1. YAZARLAR

  2. MEHMET BAYRAK

  3. Duanın kabul edilme şartları -1-
MEHMET BAYRAK

MEHMET BAYRAK

Emekli İlahiyatçı
Yazarın Tüm Yazıları >

Duanın kabul edilme şartları -1-

A+A-

Bir önceki yazımızda dua hakkındaki ayet ve hadislerden bahsetmiştik. Bu yazımızda da duanın kabul olması için bir takım şartları ve âdapları vardır, bunlardan bahsedeceğiz. Şöyle ki: 1-Duaya, Eûzü, Besmele ve Hamd ile (Elhamdü lillahi Rabbil âlemîn) diyerek, Rasûlüllah’a salâtü selam getirerek (Vessalâtü vesselâmü alâ Rasûlinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve ashâbihî ecmeîn) diyerek başlamak.  2-Kalp ve kalıp beraber olarak, canı yürekten ve içtenlikle istemek. Bir çok defalar namazımızın sonunda yaptığımız dualar gibi, elimizi açmışız, ağzımız bir şeyler okuyor ama aklımız, fikrimiz başka yerlerde dolaşarak ve ne istediğimizin farkında bile olmadan yaptığımız dualar nasıl müstecab olur? Bu konuda bir hadis’i şerifte şöyle buyurulur:  “Kabul olacağına kesin olarak inanarak Allah’a dua ediniz. Biliniz ki, Allah gafil ve (kendisinden başkası ile meşgul olan) kalbin duasını kabul etmez.”

3-Dua için şerefli vakitleri gözetlemek. Senenin arefe gününü, aylardan Ramazan ayını, günlerden Cuma gününü ve saatlerin de seher vaktini gözetmek gibi. Bu konuda Sevgili Peygamberimiz (s.) şöyle buyurmuştur: “Allahü Teâlâ her gece dünya semasına (rahmeti ile) iner(ek tecelli eder.) Bu iniş zamanı tam gecenin son üçte birisinin kaldığı zamandır. Ve şöyle buyurur: Kim bana dua ediyorsa, duasına icabet edeyim. Kim benden istiyorsa istediğini vereyim. Kim bana istiğfar ediyor ve benden af diliyorsa onu af ve mağfiret edeyim.” 

Ebû Ümame (r.a.) derki: Rasûlüllâh (s.)den, hangi dua daha ziyade kabule şayandır? diye soruldu. “Gecenin son saatlerinde ve farz namazların arkasında yapılan dualardır” buyurdu.

 “Ezan ile kamet arasında yapılan dua reddolunmaz.”  “Kulun secdede bulunduğu zaman, Allah’ın rahmetine en yakın olduğu andır. İşte orada çok dua ediniz.  4- Duayı kıbleye yönelerek yapmak. Kâbetullah'ın şerefine binaen dua ederken o tarafa dönmek daha güzel ve müstahsendir. 5- Dua ederken elleri yukarıya doğru kaldırmak. Duaların kıblesi sema olduğu için el içlerini omuz hizasında ve düz olarak semaya doğru açmak tavsiye edildiği gibi, el içlerini kendi yüzüne doğru açmak da caizdir. Mübalağa anında ise eller kolların açıldığı kadar uzatılabilir. 6- Duadan sonra ellerini yüzüne sürmek. 7- Duayı pek yüksek sesle bağıra çağıra yapmamak. Dua ederken lüzumsuz sözlerden uzak, az ve öz sözle dua etmek. 8- Dua ederken ümitsizliğe kapılmadan, duasının mutlaka kabul olacağına inanarak, ısrarla istemek. Bu hususta Sevgili Peygamberimiz (s.) şöyle buyurmuştur:  “Bir kul, günahı veya akrabasıyla dargınlığı gerektiren bir şey dilemedikçe ve bir de isti’cal etmedikçe duası daima müstecab olur,” buyurdu. Resûl'i Ekrem Efendimize: “İsti’cal nedir?” diye soruldu. Rasûlüllâh (s.): “İnsan, çok dua ettim de duamın kabul edildiğini görmedim, der. Dileğinin gecikmesinden dolayı usanır da duayı terk eder. İşte isti’cal budur.” buyurdu.  Bu konuda önemli bir mesele de şudur: Bir kimse dua ederken, daha önce işlemiş olduğu günahları hatırlayarak “Ben şöyle şöyle günahlar işledim, onun için benim duam kabul edilmez” gibi düşüncelerle sakın duayı terk etmemelidir. Allah’ın lanetine uğrayan iblis bile ümidini kesmeden Allah’a dua ederek, kıyamete kadar ömür istedi, Allah da onun duasını kabul eyledi. “Seni lanetime uğrattım, onun için duanı kabul etmiyorum” demedi. Ancak şu var ki, dua eden kul, günahlarını, suçlarını, acizliğini ve kulluğunu itiraf etmeli. Kendisinin kul, dua ettiği Zatın ise Rab olduğunu ikrar ederek dua etmelidir. Bu konuda Kuddûsinin (r.a.) şu mısraları çok güzel bir örnektir:

Ey rahmeti bol Padişah Cürmüm ile geldim sanaBen işledim hadsiz günah Cürmüm ile geldim sana Hadden tecavüz eyledim Deryayı zenbi boyladım Malum sana ben neyledim Cürmüm ile geldim sana Senden utanmadım heman Ettim hata gizli ayan Vurma yüzüme el aman Cürmüm ile geldim sana Ben bin kere Ey Padişah Etsem dahi böyle günah  Lâ taknetû bana penah Cürmüm ile geldim sana İsyanda Kuddûsi şedit Kullukta bir battal pelit Der kesmeyip senden ümit Cürmüm ile geldim sana. 9- Duanın kabul olunmasının gecikmesine üzülmemek ve duanın kabulü için acele etmemek. Çünkü kul acele etti diye Allah acele etmez. Bu konuda Sevgili Peygamberimiz (s.) şöyle buyurmuştur: “Herhangi biriniz, dua ettim de hâlâ kabul olmadı, diye acele etmedikçe duası kabul olunur. Öyle ise ey Allah’ın kulu! Dua ettiğin zaman Allah’tan çokça ve devamlı olarak iste! Çünkü sen, kerîm ve cömert bir zattan istiyorsun.”    10- Kendinin veya çoluk çocuğunun aleyhine dua etmemek. Bu hususta Sevgili Peygamberimiz (s.) şöyle buyurmuştur:   “Kendi aleyhinize, evlatlarınızın ve mallarınızın aleyhine sakın beddua etmeyiniz. Olur ki, duaların kabul olunacağı bir saate rastlarsınız da bedduanız kabul olunmuş olur.”  (sonra ciğeriniz yanar, pişman olursunuz,) 11- Duayı yalnız kendi adına veya yalnız bir kişi adına yapmamak. Fatiha sûresi bu konuda bize ışık tutmaktadır. Şöyle ki, İyyake na’büdü ve iyyake nestîn (Yalnız sana ibadet eder ve ancak senden yardım isteriz.) dediğimiz zaman, dikkat edilecek olursa “İbadet ederim, yardım isterim” denmiyor, ederiz, isteriz diye cemi sîgasıyla, çoğul eki ile söylüyoruz.  Gene, “Rabbenâ âtinâ fiddünya haseneten ve fil’âhireti haseneten vekınâ azâbennâr”  (Ey Rabbimiz! Bize dünyada her konuda iyilik ve güzellik, âhirette de iyilik ve güzellik ver. Ve bizi cehennem ateşinin azabından koru.) derken çoğul olarak dua ediyoruz.) “Rabbenağfirlî velivâlideyye ve lilmü’miniyne yevme yekuumül hisâb” (Ey rabbimiz! Hesap günü kurulduğu zaman, beni, ana-babamı ve mü’minleri mağfiret et, bağışla.) derken de gene çoğul olarak dua ediyoruz.

 

 

Bu yazı toplam 281 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.