1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. FAS GEZİMİZ! (6)
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

FAS GEZİMİZ! (6)

A+A-

alaattin-karaer--kose-yazisi1-019.jpg

Fas deyince, Berberilerin akla geldiğini ilk indiğimizde anlamaya başlamıştık. Böylece bir Arap ülkesi imajımız yok oldu. Elbette bu yaşayan Berberi kültürü de merak konusu oluyor. Bizde bir eğlence gecesi olursa gidelim diye düşünmüştük gelmeden önce. Fakat, Fas’ın değişik bölgelerindeki folklorik yapıyı azda olsa keşfetmek içinde, rehberimiz bir öneri getirmek üzere mikrofonu almıştı.

    Uçaktan indikten sonra Marakeş e giderken rehberimiz anlatmıştı, Chez Ali gösterisini. Ali isminde yakışıklı bir Fas’lı gençken Fransa’ya gidiyor, bir Fransız kadınla evleniyor ve üç oğlu oluyor. Daha sonra ki dönemde de, Fransa’daki eşini ve çocuklarını bırakarak Fas’a dönüyor.  Fas’lı bir kadınla evleniyor üç oğlu da ondan oluyor. Chez Ali gösteri mekanını kurup geliştiriyor. Şu anda da Fas’lı üç oğlu yürütüyormuş. Daha sonra Fransa’daki çocukları hak istemeye kalkıyor falan uzun hikaye…

    Bu mekan 40-50 yıldır çalışıyormuş. Yağmurlu geceler hariç, istisnasız her gece gösteri yapılıyormuş. Yoğun talep olduğunda, günde iki defa da yaptıkları oluyormuş.

    Burada yaşayan Berberilerin arazi anlaşmazlıklarını çözmek için oluşturdukları bir gösteri, ya da bir yarışma! Tüm Berberiler. İki tane arazi arasında anlaşmazlığı olan iki kabile düşünün. Onların savaşçıları.  10-15 atlı sıralanarak aynı çizgide diziliyorlar. Atlarıyla, dört nala kalkarak geliyorlar. Çok hızlı bir şekilde tek bir çizgide duruyorlar. Ondan sonra silahlarını ateşliyorlar. O silahlardan tek bir ses çıkıyor. Yani öyle bir zamanlama ki, öyle bir geliyorlar, öyle bir duruyorlar, öyle bir anda ateşliyorlar ki, hepsinden bir anda tek ses çıkıyor. Eğer iki tane ses çıkarsa, yani birisi geç kalırsa, birisi sonradan silahını ateşlerse, o berberi kabilesi arazi üzerindeki hakkını kaybediyor. Böylece arazi anlaşmazlığı da son bulmuş oluyor. Bunu bir folklor haline getirmişler.

   Gösteriye gittiğimizde, atlıların önünden geçiyoruz. Onlarla beraber fotoğraf çektiriyoruz. Bunlar beyazlar giyinmiş berberi savaşçıları. Ondan sonra içeriye giriyoruz. Değişik berberi kabilelerine mensup, farklı kıyafetlerle folklorcular gibi düşünün, ya da yerel halk gibi düşünün. Onlar kapının girişinde karşılıyorlar. Orada gerçek bir berberi çadırı görüyoruz.

    Kabileye mensup kadınlar, erkeklerle fotoğraf çektiriyoruz. İçeri girerken, kapıda herkesin, uzun güzel berberi kızlarla tek tek fotoğraflarını çekiyorlar, sonra da bu fotoğrafları sizlere satıyorlar.  İçeri giriyoruz, bir mağara yapmışlar. İşte Ali Babanın, Kırk Haramilerin mağarası gibi, öyle bir mağarayı geziyoruz..

    Gelelim en önemli meseleye. Yemekli, tek kişi 65 Euro. Açıkçası ben gitmeye taraftar değildim. Birkaç arkadaş da öyle düşünüyordu. Tabi böyle durumlarda her kafadan bir ses geldiği için, uymak zorunda kalınıyor istemeseniz de. Neymiş efendim, buraya kadar gelinmişte, böyle bir fırsat ele geçer miymiş… Anlaşılan, ya bu deveyi güdeceksin, ya da bu gezme işinden vazgeçeceksin. Yoksa hamama giren gibi terlersin!

     Jemaa el Fna Meydanı’ndan, biraz rahatlayıp kendimizce gelmek için otelimize dönüyoruz. Birkaç saat sonra Chez Ali gösterisine gideceğiz. Yemeği orada yiyeceğimiz için, otelin önünden otobüsümüz bizleri aldı. İçimizden gitmeyen üç akıllı çıktı vallahi! Onları tebrik ediyorum. Biz yandık, onlar yanmasın.

    Otobüsümüz Chez Ali tesisinin önünde bıraktı bizleri. Park alanı araçlarla dolu. Bizim gibi akıllılar gelmiştir

8-001.jpg

2-003.jpg

3-002.jpg

4.jpg

Chez Ali ilk girişte ilgi çekiyordu. Enteresandı. Girmeden mekanın önünde, atların üstünde silahlı adamlar karşılıyordu bizleri. Mekanın girişindeki avluda, ise çalıp oynayanlarla karşılaşıyoruz. Bizlerle el ele tutuşup oynuyorlar, fotoğraf çektiriyorlar. Oradan küçük bir müzeye girerken, güzel berberi kızların önünden geçmek zorunda kalıyorsunuz. Her geçenin fotoğrafını çekiyorlar birlikte. Müzede Berberilerin yaşadığı yerleri anlatan ve kullandıkları eşyaları sergilemişler görsel olarak. Müzeyi gezip, birkaç merdivenle çıktıktan sonra gösteri alanının çevresinde sıralanmış, çalıp söyleyenlerle karşılaşıyoruz.

     Kadınlı erkekli gösteri. Ve ışıklar içerisinde gösterinin yapılacağı büyük bir saha gözünüze çarpıyor.  Etkileyici bir manzara… Ortada futbol sahasından büyük sanırım, toprak bir alan kenarlarında oturulacak yerler.

    Yemek yenecek birçok çadırdan bize ayrılanda yerlerimizi alıyoruz. İçecekler sipariş alındıktan sonra salata, meyve, Berberilere has kuzu tandır geliyor. Etten çok kemik. Bu arada yerel kıyafetleriyle şarkıcı mı dansöz mü tam anlayamadım, erkekler çalıyor, kadınlar oynuyorlar.

Yemeği de nasıl yediğimizi bilmiyoruz. Yemek çadırının hemen karşısındaki tribünlere yerleştik. Hava biraz serindi.

     Gösteri müzik dinletisi ile başladı, sonra atlılar toplu halde alanı kat edip hep beraber kuru sıkı tüfeklerini ateşlediler, atların iriliği şaşırtıcı idi.

5-001.jpg

Gösteri başında gördüğümüz atlardan hayli ufak atlarla bir grup akrobasi gösterisine başladı. Gösterinin en keyifli bölümü de buydu, hem yetenek sergiliyordu hem de estetikti. En son bir eşek üzerinde de şov yaparak tamamladı atlı akrobatlar gösterilerini.

    Daha sonra sahanın ortasına getirilen bir platform üzerinde göbek dansı yapan dansöz gösterisi başladı. Saha büyük olduğu için, oturulan yerlere uzak kalıyordu.

6.jpg

Geçit töreni ile son buldu, tüm müzisyen grupları, dansçılar, atçılar katıldı. Geçit töreninde sıra düzenini koruyup seyircileri selamlamak yerine kendi aralarında kümelenip sohbet ederek yürümeyi tercih ettiler. Rehberimizin anlattıklarını görmüş olduk.

7-001.jpg

 

Elbette gösteri bizlere en uzak uçta alevlerle yazılan, teşekkür mesajı ile son buldu. Gezdiğimiz yerlerde kültürel gösterilere gitmeyi seviyoruz da,  biraz tuzlu gelmişti.

    Otelimizdeydik, sabah buluşmak üzere iyi geceler dileğiyle odalarımıza çekiliyorduk…

Elbette gösteri bizlere en uzak uçta alevlerle yazılan, teşekkür mesajı ile son buldu. Gezdiğimiz yerlerde kültürel gösterilere gitmeyi seviyoruz da,  biraz tuzlu gelmişti.

    Otelimizdeydik, sabah buluşmak üzere iyi geceler dileğiyle odalarımıza çekiliyorduk…

 

 

devam edecek…

Bu yazı toplam 501 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.