1. YAZARLAR

  2. MEHMET BAYRAK

  3. En Büyük öğretici
MEHMET BAYRAK

MEHMET BAYRAK

Emekli İlahiyatçı
Yazarın Tüm Yazıları >

En Büyük öğretici

A+A-

Hazreti Adem’den beri milyonlarca öğretmen gelip geçmiştir. Bunların zirvesinde, Allah’ın Kur’an-ı kerimde methettiği Sevgili peygamberimiz Hazreti Muhammed’dir. Onun hayatı hakkında bilgisi olmayanlar, bu sözü garip karşılayabilirler. Oysa dünyada onun bir emsali bulunmadığını inanmayanlar bile itiraf etmekten kendini alamamışlardır. İşte onun öğreticiliğinden bir örnek:  Muâviye İbni Hakem es-Sülemî radıyallahu anh şöyle anlatıyor:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in arkasında namaz kılarken cemâatten biri aksırdı. Ben de hemen “yerhamükellah” dedim. (İslamî anlayışa göre aksırana, hapşırana ‘Çok yaşa’ değil de ‘Yerhamükallah’ Allah sana merhamet etsin, denir). Cemaat bana dik dik bakmaya başladı. Bunun üzerine:  - Vay başıma gelenler! Yâhu bana niye öyle bakıyorsunuz? deyince de, ellerini uyluklarına vurmaya başladılar. Onların beni susturmaya çalıştıklarını görünce kızdım; ama yine de sustum. Anam, babam Resûl-i Ekrem’e fedâ olsun. Ne ondan önce ne de ondan sonra kendisinden daha iyi bir öğretici görmedim. Vallahi beni ne azarladı ne dövdü ne de sövdü. Namazı kıldırıp bitirince bana: - “Bu ibadetin adı namazdır. Namaz kılarken dünya kelâmı konuşulmaz. Çünkü namaz tesbih, tekbir ve Kur’an okumaktan ibarettir” dedi veya buna benzer bir şey söyledi. Ben de: - Yâ Resûlallah! Ben yeni Müslüman oldum, (bilmiyordum). Allah Teâlâ İslâmiyet’i gönderdiği halde hâlâ kâhinlere gidenlerimiz var! (Ne buyurursunuz) dedim. Bana: - “Sen kâhinlere gitme!” buyurdu. Kâhin: gelecekten haber veren demektir. Ben tekrar: - Aramızda uğursuzluğa inanan adamlar var, deyince de:

- “Bu onların gönüllerinde hissettikleri bir duygudur. Bu duygu onları işlerinden alıkoymasın” buyurdu. (Müslim, Mesâcid 33, Ebû Dâvûd, Salât 167) Muaviye İbni Hakem es-Sülemî kimdir?

Muaviye, Benî Süleym kabilesinde oturur, zaman zaman Medine’ye gelerek Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile görüşürdü. Yukarıdaki hadisin devamından öğrendiğimize göre, onun koyunlarını güden bir cariyesi vardı. Kızcağız bir gün koyunlardan birini kurda kaptırdı. Bunu duyan Muaviye ona çok kızdı ve yüzüne fena bir tokat patlattı. Sonra da yaptığına pişman oldu. Resûl-i Ekrem ile sohbet ederken bu konuyu da anlattı. Peygamber aleyhisselam ona yaptığının haksızlık olduğunu söyleyince:

- Ya Resulallah, o halde cariyeyi azat edeyim mi? diye sordu. Resûl-i Ekrem de:

- Hele sen onu bana bir getir, buyurdu. Muaviye de hemen gidip cariyeyi alıp getirdi.

Peygamber aleyhisselam cariyeye: - Allah nerede? diye sordu. O da: - Gökte! dedi.

Resûl-i Ekrem tekrar sordu: - Ben kimim? Câriye: - Resûlullah’sın, dedi. O zaman Resûl-i Ekrem Efendimiz Muaviye’ye dönerek:

 - Onu âzat et; çünkü mü’minedir, buyurdu. Muâviye de onu âzat etti.Hayatı hakkında fazla bilgi bulunmayan Muâviye İbni Hakem, on üç hadis rivayet etmiştir.

Allah ondan razı olsun. Not: Bu Muaviye, Yezid’in babası Muaviye değildir.

Bu yazı toplam 476 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.