1. YAZARLAR

  2. MEHMET BAYRAK

  3. Dünyada iken cennetin kokusunu alan şehid
MEHMET BAYRAK

MEHMET BAYRAK

Emekli İlahiyatçı
Yazarın Tüm Yazıları >

Dünyada iken cennetin kokusunu alan şehid

A+A-

Biz insanlar, başkasının evinde baş köşeye oturmak için kavgaya tutuşan insanlara benzeriz. Yahu, ev elin, başköşe elin. Bir iki saatlik oturma için kavga etmeye değer mi? münasip bulduğun bir yere oturup, yemeğini yiyip güle oynaya çıkıp gitsen kim küser? Tabi ki şeytan küser.

Yunus Emre’miz ne demişti:

Su gibi aktı geçti, yüreği yaktı geçti.

Nice han, nice hakan, tahtı bıraktı geçti.

Dünya bir penceredir, her gelen baktı geçti.

Akıllı kimse misafir kalacağı yer için değil, ebedi ikamet edeceği vatanı için çalışmayı ön plana alandır. Hani, Hazreti Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem bir hadislerinde: “Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışandır.” (Tirmizî, Kıyâmet 25, İbni Mace, Zühd 31) buyurmuştu.

Madem ki ölüm vardır ve o da bir tanedir; niçin o da Allah yolunda olmasın?!..

Ölümden sonrasına inananlara ölüm, gül bahçesine girmek gibi hoş gelir. Buna altın nesilin yıldızlarından bir sahabinin şehadetini nakletmek münasip görüldü. Olur ki, bizlere bir rehber olur.

Enes radıyallahu anh şöyle dedi:

Amcam Enes İbni Nadr radıyallahu anh Bedir Savaşı’na katılmamıştı. Bu ona çok ağır geldi. Bu sebeple:

- “Ey Allah’ın Resûlü! Müşriklerle yaptığın ilk savaşta bulunamadım. Eğer Allah Teâlâ müşriklerle yapılacak bir savaşta beni bulundurursa, neler yapacağımı elbette Allah Teâlâ görecektir” dedi.

Sonra Uhud Savaşı’nda müslüman safları dağılınca, -arkadaşlarını kastederek- “Rabbim, bunların yaptıklarından dolayı özür beyan ederim” dedi. Müşrikleri kastederek de “Bunların yaptıklarından da uzak olduğumu sana arzederim” deyip ilerledi. Sa’d İbni Muâz ile karşılaştı ve:

- Ey Sa’d! istediğim cennettir. Kâbe’nin Rabbine yemin ederim ki, Uhud’un eteklerinden beri hep o cennetin kokusunu alıyorum, dedi. Sa’d (olayı anlatırken) “Ben onun yaptığını yapamadım, ya Resûlallah” dedi.

Enes radıyallahu anh devamla şöyle dedi:

Amcamı şehid edilmiş olarak bulduk. Vücudunda seksenden fazla kılıç, süngü ve ok yarası vardı. Müşrikler müsle yapmış, uzuvlarını kesmişlerdi. Bu sebeple onu kimse tanıyamadı. Sadece kız kardeşi parmak uçlarından tanıdı.

Enes dedi ki, biz şu âyetin amcam ve amcam gibiler hakkında inmiş olduğunu düşünmekteyiz:

“Mü’minler içinde öyle yiğit erkekler, er oğlu erler vardır ki, Allah’a verdikleri sözlerinde durdular. Onlardan kimi ahdini yerine getirdi (çarpıştı, şehid düştü), kimi de sırasını bekliyor. Bunlar aslâ sözlerini değiştirmemişlerdir” [Ahzâb sûresi (33), 23]. Buhârî, Cihâd 12; Müslim, İmâre 148)

Yüce rabbimiz bu şehitlik arzusu şuurunu ve şehadeti bizlere de nasip eylesin. Amin.

Hadisten Öğrendiklerimiz

1. Güzel ve meşrû şeyleri vaadetmek câizdir. Nefsi, va’dinde durmaya zorlamak da mücâhededir.

2. Sahâbe-i kirâmın şehitlik istemekteki samimiyeti herşeyin üstünde ve önünde gelmektedir.

3. Ahdine vefâ gösterenlerden Allah Teâlâ razı olur. Mü’minlere de verdikleri sözü yerine getirmek yakışır.

 

Bu yazı toplam 873 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.