1. HABERLER

  2. OTOMOBİL

  3. Emekliye açık mektup (Sözün Özü-Duran Erdoğan)
Emekliye açık mektup (Sözün Özü-Duran Erdoğan)

Emekliye açık mektup (Sözün Özü-Duran Erdoğan)

Sevgili Emekliler! Güzel yurdumun güzel insanları! Beni dikkatle okumalı ve sözlerimi can kulağıyla dinlemelisiniz: Çünkü tecrübe konuşuyor... İnsan...

A+A-
Sevgili Emekliler! Güzel yurdumun güzel insanları! Beni dikkatle okumalı ve sözlerimi can kulağıyla dinlemelisiniz: Çünkü tecrübe konuşuyor... İnsan ömrünü üç bölüme ayırıp değerlendirirsek: 1.Çocukluk ve öğrencilik... 2. İş hayatı... 3. Emeklilik... Bu günkü bu köşe yazımda dilimin döndüğü kadarıyla, kıdemli (tarihî) bir memur emeklisi olarak konuya yaklaşmak ve tecrübelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum: Bu yazdıklarım övünmek için değil, örnek olması içindir... Bunu peşinen, iyice ve böylece bilesiniz... Emekli olunca kendine emeklilik hayatında yeni imaj çizen iki tip insan var: a) Emekliliği başıboşluk sanıp, evi ile kahvehane arasında 7 gün 24 saat mekik dokuyanlar... b) Emekliliği boş oturanın boş kalfalığı sayıp; sakal bırakıp, sakalını imama okutup, üflettiren; başına takke takıp, eline de üç el tesbih alıp evi ile camii arasında beş vakit gidip-gelip ‘Cennet-î Alâ’ ve ‘Huri Kızları’ hayali kuranlar... (Elbette ibadet edeceğiz... Amma takva üzere...) Görüşlerimi biraz daha detaylandırdığımda; diyeceklerim şöyle: 1. Emekli hep gün doğmadan önce kalkar... Böylece hem yaşanılan gün ve hem de kalan ömür daha uzun yaşanmış olur. Zira uykuda geçen zaman, yaşanmış ömürden sayılmaz... Bunu iyi bilesiniz... 2. Emekli mutlaka günlük gazete, kısa öyküler ve anekdotlar okur. Dedi-kodu yapmak, orada-burada çene çalmak lâfı güzaftır. 3. Emekli yatmadan önce “En Güzel Aşk Fıkraları” kitabından en az üç fıkra mutlaka okumalı... Eğer karnınız tok olarak da yatmışsanız; aksi halde, rûya’nızda eli sopalı zebanilerden başkalarını göremezsiniz... 4. Emekli anılarını süslü-cafcaflı sözlerle ballandıra-ballandıra her yerde anlatmaz... Bizzat kaleme alıp, yazar... Dostları, kendisi için: “O, bu işin kitabını yazmış adam” derler. 5. Emekli, görevi esnasında karşılaştığı bazı hususların üstüne sünger çekip mutlaka unutmalı. Zira, makamlar, babamızdan kalan tapulu mülkümüz değil... 6. Emekli, dostlarıyla buluşmak için; Sağlık Kurumlarının hasta bekleme salonlarını değil; özellikle emekli olduğu kurumunun ‘Sosyal Tesisleri’ni randevu adresi olarak vermeli. 7. Emekli Sağlık sorunlarını uzman doktoruna anlatır... Emekli komşusunun tavsiye edip verdiği hapı yutmaz! Önerim: ‘Milenyum Doğal Gençlik Şurubu’ reçete ile satılmaz... Yan etkisi de yoktur. Doğadan toplanan organik ürünlerden yapılıyor. Şifa niyetiyle içebilirsiniz... 8. Emekli olunca ‘Ticarete kesinlikle atılma !’ anlaşıldı mı? Tekâûd: Arapça da: “Oturan” demekmiş. Otur, oturduğun yerde... Bu yaştan sonra sağlıklı ve adam gibi yaşamana bak; çok parayı ne yapacaksın? 9. Eğer ‘Sigara ve İçki’ hayatınızın vazgeçilmezlerinden değilse, sigara ve içkiyi bırakmalısınız... İçki ve sigara içilen mekânların adreslerini gösteren kitapçıkları eski kâğıt hurdacılarında arama. Sağlık Bakanlığı bu kitapçıkları ‘Doktor Reçetesi’ olarak tabiata yeniden döndürdü.  Sağlık Kuruluşlarında dağıtımı ücretsizdir. Zira, yine de ‘Sigara ve İçki’yi bırakamıyorsanız; o zaten sırtınızı yere getirip, eninde-sonunda sizi mutlaka nefessiz bırakıp tuş edecektir. 10. Eğer emekli politikaya atılacaksa; “Dostlarla Muhabbet Partisi”ni tercih etmeli... “Langırt Sevenler Partisi” mahkeme kararıyla; “Kanarya Öttürenler Partisi” de kuş gribi nedeniyle faaliyetlerini durdurdular. Haberiniz ola... 11. Emekli Televizyondaki ‘İzdivaç’ programlarını izlemez. Radyoda ‘Türk Sanat Müziği’ dinler. 12. Emekli aylığını az bulup, mevcut Hükûmetten zam istemeyi sakın aklından bile geçirme... Devlet: “Baba”dır... Babanın zammı da ‘Babaca’dır! Sana 3+4 yeter de artar bile... Varsın ‘Eski Milletvekillerimiz’ % 45 zam alsınlar... Emekli kanaatkâr olmalı ve küçük seylerden büyük mutluluk duymalı... Hayatta her şey para mı? Mühim olan insanlık!.. Sözün özü: Bir yarenlikle noktalıyorum yazımı: Adamın birisi falcıya gitmiş, Falcı da:”on yıl daha züğürt yaşadıktan sonra bu sıkıntılarından kurtulacaksın!” demiş. Adam:”Zengin mi olacağım?” diye sormuş. Falcı: “Hayır, züğürtlüğe alışacaksın!” demiş... Anlarsınız ya !.. Yukarıda sıraladıklarım 66 yıllık ömrümün ve 18 yıllık emeklilikte edindiğim tecrübelerimin yarısı... Gelecek köşe yazısına kalsın gerisi... Hoşça kalınız.
Bu haber toplam 374 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.