretimi ve tekstil alanlarında önemli bir ekonomik merkez oluşturuyor. Portakal, zeytin, incir gibi yerel tarım ürünleridir.

    Atlantik dağları tarafından korunan, yazları sıcak, kışları karasal iklime sahiptir. Fas Alaouite Hanedanı’nın ikinci hükümdarı Moulay İsmail, bugün hala görülen Tadla kalelerini inşa etmiş.

     Öğle yemeği için restauranttayız. Yemek yemeyenler ve yiyerek çıkanlarla dışarıda güneşleniyoruz.

alaattin-karaer--kose-yazisi1-020.jpg

    Köşede seyyar arabada muz satıcısından, yerli muz aldım. Türkiye fiyatıyla aynı. Tam bu sırada iki genç kız geldi. Türkçe konuşuyorlar. Biran, acaba burada mı okuyorlar diye düşündüm. Eşim ve Yurdanur hanımla sohbet ettiler. Fas’lı olduklarını, Türkçe’yi de dizi filmlerimizden öğrendiklerini söylediler.

    Fas’da yaşlı-genç herkes Türk dizileri hayranı olduklarını da böylece öğrenmiş oluyoruz.

    Beni Mellal’da yemek’ten başka bir şey ne yapıldı ne görüldü. Otobüs hareket etti. Ömrümüz yollarda geçiyor bakalım. Yol kenarındaki küçük yerleşim yerlerinden geçiyoruz. Kurulu pazarlar, günlük yaşantılardan kesitleri otobüsten seyrederek yol alıyoruz.

alaattin-karaer--kose-yazisi-2-009.jpg

 

Beni Mellal’da yemek’ten başka bir şey ne yapıldı ne görüldü. Otobüs hareket etti. Ömrümüz yollarda geçiyor bakalım. Yol kenarındaki küçük yerleşim yerlerinden geçiyoruz. Kurulu pazarları, günlük yaşantılardan insan manzaralarını, otobüsten seyrederek yol alıyoruz. Köylüler… Kadınlı-erkekli… Ve çocuklar…Fas kralı halk tarafından seviliyormuş demiştik yazımızın başında. Çoğu yerde resimler asılı. Daha çokta gençlik resimleri.  Genelde de ailesiyle!

alaattin-karaer--kose-yazisi-3-016.jpg

alaattin-karaer--kose-yazisi-4-013.jpg

    İFRANE: Akşamüzeri ancak varmış olduk. Arslan heykelinin olduğu yerde otobüsten, herkes dağıldı. Eşimle biz yorgun ve bitkin bir şekilde, yolun kenarındaki resteuranta girdik. Biraz soluklanalım diye. Aslan heykelinin önünde rahat fotoğraf çekmeye zamanımız olmadı, birkaç poz dışında. Bizim dışımızda gelenlerde fotoğraf çekme yarışındalar.

      Aslan heykelinin kökeninin popüler öyküsü; İfrane, bir saray barındırdığı ve kraliyet patronajından fayda sağladığı için “imparatorluk” bir şehirmiş. İfrane’nin bahsetmeye değer ilk yıllarının bir nihai kurumu, artık var olmayan ceza infaz kurumuymuş ve Polis Akademisi’nin karşısındaki site ve yeni Polis Komiserliği, Adalet Bakanlığı için bir yaz kampı olarak yeniden geliştirilmiş. Cezaevi 2. Dünya Savaşı sırasında Bir Savaş Tuzağı kampı olarak görev yapıyormuş. Aslan heykelinin kökeninin popüler öyküsü, bu hapishanenin İtalyan tutsaklarını, aslan kireç taşının bir çıkıntısı dışında heykel yaparken kullanıyor; ancak aslan en azından 1936 yılına dayanıyor ve bu nedenle II. Dünya Savaşı öncesine dayanıyor.

alaattin-karaer--kose-yazisi-5-006.jpg

 

Küçük bir şehir popüler bir yükseklik eğitim merkezi olan İfrane, 1930’larda Fransa yönetimi tarafından Alp iklimi nedeniyle idareleri için koruma döneminde kurulmuş.

     İfrane, Fas’taki herhangi bir kasabadan farklı.

    Şehir diyoruz yazılarımızda, fakat kasaba demek gerekiyor. Sıcak yaz aylarını geçirmek için sömürge aileler için serin bir yer olan “tepe istasyonu” olacakmış başlangıçta vogue’da kentsel tasarımın “bahçe kenti” modeline göre planlanmış. Plan, bahçeler arasında uzatılmış ve ağaçlarla çevrili sokakları kıvırarak Alp tarzında dağ evi tipi yazlık evler oluşturulmuş. 5460 feet yükseklikteymiş. Düzgün kırmızı çatılı evler, açan çiçekler, göle çarpan parklar ve kar yağışı kışları olan bu çarpıcı Avrupa tarzı kasaba, genellikle “Fas İsviçre” olarak anılırmış. İlkbaharda hayata geçen yemyeşil, sedir ormanları ve meralar Kış, onu çevreleyen sıcak ve kuru iklime keskin bir zıtlıktır. İsrane, erişebilirliği nedeniyle, Avrupa kışını tecrübe etmek için buraya akın eden Fez, Meknes, ve Marakeş gibi kurak yerlerden Berberiler için kış bahçesi olarak hizmet ediyormuş.

     Fransızları ve zengin Fas’lıları cezbeden şey yaz aylarında serin iklim. Fes ve Meknes ısınmak üzereyken, İfrane hoş ve ferahlatıcı durumda oluyormuş.

     Fransa’dan bağımsızlıktan sonra Fas’lılar şehre taşınmışlar. Kasabayı büyütmüşler. Cami inşa etmişler, 1995 yılında, Amerikan eğitim müessesesi olan devlet üniversitesi Al Akhawayn Üniversitesi açılmış. İfrane turizmin arzulanan yeri olarak kendini göstermiş. Hem yaz, hem de kış tatil köyü olarak gelişmeye devam ediyormuş. Kasaba merkezinde eski dağ evleri yıkılıp, yerine konut kompleksleri, tatil merkezleri ve kapılı konut siteleri yükseliyormuş. Birçok büyük işveren burada tatil işçilerinin bulunduğu apartman komplekslerini korur ve zengin nüfus burada karda kayak yapmanın veya eğlenmenin günlük gezilerinde gelmesini sağlıyorlarmış.

alaattin-karaer--kose-yazisi-6-010.jpg

 

Ancak anlatılanlarla yetinmek zorunda kaldık. Çünkü hava kararmış, saat 18.30 olmuştu. Molaları saymazsak, sabahtan beri yollardayız. Bu sefer turun bu programını beğenmemiştik. Sabah çıkmıştık yola. Anlatılanlardan İfrane’nin faunası zengin ve çeşitli olduğunu öğreniyoruz. (FAUNA: Belli bir bölgede ya da devirde yaşayan hayvan türlerinin tamamının bir araya getirdiği topluluk  olarak adlandırılır.)

     Bölgede görülebilen memelilerin bazıları şunlarmış: Barbaralı Makak, Altın Çakal, Carazel, Ortak Genet.

     İlginç kuş türlerinden bazıları da şunlarmış: Atlas Kömür, Crimson Winged, White Scanvenger.

     İfrane ayrıca balık yetiştirme istasyonları ile de ünlü olup, Ras Elma,üreme havzalarında alabalıkları izleyebileceğiniz bir alabalık yetiştirme istasyonuna sahipmiş. Ayrıca çeşitli böcekler ve amfibi türleri de varmış.

     Bitki örtüsü: Atlas Sediri, Yeşil Meşe, Portekiz Meşesi, Deniz Çamı, İspanyol Juniper…

     Yola devam, gördüğümüz göreceğimiz fazla bir şey olmadı, anlatımlar dışında.

     Saat 19.30’da Fes’deki Ramada isimli otelimize yerleştik.

  

                                                                                                                                  Devam edecek…

 

 

 

 

Bu yazı toplam 633 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.