1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. FAS GEZİMİZ! (5)
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

FAS GEZİMİZ! (5)

A+A-

    Durmak yok. Aç, susuz ve yorgunuz. Fakat Fas’ı fethetmeye etmeye karar verdik. Argan yağını da bitmeden aldık ki, bizi durdurana aşk olsun!

    Tam çıkışta çekim yapan bir Fotomodel’le karşılaştık. Biz canımızın derdindeyiz. Yurdanur Modanın sahibi Yurdanur Duman, Fotomodelle tanışıp sohbete başladılar bu arada!

alaattin-karaer--kose-yazisi-1-013.jpg

    Nereden nasıl girdik, kendimizi, Jemaa el Fna Meydanı’nın kuzey çıkışında bulunan Suk’a çarşısına içinde bulduk hep beraber. Dar sokaklarda küçük yüzlerce dükkan. Yürümekte zorlanıyoruz. Bu arada o dar sokaklarda, günlük hayat işliyor doğal olarak. Fakat hiç bir şeyden de geri kalmıyoruz. “Tajin” denen ve toprak özel çömleklerde pişirilen yemekleri yapan küçük dükkanın önünde duruyoruz. Grup arkalarından atlı geliyor gibi ilerliyorlar. Hemen bir iki pozla yetiniyoruz. Fas yemekleri baharat yönünden zengin. Bizim güveç’te yapılan yemekler gibi oraya has. Nasıl ki bizde güveçte et,tavuk, mantar, balık, köfte lezzetli oluyorsa. Kısaca sizin anlayacağınız Fas’ın Güveç’i, Tajin. 

alaattin-karaer--kose-yazisi-2-007.jpg

 

     Tajin’i de gördükten sonra kendimizi Jemaa el Fna Meydanı’a zor atıyoruz. Rehberimiz burada serbest zaman veriyor.

    İsteyen Suk’a girer, isteyen restaurantlar da oturup dinlenir diyerek buluşma noktamızı belirtikten sonra bizlerden ayrıldı. Rehber yanımızdayken sanki her yeri biliyoruz gibi geliyor bizlere. Yanımızdan ayrılınca, annesini kaybetmiş çocuk gibi, şaşkın, şaşkın ne yapacağımızı bilmeden bakınıyoruz etrafa.

     Burası Marakeş’in kalbiymiş. Biz kalpten gitmezsek iyi. Zaman öğle vaktini geçiyordu. Meydan söylendiği kadar kalabalık sayılmazdı. Meyve suyu satıcıları çoğunluktaydı. Akşam üzeri hareketlendiği söylenmişti.

alaattin-karaer--kose-yazisi-3-014.jpg

    Biz üç aile, daha önce turistlere saldırı yapılan köşedeki Argana Restauranta girmeye karar verdik. Girişte iyi arama yapıyorlar, gözleri korkmuş anlaşılan. Bir şeyler atıştırdık. Fiyatlar ülkemizden pahalı. Eşlerimizden burada ayrılacaktık. Çünkü onların aklı Suk çarşısında kalmıştı.

     Buluşma saatine kadar yollarımız ayrıldı. Biz üç arkadaş, Meydana yakın sokaklarda gezinmeye başladık. Argan yağı satan çok yerleri gördük. Birisine girdik. Fas’lılar ilgili olduğu kadar, kazıkçı. Pazarlık yapmadan bir şey almamak gerekli. Daha önce gittiğimiz Mısır’da da öyleydi. 100 TL. istenen bir şeyi 5-10 TL’ye indirmek ve almak mümkündü. Anı oranda 80 Euroya aldığımız Argan yağlarını 40 Euro’ya indirdik.

     Buluşma saati gelmeden meydana yeniden döndüğümüzde kalabalık yavaş yavaş kendini göstermeye başlamıştı. Bizimkileri bu kalabalıkta bulmak ne mümkün derken, karşımızda gördük. Ellerinde poşetler. Yine doldurmuşlar…

      Marakeş'in kalbi Jemaa el Fna diğer adı, Kıyamet Meydanı adını UNESCO Dünya Mirasları listesine yazdırmış. Meyve, özelliklede  portakal suyu satıcıları, kına ile dövme yapan kadınlar, açık hava aşevleri, yılan, akrep ve maymun oynatıcıları, saz çalıp şarkı söyleyen sokak müzisyenleri, yöresel danslarını yapanlar, erkek dansözler, her derde deva bitkisel ilaç ve büyü satanlar, şaklabanlar, fal bakanlar, hikaye anlatanlar,  hediyelik eşya satan işportacılara kadar geniş bir gruba ev sahipliği yapıyordu bu meydan. Gündüzleri, özellikle de sabah saatleri neredeyse sivri sinek cennetini andıran Jemaa el Fna’nın akşamki halini görmeye değer bir mozaik ve renklilik, iğne atsan yere düşmez cinsten ana baba günü.

alaattin-karaer--kose-yazisi-4-011.jpg

alaattin-karaer--kose-yazisi-5-003.jpgalaattin-karaer--kose-yazisi-6-006.jpg

Bunların yanı sıra hediyelik eşya satıcıları, seyyar lokantalar… Kelle, kebap, köfte, özelliklede salyangoz çorbası…

 

alaattin-karaer--kose-yazisi-7-003.jpg  

Fas’ burada görmek ve yaşamak gerekli.  Fakat, çok zaman ve fırsatımız olmayacak. Fotoğraf çekmek ayrı bir çile burada. Hemen para istiyorlar. Verdiğini de az buluyorlar. Erkekler rengarenk kıyafetlerle, sivri şapkalı, ayaklarında “Babuç” denilen sivri uçlu terliklerle…

     Meydandaki bu seyyar satıcılar, akşama doğru yerlerini alıp, geç saatlere kadar buradalar. Gece boşalan Meydan diğer akşama kadar, yani gündüzleri boş sayılacak durumda.

     Meydana yakın sayılacak buluşma noktamıza doğru ilerliyoruz. Trafikte insanlar gibi kalabalık. Otobüsümüze bekliyoruz. Otele döneceğiz. Akşam ekstra turumuza, Chez Ali Gösterisine  gideceğiz.

 

 

devam edecek…

 

 

Bu yazı toplam 204 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.