1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Dur yolcu!..
Dur yolcu!..

Dur yolcu!..

Kilitbayır ile Eceabat  arasında boğaza bakan bir tepenin üzerinde Mehmetçiğin dev bir resminin yanında iki mısra şiir dizesi vardır. DUR YOLCU! BİLMEDEN...

A+A-

Kilitbayır ile Eceabat  arasında boğaza bakan bir tepenin üzerinde Mehmetçiğin dev bir resminin yanında iki mısra şiir dizesi vardır. DUR YOLCU! BİLMEDEN GELİP BASTIĞIN BU TOPRAK, BİR DEVRİN BATTIĞI YERDİR. Yolcuydum. Durdum, şiirin mısralarını okudum. Mehmetçiğin heybetli resmine uzun, uzun baktım. Çanakkale geçilmez uğultuları kulaklarımda yeniden beni o tarihe götürerek vatana hediye edilen kınalı kuzuları gördüm, yedi düvele meydan okuyan, göğüs geren yüce milletin yüce evlatlarını gördüm. Şehit düşen er, erbaş, komutan, sivil, ana, baba, yavruları gördüm. 19 Mart 1915 Çanakkale Savaşı’nın amansız başlangıcını ve orada Türk milletinin, Türk devletinin bekasını gördüm. “ sizlere savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum” diyen komutanı gördüm. Yanıp tutuşan, cehennemi yaşayan boğazı gördüm. İstanbul’u ele geçirip de vatan satlarını satmak istemeyen Mehmetçiğin al bayrak altında al, kızıl kanlarını gördüm. Çanakkale Boğazı’nın mavi renginin kızıla döndüğünü gördüm. Durdum!..Ağladım Allah’a ellerimi açtım, ey Allah’ım bizleri affet, şehitlere selam olsun, utanıyorum onların yaptığı karşısında. Bizler ne yapıyoruz? Bilemiyorum. Akan göz yaşları ile ve kafamdaki Çanakkale Savaşı. Çanakkale’ye 12 savaş gemisi ile giren bir savaş filosu boğaza yayılarak Türk mevzilerinin topçu ateşine tutularak başlaması ile Çanakkale Savaşı başlıyor. Vuruyorlar, hem de hiç durmadan vuruyorlar. Ateş çemberini daraltarak topçu ateşleri ve Türk mevzilerinin amansız savunması. Amaçları Çanakkale’yi geçip İstanbul’u zapt ederek Türk yurdunun üzerinde bulunan Türk soyunu yok etmek. Geçemediler, geçemeyecekler. Gittim uğradım o yıllara, kendimi ayağı yalın, sırtı açık, elinde kurumuş bir dilim ekmeği olan Mehmetçiğe benzetmek istedim benzemedim, benzeyemedim, ya Allah diye toprağa düşenlere benzettim benzeyemedim, Seyit onbaşılara, Yahya çavuşlara benzeyim dedim benzeyemedim. Çanakkale’de şehit olan alay komutanlarından biri olayım dedim onlara hiç yanaşamadım, olamadım. 47. 17. 33. 57. 18. 47. 14. 15. 23. 21. 20. 41. 16. alay komutanları Refik, Hasan, Hüseyin, Ahmet Refik, Ahmet Şefki, Fuat, Hakkı, Daha, daha niceleri olayım dedim olamadım. Beyler gibi toprağa düşenlerden olayım dedim olamadım. Conkbayır’ını, Eceabat’ı, Gelibolu’yu savunayım dedim savunamadım. Mustafa Kemal ile bir olup ona neferlik yapayım dedim olamadım. Durdum: baktım “ ya istiklal ya ölüm” emrini veren Atayı düşündüm, şehitliği uzun uzun gözyaşları ile gezdim, mevzilere girdim, isimler okudum, komutan isimleri gördüm, abideleşmiş Seyit’leri, Yahyaları, paşaları gördüm. Türk milletini, Türk ordusunu, Türk dünyasını, Türk yurdunu gördüm. Sonra döndüm, arkama baktım. Vurdum duymaz, dünyacı, şehitlere bir Fatiha okuyamayan cahilleri gördüm  ( kendim de dahil) vatansızları gördüm, uşakları gördüm, emanetçileri gördüm. Ay yıldızın yanına bayrak çekmek isteyenleri gördüm ve canlı ölüleri gördüm. Ruhumda canlandırmak istedim, canlandıramadım. Sizler için yazı yazayım dedim beceremedim, Şehitlere Fatiha okuyup da serinleyemedim, Sen ne işe yararsın Halis ben kendimi bilemedim.

Bu haber toplam 273 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.