1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. Endonezya Gezimiz – 27 (Rüya gibi bir ülke!)
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Endonezya Gezimiz – 27 (Rüya gibi bir ülke!)

A+A-

Sanat kalemi

alaattin-karaer--kose-yazisi1-.jpeg

 

“Mutluluk gidilen yolun üzerindedir, yolun sonunda değil.”

Epiktetos

 

     Sabah yine yollardayız. Sabah kahvaltısından sonra kaldığımız otel “Wyndham Garden Kuta Beach” ayrılıp minibüslerle otobüsümüze gidiyoruz. İlk durağımız. Sıra dışı mücevher tasarımını üreten ve uluslar arası standart gümüş kalitesi olan üretim ve satış yeri UC Silver Gold’a gidiyoruz. 1989 yılında açılan mağaza turistlerin gezmesi için popüler bir yer, sanki bir müze! Batubulan merkezli UC Silver, efsanevi bir ayar gümüş şirketiymiş. UC Silver'in mücevherleri tamamen el yapımı veya bazı makine işleriyle tamamlanmış.

     Mağazada çok sayıda çarpıcı gümüş takı, yüzük, bilezik, kolye, heykel ve daha birçok şaşırtıcı eser üretiliyor. Takıların güzelliği hanımları büyülemişti tek kelimeyle! Mağaza ve bulunduğu alan da güzel. Ancak fiyatlar o kadar pahalı ki, bir şey almadan çıkıyor çoğu katılımcı. Bol bol fotoğraf çekmekten başka bir şey yapmıyoruz.

     Ömür biter yol bitmez. Gezimiz devam ediyor. Alas Harum, Jl'de bulunan popüler agrotourism merkezindeyiz. Bu yer, özel tera manzarası, cam zemin, kuş yuvası, dans eden köprü, çok güzel  bir yer.

     Ayrıca, Alas Harum, Endonezya’nın en büyük Luwak heykeline de sahipmiş.

     Dünyanın en pahalı Kopi Luwak kahvesi’de burada!

     Daha doğrusu kedi boku kahvesi!

     Eşim ve Av. Mustafa Duman, Endonezya’ya ayak bastığımızdan beri sayıklıyorlardı. Bu kadar yol geldik de Kedi boku kahvesinden içmeden gider miyiz diye!

     Değişik şekillerde kahve sunumlarını ücretsiz ikram ettiler. Fakat Kedi boku kahvesi kıymetli olduğu için ücrete tabi. Bizimkiler nihayet hayallerine gerçekleştirdiler. Güzel manzaraya karşı Kedi boku kahvelerini yudumladılar!

     Hayvan dışkısından elde edilen dünyanın en pahalı kahvesi Kopi Luwak. Kediye benzer hayvanın dışkısından elde edilen kahvesinin kilosu 500 Dolardan satılıyor.

     Endonezya'da bulunan Sumatra adası ve çevresindeki birkaç adada bulunan palmiye misk kedisinin kahveyi yemesi ve sonrasında dışkılaması sayesinde elde edilen kahve, yılda 380 kilo kadar üretiliyormuş.

     Kopi Luwak dünyadaki en pahalı kahve. Bu kahve Luwak diye bilinen kediye benzer küçük Endonezya hayvanının dışkısından elde ediliyor. Kediyi andıran bir görüntüsü olmasına rağmen kedigiller familyasında değil, kuyruk sürenlerin yer aldığı familyaya ait olan bir tür hayvan.

     Görüntüsü nedeniyle misk kedisi diye de anılan bu hayvanlar, böcekten meyveye kadar birçok şeyle beslenirler. Fakat üretim için yetiştirilen Luwakların beslenme alışkanlığına çok dikkat edilir.

     Dünyadaki en pahalı ve en az üretilen kahvenin üretim aşamasında ise Luwak’lar, kahve çekirdeklerinin kirazlı kısmını yiyor, sindiremediği kısmı ise dışarı çıktığında toplanıyor, temizleniyor, kavruluyor ve Türk kahvesi sunar gibi sunuluyor.

   LUWAK KAHVE; Normal kahveden daha iyiymiş, çünkü kafein, mide asidi ve pürüzsüz bir tada sahipmiş!

   Luwak Kahvesi yapma süreci:

    1. kahve ağacı topikal Afrika ve Asya'ya özgü dökmeyen bir bitkidir. 17. yüzyılda Latin- Amerika’ya da ithal edildi.

    2. Kahve çekirdekleri, hayvanlara karşı bir bitki savunması olarak kafein içerir. Ancak, bu hurma misk kedisine karşı koruma sağlamaz.

    3. Normal olarak, luwak sadece en taze kahveleri yemeyi tercih eder.

    4. Sindirim işlemi sırasında kahve kirazları ve kağıt hamuru çıkarılırsa kahve çekirdekleri sindirilmez.

    5. Yaklaşık 12 saat sonra kahve misk kedisi tarafından dışkılanır. Güneydoğu Asya'da bu yüzler altın olarak kabul edilir.

    6. Sonraki adımlarda kahve çekirdekleri yıkanır, kurutulur, cildi gidermek için dövülür, sıralanır ve sonunda kızartılır.

    7. Luwak kahvesi diğer kahve gibi demlenebilir. Eşek kahvenizde şeker, süt veya krema kullanmaktan kaçının, çünkü bu malzemelerle eşsiz lezzetini tadamazsınız.

   Luwak Kahve Hikayesini birlikte öğrenelim;

     Luwak Kahvesi, 18. yüzyılın Doğu Hint Adaları'ndaki (şimdi Endonezya) sömürge yönetimine kadar uzanan bir tarihe sahiptir. O zaman Hollanda Doğu Hindistan Şirketi Yemen'den Arabica tohumunu yerel Endonezya tarlalarında yetiştirmek üzere ithal etti. Uygulamalarının ürünü   Avrupa'da çok fazla talep görüyordu; sadece Etiyopyalı kahvenin ikincisi.

     Bitkileri neredeyse tamamen Avrupa'ya ihraç edildi ve yerel tüketim için değil. Bu nedenle, hasatlarını son derece koruyan Hollandalılar, yerel işçilerin artıkları veya dökülmelere bile yardımcı olmalarını yasaklayarak ürünlerini kıskanç bir şekilde korudu. Hiçbir şey plantasyondan çıkamaz!

    Kahve tarlaları genellikle civardaki ormanlarla çevriliydi. Ormanlara özgü olan Luwak, saç ekimi sahipleri tarafından zararlı olarak görülüyordu. Bunun nedeni, hayvanların olgunlaşmış kahve çekirdeklerini tarlalardan çıkarması ve üzerlerine bolca ziyafet vermesidir. Bu nedenle plantasyon sahipleri yerel işçilere bu "zararlıları" avlamalarını ve ortadan kaldırmalarını emretti.

     Bununla birlikte, ekim sahiplerine açık olmayan yerel işçiler, yakında Luwak’ın tüm kahve meyvesini sindiremediğini keşfetti. Yumuşak kağıt hamuru, sindirim sistemlerinde parçalanırken, çukurun çukuru, ormanlarda ve hayvanların yaşam alanlarının etrafındaki dışkıya fırlatıldı.

     Kahvenin tadını paylaşmaya istekli olan yerel işçiler, sindirilmemiş kahve tohumlarını toplamak için dışkıları dikkatlice toplar ve temizler. Daha sonra tohumları kendi kahvelerini hazırlamak için kullandılar. Hollandalı ekim sahiplerinin yaptıklarını yasaklamaları - tarlaları tohumdan çıkarmak - doğa şimdi bolca yerlilere sağladı!

     Plantasyon sahipleri yakında yerel işçilerin kendi kahvelerini hazırladıklarının farkındaydı. İşçilerin bulunduğu kulübeleri ziyaret ettikten sonra, yerel halk tarafından yapılan kahvenin Luwak dışkısında bulunan fasulyeleri kullandıklarını keşfettiler. Luwak kahvesinin muhteşem aromasıyla ele alınan plantasyon sahipleri, kendileri için bir lezzet tadabilmek için istekliydiler. Tattıkları muhteşemdi!

     Hollandalı daha sonra bu "yeni" kahveyi Avrupa'ya sundu, ancak tüketiciler kökenlerini öğrendiğinde - bu harika kahvenin aslında bir hayvanın sindirim sürecinin bir yan ürünü olduğunu ve hayvan dışkısından toplandığını - piyasadan çıkarıldığını söyledi.

     Her ne kadar yeni keşfedilen lezzet 18. yüzyılda hemen yakalayamasa da, popülaritesi son on yılda üssel olarak artmaktaymış. Yeni hasat ve üretim teknikleri, daha iyi markalama ve paketleme ve daha sıkı kalite kontrol ve sağlık ve güvenlik kontrolleri Luwak Caffee’yi ana oyunculara dönüştürmüş. Niş kahve evleri, kafeler ve restoranlar şimdi seçkin menülerinde Luwak Kahve'yi gururla sunuyorlarmış! devam edecek…

alaattin-karaer--kose-yazisi2-.jpegalaattin-karaer--kose-yazisi3-.jpegalaattin-karaer--kose-yazisi4-017.jpegendonezya-27-2.jpegendonezya-27-5.jpegendonezya-27-7.jpegendonezya-27-8.jpeg

Bu yazı toplam 428 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.