1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Diyanet-Sen haklarını istedi
Diyanet-Sen haklarını istedi

Diyanet-Sen haklarını istedi

Türkiye Diyanet ve Vakıf Görevlileri Sendikası (Diyanet-Sen) Genel Başkanı Ahmet Yıldız, Kamu İşveren Kurulu ile 15 Ağustos 2009 tarihinde görüşülmeye...

A+A-

Türkiye Diyanet ve Vakıf Görevlileri Sendikası (Diyanet-Sen) Genel Başkanı Ahmet Yıldız, Kamu İşveren Kurulu ile 15 Ağustos 2009 tarihinde görüşülmeye başlanacak olan toplu görüşmeler öncesi basın toplantısı düzenledi. Görüşme öncesi taleplerini dile getiren Başkan Yıldız, 30 yıldır çıkarılamayan Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilat Yasası’nın çıkartılmasını istedi. TEŞKİLAT YASAMIZ BİR AN ÖNCE ÇIKMALI Sendika olarak sıkıntılarını ve çözüm önerilerini dile getiren Diyanet-Sen Genel Başkanı Ahmet Yıldız, 1979 yılından beri Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yönetmeliklerle idare edildiğini vurgulayarak, “Diyanet İşleri Başkanlığı’nın daha verimli, etkili hizmet sunması, din görevlilerinin mali, özlük haklarında iyileştirmelerin yapılabilmesi, kurumdan kaçışların önüne geçilmesi, uygulamadaki çelişkilerin giderilmesi için teşkilat yasasının bir an önce çıkarılması sağlanmalıdır” şeklinde konuştu. ORDUDA DİN SUBAYI İSTİYORUZ Birçok medeni ülkenin ordusunda din subayı olduğunu öne süren Başkan Yıldız, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin İlahiyat mezunu eğitimciler almasını memnuniyetle karşıladıklarını, askerlerin iyi bir eğitim ve gelişmiş teçhizatın yanında manevi motivasyona da ihtiyacı olduğunu söyledi. Yıldız, “Tarihte nice kalabalık ve mücehhez orduların, küçük, ama moral ve motivasyonu iyi ordular tarafından darmadağın edildiklerini biliyoruz. AB sürecinde her alanda olduğu gibi bu alanda da AB’ye uyum sağlanmalı ve ordumuzda din subayı olmalıdır. Çünkü; Avrupa başta olmak üzere 47 ülkenin ordusunun incelendiği rapora göre, sadece bir kaç komünist ülke ve Türkiye'de din subaylığı birimi bulunmuyor. Oysa Avrupa ülkelerinin tamamı ve ABD'de ise Müslüman askerler için bile Müslüman subay bulunuyor. TSK’ nın attığı olumlu adımı ileriye götürerek daha önce var olan din subayı kadrosuna yeniden işlev kazandırmasının askerlerimiz üzerinde olumlu sonuçlar vereceğine inanıyoruz” dedi. HASTANELERİMİZDE DİN HİZMETİ VERİLMELİ İnsanların sağlık sorunu yaşadığı ve hastanelerde tedavi gördüğü dönemlerde moral ve manevi desteğe ihtiyaç duyduğunu açıklayan Başkan Yıldız, “Avrupa’da 20. yy. başından itibaren hastanelerde yatarak tedavi gören hastaların manevi ihtiyaçlarını karşılamak, onlara moral vermek, ibadetlerini imkânlar ölçüsünde yerine getirmelerine yardımcı olmak ve yaşama dirençlerini desteklemek amacıyla din görevlileri hizmet vermekte. Ülkemizde ise bu uygulama 1995 yılının başlangıcında kısa süreli de olsa hastanelerde yatarak tedavi gören hastalara yerine getirilmiştir. Ancak yasal boşluklar yüzünden hastanelerde verilen bu hizmet devam ettirilememiştir” bilgisini verdi. Avrupa ülkelerinde olduğu gibi bu uygulamanın Türkiye’de yeniden başlatılması gerektiğine dikkati çeken Yıldız,“ Hastanelerimizde Batı’daki uygulama ile paralel olarak din hizmeti uygulaması yeniden başlatılmalıdır. Çünkü hastanede yatan hastalar morale, yakın ilgiye ve manevi desteğe her zamankinden ve herkesten daha fazla muhtaçtır. AB sürecinde her alanda olduğu gibi bu alanda da AB’ye uyum sağlanmalı ve hastanelerimizde din hizmeti sunulmalıdır” dedi. MÜFTÜLERDE RESMİ NİKÂH KIYMALI Türkiye’de bir çok kişiye, belediye memuruna, nüfus memuruna, hatta gemi kaptanına nikah kıyma yetkisinin verildiğine dikkat çeken Yıldız, nikah kıyma yetkisinin müftülere de tanınmasını istedi. DİN GÖREVLİLERİMİZ MAĞDUR Resmi nikâhın yanı sıra toplumun büyük bir kısmının dini nikâh talebinde bulunduğunu açıklayan Ahmet Yıldız, vatandaşların din görevlisini söz, nişan ve düğününe çağırıp, dini nikah kıymasını istediğini açıkladı. Bu istek yerine getirildiğinde din görevlilerinin mağdur edildiğini ifade eden Yıldız, “Bir nevi teamül haline gelmiş olan bu uygulama yasalarla çeliştiği için en çok din görevlilerini mağdur edilmektedir. Halkın dini hassasiyetlerinden kaynaklanan ve uzun yıllardır teamül haline gelmiş olan bu uygulamaları kaldırmak mümkün olmadığına göre, uygulamaları suç olmaktan çıkaracak basit bir düzenleme yapmak mümkün gözükmektedir. Sorunun çözümü; belediye memuruna, nüfus memuruna, hatta gemi kaptanına tanınan nikâh kıyma yetkisinin müftülere de tanınmasıdır. Özellikle kadın haklarını ve onurunu korumak için önce resmi nikâh kıyılmalıdır. Resmi nikâh olmadan dini nikâh kıyılmamalıdır” uyarısında bulundu YAŞ ENGELİ KALDIRILMALI 1999 yılında Kur’an eğitimine getirilen 12 yaş engelinin özellikle Kur’an öğrenmek isteyen çocukları ve din görevlilerini üzdüğünü açıklayan ve bu yasağın Anayasanın 24. maddesinde yer alan din ve vicdan hürriyetine aykırı olduğunu savunan Yıldız, “Çocuk camiye, Kur’an Kursuna Kur’an öğrenmeye geliyor. Yaşı tutmadığı için görevli arkadaşımız çocuğu geri gönderiyor. Çocuk hayal kırıklığına uğrayıp, üzülüyor. Din görevlisi de vicdanen rahatsız oluyor. Bu durumu yeni bir düzenlemeyle değiştirmeliyiz” dedi. DİYANET RADYO VE TELEVİZYONU KURULMALI Diyanete ait Radyo ve Televizyonun kurulması gerektiğini vurgulayan Başkan Yıldız, “Boş kadroların doldurulması, cami kadrolarının çift görevli sisteme geçirilmesi, Diyanet Radyo TV’nin Kurulması, Diyanet Akademisinin açılması gerekmektedir” şeklinde konuştu. MÜCADELEMİZ KUTSAL Memur-Sen ve Diyanet-Sen olarak bu güne kadar ücret sendikacılığı yapmadıklarını ve ideolojik eylem sendikacılığını benimsemediklerini öne süren Başkan Yıldız, “Bundan sonra da ilkeli hizmet sendikacılığının gereği ne ise onu yapacağız. Ücret konusunda istediğimizi tam olarak alamazsak bile, sosyal ve hukuki konular görmezden gelmeyeceğiz. Bize göre, Hak kutsaldır. Hak mücadelesi de kutsal bir mücadeledir” diyerek sözlerini tamamladı. Haber: Aynur Bayram

Bu haber toplam 265 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.