1. YAZARLAR

  2. MEHMET BAYRAK

  3. Duanın kabul edilme şartları -2-
MEHMET BAYRAK

MEHMET BAYRAK

Emekli İlahiyatçı
Yazarın Tüm Yazıları >

Duanın kabul edilme şartları -2-

A+A-

Bunlar ve bunlara benzeyen ayetler bize duanın nasıl yapılacağını öğretmektedir. Sanki bir anlamda bize kopya veriyor, siz nasıl dua edeceğinizi bilemezsiniz, işte böyle dua edin, diyor. Bu hususta anlatılmak istenen şey umumu, herkesi ilgilendiren bir şey olduğu takdirdedir. (ayet meallerinde olduğu gibi.) Ancak dua ettiği, istediği şey yalnız kendisini ilgilendiren bir şey ise, o zaman yalnız kendi adına dua etmekte, istemekte bir sakınca yoktur. Mesela, Zekeriyya aleyhisselamın dediği gibi, “Ya Rabbi! Bana senin tarafından tertemiz bir zürriyet ihsan et! Şüphesiz ki sen duamı işitirsin.” diye dua edilebilir. Din kardeşleri için arkalarından hayır duada bulunmak da çok iyi bir haslettir. Bu konuda bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur: “Müslüman bir kişinin din kardeşi için gıyabında ettiği dua kabul olunur. Onun baş ucunda bir melek vardır ki, o Müslüman ne zaman bir din kardeşi için hayır ile dua ederse, o melek ona: “Duan kabul olsun, istediğinin bir misli de senin için olsun” diye dua eder.”  Bundan dolayıdır ki, ölmüşlerin ruhları için hatim, dua, sadaka v.b. hediye gönderirken yalnız bir kişinin, meselâ annesinin veya babasının ruhuna değil, bütün ehli imanın ruhlarına, sonra da falan ve filanın da ruhlarına hediye eyledim... diye dua etmelidir. Çünkü hadiste de belirtildiği gibi, hediyeyi alanların aldıkları sevap kadar da gönderenin defterine sevab yazılır. 12- Duanın kabul olmasının şartlarından birisi de iç temizliğidir. O da sadece “Benim kalbim temiz, kimsenin malında, canında, ırzında, namusunda gözüm yok” demekle olmaz. Bu sözlerin ne kadar doğru olup olmadığı yarın mahşer gününde, Cenab-ı Allah’ın huzurunda meydana çıkacaktır. Kitap ve sünnetin verilerine göre iç temizliği şöyle olur: Günahlarından kesin tevbe etmek, bozmuş olduğu tevbe varsa, onu da bir daha bozmamak üzere tevbe etmek, işleye geldiği günahlar varsa onları da derhal bırakıp, bir daha yapmayacağına Allah’a söz vermek. Meselâ: ihmallik edip namazını kılmıyor idiyse hemen namaza başlayıp, fırsat buldukça da kalan namazlarını kaza etmeye çalışmak… 13- Üzerinde kul hakkı varsa onları tekrar sahiplerine iade etmek veya helallaşmak. İçinde haset, kıskançlık ve kin gibi kötü huylar varsa onları çıkartıp atmak.   Duaların kabul olması ilgili olarak şu kıssada da alınacak ibretler vardır: Bir gün sa’d ibn-i ebi Vekkas (r.a.) ayağa kalkıp: “Ya Rasûlallah! Allah’a bir dua buyur da beni duaları kabul edilen bir kimse kılsın” diye ricada bulunmuştu. Nebiyyi A’zam (s.) de ona şöyle karşılık vermişti: “Ya Sa’d! Yediğini helâl ve hoş yap (meşru yoldan kazan), duası kabul edilen bir kimse olursun. Muhammedin canı kabza-i kudretinde olan Zat’ı Kibriya’ya yemin ederim ki, bir kul haram bir lokmayı midesine indirirse, onun kırk gün hiçbir ameli (ve ibadeti) kabul olunmaz. Herhangi bir kul ki, onun vücudundaki eti (ve kanı) haram gıdadan meydana geldi (beslendi ise), cehennem ona her şeyden daha layıktır.”   Diğer bir hadiste ise şöyle buyurulmuştur:  “(Rüşvet, gasp gibi) haram gıdadan biten bir et (haram gıdalarla beslenen bir vücut) cennete giremez. Herhangi bir et ki, haramdan meydana geldi, ona en layık olan şey cehennem ateşi olur. (onda yanarak temizlenir.)  Bir diğer hadis-i şerifte ise şöyle buyurulur: “Bir adam elleri, yüzleri toz toprak içinde ve perişan bir vaziyette ellerini havaya kaldırarak: “Ya Rabbi, Ya Rabbi!” diyerek dua eder. (O adamın) yediği haram, içtiği haram, elbisesi haram ve (vücudu da) haram ile besleniyorsa, bu adamın duası nasıl müstecab olur? Nasıl kabul olunur?”  Bu hadis-i şerif bize, dualarımızın kabul olması için, yememizin, içmemizin ve elbisemizin helalden olması gerektiğini bildirmektedir. Durum böyle olunca, eğer biz bir şeyin olması için dua ettik de kabul olmadı ise ve istediğimiz verilmedi ise, önce kendimizi bir hesaba çekmemiz, kazancımızda haram karışığı olup olmadığını araştırmamız gerekir. Haram demek, sadece başkasının malını çalarak veya zorla alarak elde edilen şeyler değildir. Faiz yoluyla, hediye adı altında rüşvet yoluyla gelen şeyler olduğu gibi, bir memur çalıştığı bir devlet dairesinin kâğıtlarından bir kâğıt alıp bir akrabasına mektup yazsa veya telefonu kaldırıp bir yakınına telefon etse, haram işlemiş olur. Yarın mahşer yerinde şu kadar milyon Müslüman onun yakasından yapışır ve haklarını isterler. Bir işçinin iş yerinde iş yapmadan vakit doldurmaya çalışması veya doktorla anlaşarak, sağlam olduğu halde hasta raporu veya istirahat alması, bir memurun, iş yaptırmaya gelen vatandaşa zorluk göstermesi, o işi yapma imkânı varken, çay veya sigara içmek veya yanındakilerle gevezelik yapmak yüzünden “Bu gün git, yarın gel” demesi ve bunlara benzeyen binlerce haram yeme yolları vardır. Bunların aldıkları maaş bal gibi helal değildir. Amirinin göz yumması da bu haramları helâl yapmaz.

 

Bu yazı toplam 183 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.