1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. Endonezya Gezimiz – 17 (Rüya gibi bir ülke!)
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Endonezya Gezimiz – 17 (Rüya gibi bir ülke!)

A+A-

Sanat kalemialaattin-karaer--kose-yazisi1-035.jpeg “Eğer alışkınsan, sana hiç birşey zor gelmez.”

Endonezya Atasözü.

   

     “Pesta Perak Restaurant” daki öğle yemeğinden sonra Prambanan Tapınağına gidiyoruz.  İnanır mısınız dünkü Borobudur tapınağında çektiğim fotoğraflarla, Prambanan fotoğraflarını neredeyse karıştırıyordum. Birbirlerine ine ne kadar benzermiş.

     Yine kalabalık ziyaretçiler…

   Prambanan Tapınağı; Endonezya'daki en büyük Hindu tapınağı ve Güneydoğu Asya'daki en büyük Hindu tapınaklarından birisidir. Hint mimarisinin tipik uzun boylu ve sivri mimarisi ve büyük tapınak kompleksi içindeki 47 metre yüksekliğindeki merkez binası ile dikkat çekmektedir. Prambanan, turistler için bir cazibe merkezi halindedir.

     İngilizler, 1800’lerin başında sadece bir harabe yığını olduğu zaman bölgeyi yeniden keşfetmişler, ancak 100 yıl sonra, 1918’de Hollandalıların ciddi bir yeniden inşa etme çabası başlatmışlar. Yani, Prambanan Tapınağı, Borobudur tapınağından 100 yıldan daha az bir sürede inşa edilmiş. Sadece bu kısa sürede, Java’daki bir Budist hanedanın yerini Hindu hanedanı almış.

     İktidardaki değişimi göstermek için, yeni din için yeni bir tapınağa ihtiyaç varmış ve Prambanan bu şekilde ortaya çıkmış.

     Borobudur ve Prambanan tapınakları bir dinin gücünü göstermek için yapılmış.

     Her ikisi de çatışma veya siyasi değişimden etkilenmemiş.

     İkisi de terk nedeniyle kaybedilmiş.

     Her ikisi de yeniden keşfedilmiş.

     Her ikisi de Java'da dini tarihin parlayan sembolleri olarak düzenlenmiş.

     Yerel halkın da tapınağa yoğun ilgisinin olduğu görülüyor. Çünkü tapınak çevresindeki parkta çok etkinlik varmış, okçuluk, binicilik, bisiklet, çocuk oyun alanı, tren turu, kostümlü fotoğraf vb.

     9. yüzyılda Mataram Krallığı döneminde yapılmış bugün dünyanın en uzun Hindu tapınağı olarak kabul edilen, Unesco mirasındaki Prambanan Tapınakları. Hinduizmdeki, Hristiyanlık benzeri, üçlemenin üç tanrısı Brahma (Yaratıcı), Vishnu (Koruyucu) ve Shiva (Yok Edici), olarak belirtilen Tiurti’ye adanmış.  üç tanrıya adanmış. Birbirini çevreleyen üç kare alandan oluşuyor, en üstteki üçüncü en kutsal alanda Shiva, Vishnu ve Brahma’ya adanan ve hepsi Doğu’ya dönük 3 tapınakla birlikte toplam 16 tapınak var ve burası en kutsal Tanrıların bulunduğu alan; bunu çevreleyen ikinci alanda bu dünyayı temsilen 224 tapınak varmış fakat bugün hemen hemen hepsi yıkılmış, sonraki üçüncü alan ise sizin yürüyerek gireceğiniz en geniş alan. Tapınağın tüm haşmeti ortadaki tanrılara adanmış tapınaklarda gizli. Ana tapınak, Shiva’ya adanan tapınak olup içinde dört adet oda bulunuyor; birinde Shiva heykeli, bir diğerinde Shiva’nın karısı Durga, bir diğerinde Shiva’nın öğretmeni Agastya, ve birinde ise Shiva’nın oğlu Ganesh’in heykeli bulunmakta. Vishnu ve Brahma tapınaklarında ise tek bir odada aynı isimle Vishnu ve Brahma’nın heykelleri var.

     Ramayana destanı ve Hayat Ağacı:

     Yunan kültürünün nasıl Odyssey ve Iliada destanları varsa, Hint kültürünün de Ramayana ve   Mahabharata destanları var. Prambanan Tapınağı’nın iç cephelerindeki duvarların tamamı Ramayana destanın resmedilmiş kabartmaları ile işli. Hinduizmin üç büyük tanrısından biri olan Vishnu’nun yeniden dünyaya gelmiş, reenkarne olmuş hali Prens Rama’nın hikayesini anlatır ve Odyssey’de olduğu gibi bir yolculuk hikayesi de barındırır bu destan. Rama, nişanlısı ve kardeşi ile  birlikte sürgüne gönderilir ve onlarca yıl süren sürgün aydınlıkla ve zaferle sonuçlanır. Tanrı-insan baş karakter Rama, kadın ve bağlılığın temsili nişanlısı Sita, yol arkadaşı kardeş Lakşman, kötülüğü  temsil eden taraf Rawana, destanın sonunda zaferle döndükleri Ayodhya…Prambanan  Tapınakları’nın dış cephelerindeki kabartmalarda ise birçok defa bir ağaç ve altında iki yanda  birer hayvan resmedilmiş. Bu ‘hayat ağacı’ sembolü. Kalpataru isimli ağaç kendisinden dilek dilenen dişi bir varlık, her zaman Kinnara ve Kinnari adlı iki canlı tarafından korunmakta. Ağacın altında sağ ve sol yanlarındaki hayvanlar bu koruyucular olsa gerek. Sadece Hinduizmde değil, günümüze dek gelen bir pratik olarak ağaca kumaş, kağıt vs. bağlama, dilek dileme sıkça rastlanan bir dua etme şekli. devam edecek…

 

alaattin-karaer--kose-yazisi2-035.jpeg

alaattin-karaer--kose-yazisi3-026.jpeg

alaattin-karaer--kose-yazisi4-010.jpeg

endonezya-17-2.jpeg

endonezya-17-3.jpeg

endonezya-17-4.jpeg

endonezya-17-5.jpeg

endonezya-17-6.jpeg

endonezya-17-10.jpeg

 

Bu yazı toplam 228 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.