1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. Endonezya Gezimiz - 6 (Rüya gibi bir ülke!)
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Endonezya Gezimiz - 6 (Rüya gibi bir ülke!)

A+A-

Sanat kalemi

 

alaattin-karaer--kose-yazisi1-029.jpegalaattin-karaer--kose-yazisi2-028.jpeg

 

 

“Para harcayarak sizi zengin yapacak tek şey seyahat etmektir.”

Anonim

     30 dakika oldu olmadı, 24 saat kadar sonra kendimizi, Jakarta’nın,  ismi ‘Sunda Kelapa’ olan limanda bulduk. Otobüsümüz birkaç poz fotoğraf çekebilecek kadar kısa bir mola verdi.

     Ufak bir kasaba gibi! Eski gemiler, çalışan insanlar, baraka gibi büfe veya dükkanlar… Burası ayrı bir yaşam biçimi.  Canlı ve hareketli! Günümüzde liman hala Endonezya’nın her yerinden gelen yelkenli gemiler için en önemli yerdir.  Phinisi denilen muhteşem şeklide boyalı Mkassar sopası, hali hazırda adaya ve dış adadan mal taşımak için önemli araçlarmış!

     Sunda Kelapa Limanı’nın tarihi 12. yüzyıla dayanıyor. Buraya gelen ilk Avrupalılar, Portekizlilerdi. Kontrol hala yerlilerin elindeydi ve 1527'de şehir Müslüman bir prens olan Fatahillah tarafından fethedildi. Şehrin adını Cirebon'dan Cayakarta olarak değiştirdi.

     Bununla birlikte, 16. yüzyılın sonunda Hollandalılar Jan Pieterszoon Coen önderliğinde liman kentini hemen hemen eline almış ve 1619'da rakip bir İngiliz kalesinin yıkılması Java adasında tutunmasını sağlamıştır. Hollanda fethinden sonra eski Cayakarta limanını yıkıldı ve şehir kasaba planlaması gözetilerek, kale ve kanal gibi yapılarla Hollandalı tarzı ile yeniden inşa edildi. Batavia adı altında, yeni Hollanda kenti Doğu Kraliçesi adıyla anılmaya başladı.

     Otobüsten inmemizle binmemiz bir oldu. Bu iş böyle. Saatlerce yol gidersiniz. Beş on dakika bilemediniz en fazla bir saat sürer göreceğiniz yer. Beş altı dakika oldu olmadı, binmemizle inmemiz. Rengarenk bir meydandayız.

     Liman bölgesindeki tarihi eski şehir merkezi Kota Tuadaymışız. Geçmişte Sunda Krallığı ve Banten Sultanlığı döneminin yanı sıra özellikle Hollanda sömürgesi zamanında gelişen yapısıyla günümüze kadar Jakarta'nın merkez olarak öne çıkmasında önemli rol oynadı.

     Sunda Krallığı’ndan Japon işgaline kadar olan süreçte Sunda Kelapa, Jayakarta, Batavia ve en son olarak Jakarta adının verildiği eski idari bölge Kota Tua, birçok yönetimin idaresinde zamanla ekonomi ve ticari faaliyetin yürütüldüğü bir nokta olarak gelişti.

     Özellikle Hollanda sömürgesi döneminde 17. ve 18. yüzyıldan kalma asırlık yapılarıyla Avrupa’dan bir kenti anımsatan ve yerel dilde "eski şehir" anlamına gelen Kota Tua, su kanallarının çevrelediği kültürel miras yerleri ile ülkenin ve başkentin önemli turistik bölgeleri arasında yer alıyor.

     Hali hazırda tarihi binalarının müze, cafe, lokanta ve sergi alanı gibi çeşitli kültürel aktiviteler için kullanıldığı Kota Tua’daki özellikle Fatahillah Meydanı yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri olarak dikkati çekiyor.

     Fatahillah Meydanı'nda belli bir ücret karşılığında kiralanan beyaz, mavi, sarı, pembe ve kırmızı gibi çeşitli renklerde klasik tarzdaki ''antik'' tur bisikletleri ziyaretçilere tarihi alanda eşsiz bir gezinti imkanı sunuyor.

    Özellikle de aileler ve çocukların yoğun ilgi gösterdiği bisiklet turları, ayrıca tarihi alanı ziyaret edenler için renkli görüntüler oluşturuyor.

     Grup,  Cafe Batavia’nın önünde buluşmak üzere ayrıldı. Ben, eşim ve Yurdanur hanım, hemen Cafe’yi gezdik. Cafe’de tarihi.  Cafe Batavai’nın kurulduğu bina, meydandaki en eski ikinci bina,  1805 yılında binanın inşaatın temeli atılmış. Bina 1950 yılına kadar olan aşamalarda inşa edilmiş ve o sırada VOC yönetim ofisi olarak kullanılmış.  1990 yılında yerli bir Fransız Paul Hassan binayı satın almış ve bir sanat galerisine dönüştürmüş. 1991 yılında ise Avustralyalı Graham James binayı satın almış ve Cafe Batavia’ya dönüştürmeye karar vermiş ve 1993 yılında ilk defa halka açılmış.

     Hepimiz şaşkındık. Meydanda, genci, yaşlısı cıvıl cıvıl insanlar. Güler yüzlü insanlar. Rehberimiz demişti. Buradaki Müslümanlık anlayışı farklı diye! Kısa zamanda, dakikalar içerisinde, ilgi, samimiyet, güler yüz…

     Cafe’den meydana döndüğümüzde, sanırım yerel bir televizyon çekim yapıyordu. Bizim hanımlar çekime dahil oldular. Ben fotoğraf çekmekle meşgul olduğum için ne konuştular ne yaptılar bilemiyorum.

     Değerli okuyucularımız!

     Yazmaya çalışıyorum da, bende tatmin olmuyorum. Görmek, yaşamak ve fotoğraflar daha anlamlı ve gerçekçi olduğunu söyleyebilirim. Ne kadar yazılırsa yazılsın, o anları anlatmak mümkün değil düşüncesindeyim.

    O denenle gazete çalışanı arkadaşlara sıkıntı vereceğiz ama, fotoğrafsız gezi anlatımlar, badanasız duvara, meyve vermeyen ağaca benziyor…

     Jakarta’dan da bahsedelim, Java adasının kuzeybatısında bulunan Endonezya'nın başkenti ve en büyük şehridir. Jakarta, ülkenin ekonomik, kültürel ve politik merkezi ve yalnızca Endonezya'da değil, bir bütün olarak Güneydoğu Asya'daki en kalabalık şehirdir.

     Şehir 4. yy’da bir Hint Krallığı olan Sunda Krallığı’nın en önemli tıcaret şehriymiş. Jakarta tıpkı pek çok Güneydoğu Asya şehri gibi geçmişte Portekiz ve Hollandalılar’ın sömürgesi olmuş. Endonezya 1945’te bağımsızlığını ilan edince geçmişte ticari başkent olan Jakarta ülkenin resmi başkenti sayılmış. Günümüzde Jakarta’nın pek çok yerinde Hollanda kültürü ve eski dönemlerden kalma Hollanda evleri göze çarpmaktadır. Yine şehirde hemen her taksinin içinde Endonezya’ya ait Garuda Indonesia’nın Amsterdam uçuş reklamları dikkat çekmektedir .

     Jakarta ismi Sanskritçe “Joyakarta” dan  (anlamı zafer) gelmektedir. Endonezya’nın New York’u olarak bilinen Jakarta’ya  gurbetçiler arasındaki takma adı “Big Durian” daymış. 

     Jakarta’da  bir gece kalacağımız için çoğu anlatılanları görme imkanımız olmayacak. Onun içinde cümle bitişlerimin sonu mişli, muşlu, caklı olacak..

     Kent, yoğun trafik ve yüksek düzeyde kirlilik ile tanınmasına rağmen heyecan verici bir gece hayatı ve canlı alışveriş alanları ile doluymuş.

     Endonezya'nın en gelişmiş şehri olduğu için, ülkenin siyasi, ekonomik, kültürel,  sanayi merkezi ve hükümet merkezi olarak tanınırmış. Fakat bu sıfatların hakkını verebilmek için tüm şehir halkı çok uğraşmaktaymış Büyük toplu taşıma sistemleri trafiği hafifletemediği için yoğun saatlerde anayollar dolu olurmuş. Nüfus kalabalığından dolayı, barınma da bir sorun oluşturmaktaymış.

     Jakarta'da, yeşil parklardan tarihi merkezlere, kozmopolit alışveriş, merkezlerinden Güneydoğu Asya'daki en canlı gece hayatına kadar çok şey varmış…

devam edecek

alaattin-karaer--kose-yazisi3-018.jpegalaattin-karaer--kose-yazisi4-003.jpeg

 

endonezya-6-4.jpegendonezya--6-5.jpegendonezya--6-9.jpegendonezya-6-10.jpeg

endonezya-6-1.jpegendonezya-6-2.jpegendonezya-6-7.jpeg

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 650 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.