1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. FAS GEZİMİZ! (14)
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

FAS GEZİMİZ! (14)

A+A-

alaattin-karaer--kose-yazisi-1-021.jpg

Arap müziği hareketlidir genelde! Fas’ta da her yerde müzik sesi duymak mümkün!

Akşam yemeğinden sonra, müzikli eğlence mekanına gidiyoruz.

 

alaattin-karaer--kose-yazisi-4-022.jpg

 

Bu arada rehberimiz Dr. Efsun Müftüoğlu eşimi çağırdı. Bir anlam verememiştik. Beş on dakika sonra beni de çağırdı. Salona girişteki bir bölümde, eşimi geleneksel Fas gelini yapmaya çalışıyor üç kadın. Bende damat olacakmışım. Cellabe denen entariden, üstümden giydirdiler. Benim işim tamam dı. Fakat gelini hazırlamak ne kadarda uğraş verici ve zor bir işti. Başındaki taç ve süslerin hazırlanması, takması hayli zaman aldı. Anlaşılan, gruba Fas düğününü basit bir şekilde de olsa göstermekti amaç.

Bizim için ise güzel bir sürpriz oldu. 39 yıl önce evlendiğimiz de düğünümüz olmamıştı. Demek ki yıllar sonra Fas’ta bir gösteri de olsa düğünümüz olacaktı.

Kadınlar refakatinde, gelin hanım ve ben damat el ele salona müzik eşliğinde giriyoruz. Biz şaşkın, grup bizden de şaşkın baka kaldılar. Bu arada sonradan öğreniyoruz. Gülmemek elde değil! Grubumuzdan Sevinç Altıntaş, yanındakilere diyormuş ki, benim için, ben bu adamı bir yerden tanıyorum da, çıkaramadım., hiç de yabancı değil!

Madem düğünümüz oluyordu. Fas’daki düğün geleneğinden kısaca bahsetmeden geçmeyelim.

Ülkede, kral pek sıcak bakmasa da, bir evlilik durumu mevcut ve isteyenler 4 kadınla evlilik gerçekleştirebiliyorlarmış. Burada şart ise önceki karısının buna rıza göstermesi gerekiyormuş.  Çok ilginç olanı, razı olan bazı eski eş yeni gelini hazırlayarak kocasına sunuyormuş. Ancak çok yaygın olmadığı söylenmekte. Çünkü fakir grup zaten kedini zor geçindirdiği için, ikinci ve diğer evlilikleri zaten düşünecek hali yokmuş. Zengin kesim de çok sıcak bakmıyormuş. Genelde ortadirekte görülüyormuş birkaç kadınla evlilik.

Bazı kadınlar, isteyerek razı oluyormuş. Gerekçesi de, ikinci kadınla evli olursa geldiği yeri biliyorum. Yoksa nereden geldiğini hiç bilmiyorum diye savunma mekanizması geliştirmişler. Şimdi ki kral, hoşgörülü ve sevilen birisi olması nedeniyle halk şimdilik memnun, ya tersi olsa ne olacak. O neden le Cumhuriyetimiz ve Atatürk’ümüzün değerini bilelim.

alaattin-karaer--kose-yazisi-6-017.jpgalaattin-karaer--kose-yazisi-7-008.jpg

Fas gelenekler konusunda zenginmiş. Bu da çoğunlukla düğünlere ve kutlamalara da yansırmış. Her bölgenin kendine has gelenekleri ve aileler arasında farklılıklar gösterse de, düğün organizasyonları, çiftin hangi gelenekleri eklemeye karar verdiğini bağlı olarak üç ile yedi gün arasında değişiyormuş. Rengarenk abiyelerin, parıldayan mücevherlerin, yüksek sesli müziğin, dansın ve kahkahaların bol olduğu düğünlerde görülen bir gelenekmiş.

 Bu dönemde gençler genellikle eşlerini kendileri seçermiş ama yine de ailelerinin rızalarını alarak bu önemli kararı paylaşırlarmış. Düğün öncesi önemli organizasyonlar gerçekleşir, özellikle kadınların katıldığı ve ev eşyalarının hediye edildiği Çeyiz partisi düzenlenirmiş. Gelin ve yakın kız arkadaşları ile akrabaları hamama giderlermiş. Kadınların negaffa dedikleri geleneksel banyo ardından gelinin giyinmesine yardımcı olurlarmış. İlk gün gelin süt banyosu yapar, ardından ellerine ve ayaklarına kına yakılırmış. Bunun şans ve doğurganlık getirdiğine inanılırmış. Bazen damadın adı, gelinin kınasının içinde gizli olurmuş.

Düğün süresince gelinin kıyafetleri sık sık değiştirmesi beklenirmiş. Düğün için standart bir gelinlik yok, fakat ipek pahalı kıyafetler tercih edilmesi söz konusuymuş.

 Eskiden, kadınların ve erkeklerin partileri ayrı olurmuş. Cellabe denilen geleneksel kıyafetleri giyen damadı kutladıktan sonra, davetliler birlikte arabalara binilerek, korna çalına çalına, gelinin partisine gidilir ve davulcuların anonsuyla damadın gelişi anons edilirmiş. Bana giydirdikleri entari gibi boydan boya elbise yani Cellabe.

Gelin sık elbise değiştirdiği için de, her kıyafete uygun bir mücevher seti takılırmış. Genelde yeşil elbise, diğer canlı renkler tercih edilirmiş.

Gelelim bizim salona gelişimizden sonra ‘amariya” adı verilen süslü geniş sandalye’ye gelin, yani eşimi oturttular ve kaldırdılar. Damat, yani ben duvağını kaldırıp yanına oturmam gerekliymiş. Yanına oturdum fakat duvak olmadığı için bön bön baka kaldım. Davetliler bizleri tebrik etti ve bol bol resim çektiler. 

Daha sonra parti gerçekten başlar ve inanılmaz leziz yemekler sunulurmuş. Biz bunları da göremedik tabi ki!

Tajin, kuskus, pastil ve diğer Fas’a özgü yemekler. Müzik ve eğlence sabahın erkek saatlerine kadar devam edermiş. Biz toplam iki saatte, Arap müziği, davulcular, iki dansöz ve gelin merasimini iki saatte bitirdik.

 Gelin bir kez daha elbisesini değiştirir ve bundan sonra otellerine veya damadın evinde özel olarak hazırlanmış gelin odalarına geçerlermiş...

 Bizde otobüsümüze binerek otelimizdeki odamıza gelmiş olduk.

 Otuz dokuz yıl sonra, Rehberimiz Dr. Efsun Müftüoğlu’nun sayesinde hiç para pul harcamadan Fas’ın Fes şehrinde temsili de olsa düğünümüz yapmış olduk.

 

devam ediyor…

Bu yazı toplam 490 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.