1. HABERLER

  2. OTOMOBİL

  3. Evim Sensin!
Evim Sensin!

Evim Sensin!

Hafta sonu, “Çanakkale 1915” filmin ilk seansını izlemek için Makro marketin önüne gittiğimde; film afişlerinin bulunduğu panoda saat 10.45 yazılıydı....

A+A-
Hafta sonu, “Çanakkale 1915” filmin ilk seansını izlemek için Makro marketin önüne gittiğimde; film afişlerinin bulunduğu panoda saat 10.45 yazılıydı. Yanılmıyorsam internette.  Saat 11.15 diye okumuş ona göre gelmiştim. Sinemaya çıktığımda “Çanakkale 1915” filmini sordum başladı, girebilirsiniz dediler. Kendilerine internette saat 11.15’de oynayacağı yazılıydı dediğimde; haklısınız, bugün program saatleri değişti dediler. Çanakkale şehitlerimizin şansızlığı burada da kendini gösteriyor derken, baktım. 11.15’de “Evim Sensin” filmi var. Gelmişken onu seyredeyim hiç olmazsa diye düşündüm.  Arka sıralardaki köşeleri kapmış birkaç kumruyu saymazsak, salon her hafta sonu ilk seanslarda olduğu gibi boş sayılırdı. Saat 11.30’u geçtiği halde film başlamamıştı. Herhangi bir açıklamada yoktu. Çıktım kafeteryadaki gence sordum. Filmin kargodan yeni geldiğini, bir kopukluğun olduğunu ve giderilmesinden sonra başlayacağını söyledikten sonra,  Yeniden boş salonda yerimi aldım. Rahat koltuk, sıcak salon! Film başladığında; Leyla’nın (Fahriye Evcen) karşısındaki kadından özür dilemesi; Ne olur beni affedin. Bilmiyordum evli olduğunu, bana evli olduğunu söylemedi. Özür dilerim… özür dilerim… Gözyaşları… Film başladı başlamasına da, beş on dakikadan sonra, ara verilmesinde kendime geldim. Uyumuşum! Filmin ne kadar etkili olduğunu anlamanız açısından belirtiyorum. Aradan sonra bitene kadar gözümü kırpmadan sonuna kadar seyrettim bilesiniz. Evli olduğunu bilmeden sevdiği adamdan ayrılır Leyla. Zengin bir iş adamının kızıdır.  Kırılmış kalbinin yaralarını üzerinde taşıyan Leyla başından geçen bir ayrılığın sonunda baba evine döner ve bir yanda kırılan kalbini bir yanda otoriter babası Selim’le (Sait Genay) olan bağını onarmaya başlar. Babası kızına kızgındır. Yine de yalvarmalarına dayanamaz ve onu affeder. Leyla ile yolu kesişinceye kadar yalnızca kendisi için yaşamış olan İskender, (Özcan Deniz) yetimhanede büyümüş ve hayatı boyunca hiç evi olmamış bir adamdır. Belki de meslek olarak başkalarına ev yapmayı seçmesi bundandır. Kazara yaşanan ilk bakışmanın üzerinden uzun bir zaman geçse de filizlenen aşk hızla ilerler. Biri aşktan, biri yalnızlıktan nasibini almış, dünyaları taban tabana zıt çiftimiz herşeye rağmen aradıklarını birbirinde bulur. Leyla’nın babasının bütün karşı çıkmalarına karşı evlenirler. İskender, birine ait olma, yarını planlama, bir kadının kocası olma duygularından oldukça uzak ve bu kavramlara yabancıdır. Ama Leyla, kalbini iyileştiren adama bütün bu karanlık noktalarından çıkacağı yeni bir dünya armağan eder. Ancak mutlulukları fazla sürmez. Leyla, çok az görülen bir hastalığa tutulur. Bunamaya başlamıştır. Böylece, ikisinin kurduğu dünyanın üstüne bir kabus çökmüştür. “Hatırlanacak Bir Anı” adlı Güney Kore yapımından uyarlanan film. Yönetmen – Senaryo; Özcan Deniz, Tür; Romantik,Yapımcı; Ercan Deniz, Şükrü Avşar, Görüntü Yönetmeni; Olcay Oğuz. Oyuncular; Fahriye Evcen, Özcan Deniz, Kayhan Yıldızoğlu, Volga Sorgu, Teoman Kumbaracıbaşı, Özay Fecht, Barış Yalçın, Levent Öktem, Sait Genay, Ayşe Melike Çerçi, Zeynep Ender İge, Pelin Dinçer, Güneş Hayat, Gizem Denizci, Rafi Emeksiz, Efe Deprem. İyi uykular, pardon! İyi seyirler…
Bu haber toplam 344 defa okunmuştur
Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.