1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Dizine yapılan ‘kök hücre nakli’ ile şifa buldu!
Dizine yapılan ‘kök hücre nakli’ ile şifa buldu!

Dizine yapılan ‘kök hücre nakli’ ile şifa buldu!

Ağabeyinin düğününde halay çektikten sonra dizinde oluşan kıkırdak hasarı nedeniyle 3 ay yürüyemeyen Ali Alay, ülkemizde giderek gelişen ‘erişkin...

A+A-

Ağabeyinin düğününde halay çektikten sonra dizinde oluşan kıkırdak hasarı nedeniyle 3 ay yürüyemeyen Ali Alay, ülkemizde giderek gelişen ‘erişkin kök hücre’ ile üretilen kıkırdak nakli ile tedavi oldu. Ali nin kendi kıkırdağından alınan dokudaki erişkin kök hücreler, laboratuvarda özel yöntemlerle çoğaltılarak nakledildi. Operasyon sonrası tekrar yürümeye başlayan Ali Alay’ı, yeniden halay çekeceği günler bekliyor.

Denizli’de iplik fabrikasında işçi olarak çalışan 23 yaşındaki Ali Alay, ağabeyi Durmuş Alay’ın düğününde halay çekti. Düğün sırasında hiçbir sorunu yaşamayan Ali Alay, eve geldiğinde ayağının üzerine basarken ‘sol dizinde’ gelişen şiddetli ağrı nedeniyle yatmak zorunda kaldı ve bir daha da ayağa neredeyse hiç kalkamadı. Genci adeta yatağa bağımlı kılan sorun; diz eklemindeki kıkırdaklarda oluşan büyük bir hasardı. Acıbadem Ankara Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Binnet ile Dr. Tural Ahmad’ın gerçekleştirdikleri operasyonla sol dizine erişkin kök hücre yöntemiyle üretilen kıkırdak ların sayesinde, yeniden yürümeye başlayan Ali Alay, “Yaklaşık 3 ay yürüyemedim.  İşe gitmek şöyle dursun, neredeyse ayağa hiç kalkamadım. Yeniden yürüyebildiğim için çok mutluyum.” dedi.

ERİŞKİN KÖK HÜCRE İLE KIKIRDAK ÜRETİMİ İLE  ‘DİZ PROTEZİ’ İHTİYACINI AZALTMAYI HEDEFLİYOR

Hareketsiz yaşam tarzı ve artan kilolar özellikle diz ekleminde kıkırdak hasarı ve yaralanmalara yol açıyor. Tedavide ise genellikle cerrahi yöntem tercih ediliyor ve iler ki yaşlarda eklemin görevini yerine getirmesini sağlayacak protezler yerleştiriliyor. Ancak bu işlemler hem zaman hem de sağlık ekonomisi açısından gün geçtikçe büyüyen bir sorun haline geliyor. Dolayısıyla çözüm arayışları artıyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Binnet, bu arayışın içinde “ erişkin kök hücre ile üretilen kıkırdak ” tedavilerinin önemli bir yer tuttuğuna dikkat çekerek “Bu yönteminin temel amacı ise giderek artan uygulamalarla eklem yaşlanmalarını mümkün olduğunca geciktirmek” diyor. Ülkemizde sadece birkaç sağlık kuruluşunda yapılan erişkin kök hücre ile kıkırdak üretimi ile hastalar sağlıklarına kavuşabiliyor; Denizli’de yaşayan Ali Alay’da erişkin kök hücrenin sayesinde gerçekleşen kıkırdak üretimi ile tekrar yürüyebilen hastalardan.

KIKIRDAK BÖLGESİNİN YÜZDE 20’SİNDE HASAR VARDI

‘Erişkin kök hücreler ile kıkırdak üretimi’ operasyonunu gerçekleştiren Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Binnet ile Dr. Tural Ahmad’da, vücudun en büyük eklemi olduğu için kıkırdak yaralanmalarının önemli bir bölümünün diz bölgesinde meydana geldiğini belirterek şunları söylediler: “Kıkırdak hasarı kronik hastalıklarda uzun süreli kullanılan bazı ilaçlar, kilo nedeniyle dize fazla yüklenilmesi ve travma gibi çeşitli nedenlerden ortaya çıkıyor. Yüzde 10’unda ise hiçbir neden olmadan da gelişebiliyor.  Hastamızın dizindeki kıkırdak hasarı büyük bir olasılıkla travma nedeniyle başlamış ve halay çekerken dize fazla yüklendiği için de şiddeti artmış. Ali Alay’ın dizindeki kıkırdakların yüzde 20’sinde hasar vardı ve bu büyük bir orandı. Hemen müdahale etmek gerekiyordu, aksi halde hasar gittikçe büyürdü, hatta kemik ameliyatı gibi çok daha ağır ameliyatlara ihtiyaç duyulurdu. Üstelik hastamız tekrar eski sağlığına da kavuşamazdı. Biz de dizindeki hasarlı bölgeye ‘erişkin kök hücre yöntemi ile üretilen kıkırdakları hastalıklı bölgeye naklini’ yapmaya karar verdik.”

KIKIRDAK HÜCRELERİ LABORATUVARDA ÇOĞALTILDI

Prof. Dr. Mehmet Binnet “Otolog kondrosit implantasyonu” olarak isimlendirilen kıkırdaklara yönelik erişkin kök hücre tedavisinin iki aşamalı girişimle sağlandığını belirterek bu süreci şöyle anlattı “Kıkırdak yaralanmalarının erişkin kök hücre yöntemi yani hastanın sağlıklı bölgesinden,  çok az miktarda alınan kıkırdak hücresi, laboratuvar ortamında çoğaltılarak tekrar hasarlı bölgeye yerleştiriliyor. İlk girişimde operasyonla diz ekleminin sağlam kıkırdağından 3-4 ml’lik küçük bir biyopsi alınıyor. Biyopsi ile gelen 3-4 bin civarındaki hücre sayısı, kültür işlemi ile 10-12 milyon hücreye ulaşıyor. Laboratuvarda geçen bu süre ortalama üç-altı haftayı kapsıyor. Eskiden kıkırdak hücrelerini üretimi için yurt dışındaki laboratuvarlara gönderiyorduk. Ancak artık Acıbadem bünyesinde yer alan Labcell’de bu işlem yapıldığı için yurt dışına göndermeye gerek kalmıyor. Elde edilen yeni kıkırdaklar da, yapılan operasyonla hasarın olduğu yere adeta yapıştırılıyor. Bu yapıştırma işleminde yine bir kan ürünü olan fibrinden yararlanılıyor. Hastamız Ali Alay’ın tedavisinde de bu aşamalardan geçtik.”

ARTIK ESKİSİ GİBİ HALAY ÇEKEBİLECEK

Prof. Dr. Mehmet Binnet, Ali Alay’ın erişkin kök hücre ile üretilen kıkırdak dokusunun yerleştirildikten sonra 6 hafta yük vermeden bir dönem geçirdiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı “Çünkü her ne kadar kendi dokusu olsa da, kıkırdak hücrelerinin hasarlı alana yapışması için bir süre gerekiyor. Bu sürecin sonunda uyguladığımız fizik tedavi ile dizin fonksiyonlarını tekrar geri kazandırdık. Ali artık eskisi gibi yürüyebilir, koşabilir hatta gönlünce halay çekebilir”

 

KIKIRDAK NEDİR?

* Birçok önemli fonksiyonu var: Kıkırdak dokusu, mekanik olarak yük taşımak, sürtünmeyi azaltarak hareket için gereken enerji miktarını düşürmek, ağrısız hareket alanı sağlamak gibi birçok önemli fonksiyonu yerine getiriyor. Vücudun tüm eklemlerinde bulunan kıkırdak genellikle 2-4 mm kalınlığında oluyor.

* Kıkırdaktaki sorunlar kireçlenmeyi ve eklem yaşlanmasını tetikliyor: Kıkırdak kaybının yeri, büyüklüğü ve yük taşıma alanına göre meydana gelen bozukluklar kireçlenmeye ve eklem yaşlanmasına zemin hazırlıyor. Bu sorunlar da kişinin hareket kabiliyetini azaltarak, yaşam kalitesini düşürüyor.

Bu haber toplam 812 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.