1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. Dinek Dağı ve Tayyar Bey Konağı!
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Dinek Dağı ve Tayyar Bey Konağı!

A+A-

"Bozkırın Tezenesi - Neşet Ertaş" adlı belgeselde kullanılmış, Muharrem Ertaş'ın TRT arşivindeki  bir parça.

Dinek Dağı, sözleri Dadaloğlu'na ait olan bir bozlaktır.

dinek dağı yeni geldim gurbetten
başım eksik olmaz kazadan dertten
adama kemlik mi gelir merdoğlu mertten
kötülerin dalı gölgesi olmaz olmaz

yiğit olan ata biner atlanır
yiğit olan her cefaya katlanır
yiğit gölgesinde yiğit saklanır
kötülerin dalı gölgesi olmaz olmaz…

     Terzi kendi sökünü dikemezmiş! Bizde kendi yanımızda bulunan değerlerden, eğer bir fırsat, bir bahane olmaz ise haberimiz olmuyor. Olsa da, ihmal ediyoruz, erteliyoruz. Ertelememek gerekliğini yaşayınca, görünce anlıyoruz.

     Sağ olsun, M.K.E. Kurumu Destek Tesisleri İşletme Müdürlüğünden emekli arkadaşımız, dostumuz Tayyar Pehlivanlı, Beyobasındaki konaklarında bizleri ağırlamak istiyordu uzun süredir. Ha bugün, ha yarın derken, bir araya gelme olanağı sağladık. Programı hazırladık.

     Daha önce, ilimizin eski Milletvekillerinden 2015 yılında kaybettiğimiz,  Fikri Pehlivanlı’nın eşinin cenazesinde görmüştüm konağı…

     Cenazede ne kadar görülürse o kadar.

     Konağa gitmeden önce, Dinek Dağı eteklerinde panoramik bir tur yapacaktık.

     Dinek mi? Denek mi? işin içinden çıkamadım okuduğum bilgilerden.. Ben türkülerde geçen Dinek diye söz edeceğim!

     Özellikle Cumhuriyet Bayramlarında, Kale Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü ile birlikte organize edilen, Kamu Kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştiren, Balışeyh Kaymakamlığı ve Belediye Başkanlığı ise eşgüdüm içerisinde destek verdiği yürüyüşlere katılmış olsaydık görmüş olurduk yanı başımızdaki Dinek Dağı’nı.

     Türkülere konu olan Dinek Dağı o kadar duyduğumuz halde, dediğim gibi bir vesile olmasa daha da görme olanağımız olmayacaktı. Büyük bir eksiklik ve ihmalden başka bir şey değildi! Kısacası tembellikti bana göre!

     2010 yılında, Avrupa Birliği ve Türkiye arasındaki işbirliği sürecine katkı sağlamak ve sivil toplum diyalogunu geliştirmek amacıyla Kırıkkale Valiliği, Kırıkkale Belediyesi, Kırıkkale Üniversitesi, ilçe belediyeleri ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte düzenlediği “Avrupa Komşular Günü” programında,  Tunus, Fransa, Macaristan, Romanya, Letonya, Almanya, Portekiz, İtalya, Polonya, İspanya, İran, Kırgızistan, Yunanistan, Sierra Leona, Zimbabwe, Litvanya, Gürcistan, Amerika Birleşik Devletleri, Japonya, Danimarka, Norveç, İngiltere, Fildişi Sahili, Hollanda, Jamaika, Gine, Kongo, Gine-Biso, Gambi ve Kenya olmak üzere,  30 ayrı ülkeden 80 genç, 1744 rakamlı Dinek Dağı’nın tepesinde düzenlenen şenliklerde bir araya geliyor.

    Yine, Kale Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü üyesi olan, ayrıca Kırıkkale'deki yerel bir gazetede muhabirlik yapan Muhammet Murat Özçam ile Betül Semiz'in nikahlarının Dinek Dağı zirvesinde kıyıldığını, nikahın ardından genç çift ve nikaha katılan davetliler, davul zurna eşliğinde halay çektiğini, şahitliğini de yapan,  Kırıkkale Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ramazan Çetin söylüyordu.

     Akşam üzeri 14 arkadaş grubuyla, minibüsle yola çıktık. Daha önce Cumhuriyet yürüyüşlerine katılan arkadaşımız Hasan Gerem, bir gün önce, gideceğimiz yerin serin olabileceğini, mont türü bir şeyleri de yanımıza almamızın iyi olacağını söylemişti.

     Dinek Dağı eteklerinde minibüsü park etti. Bahardan yaza geçişin yaşadığı Kırıkkale yaylaları yemyeşile bürünmüştü. Fazla ağaçların olduğu söylenemezdi.

     Biraz önce Kırıkkale’de yanıyorduk. Zirve eteklerinde esinti ile neredeyse üşümeye başlamıştık.

     Kısa manzara seyri ve telefonlarla çektiğimiz fotoğraf sonrası, yokuş aşağı Tayyar Bey Konağına doğru inişe geçti minibüsümüz. Yolların daha iyi olduğunu, son yağan sürekli yağıştan dolayı biraz bozulmuş olduğunu da öğrenmiş oluyorduk Hasan Gerem arkadaşımızdan…

     Aslan Bey Konağı önünden geçerek, misafir olacağımız Tayyar Bey Konağındayız.

     Konaklardan kısaca bahsedelim;

    Aslan Bey Konağı: Balışeyh ilçesi Beyobası köyü girişinde oldukça geniş bir alan içerisinde yer almaktadır. Bey konağı olarak tanımlanan taşınmazın zemin katı düzgün olmayan kesme taş malzemeli, aralarda yatay ahşap hatıllıdır. Ahşap kırma çatı beden duvarından dışa çıkmalı olup saçak altı ahşap kaplıdır. Dikdörtgen ve yuvarlak kemerli pencereler ahşap çerçeveli, giriş kattakiler demir parmaklıdır. Giriş katındaki odalardan birinde taş malzemeli bir ocak bulunmaktadır. Girişin hemen sağ tarafındaki ahşap merdivenlerle üst kata ulaşılmaktadır. Bir duvarında ahşap dolap sistemi bulunan odaların ahşap kapıları üzerinde dikdörtgen kasetler içerisinde geometrik ve bitkisel bezemeler bulunmaktadır.

     Ancak bakımsız olduğunu da belirtmeden geçmeyelim.

 

Tayyar Bey Konağı: Balışeyh ilçesi Beyobası köyünde Harman yolu kenarında oldukça geniş bir bahçe içerisinde yer almaktadır. Yapıya giriş doğu cephesinden çift kanatlı ahşap bir kapı ile sağlanmaktadır. Ayrıca, konağın yanında bahçe duvarına bitişik taş malzemeli ve bugün akar durumda bir çeşme vardır. Yapının taş dekorlu cephesi yöre mimarisinin karakteristik özelliğidir. Yapıların planlanmasında simetri esastır. Zemin kat tamamen taştan inşa edilmiş olup üst kat duvarlar ahşap hatıllarla güçlendirilmiş taş ve kerpiçten inşa edilmiştir.

     Ortadan tek cumbalı ve üçgen alınlıklı olarak inşa edilen konağın çatısı ahşap kırma çatı tipine örnektir. Kırma çatı Marsilya tipi kiremitle örülü olup dışa çıkmalı saçak altı ahşap kaplıdır. Üst ve alt kattaki pencereler ahşap çerçeveli olup, alt kattakiler demir parmaklıdır. Konağın kapısı çift kanatlı olup ahşaptır. Giriş katındaki iç mekânda orta avluya karşılıklı açılan dört odan bulunmaktadır. Ahşap merdivenlerle ulaşılan üst katta salona açılan dört adet oda vardır.

     Odalarda zemin ve tavan ahşap olup, her odada ahşap dolap düzenlemesi vardır. Odaların ahşap kapıları üzerinde dikdörtgen kasetler içerisinde geometrik ve bitkisel bezemeler bulunmaktadır. Salon bölümünün tavan kaplamasındaki göbek ise rozet şeklinde düzenlenmiştir.

    Güzel hazırlanmış masa etrafında akşam yemeği, saz eşliğinde söylenen yöresel türküler ve sohbetlerle geceyi sonlandırıyoruz.

     Ben Alaattin Karaer, Ramazan Çetin, Mustafa Çuvaloğlu, Zeki Güryıl, Orhan Uyar, Mehmet Aygün, İbrahim Beşik, Hasan Gerem, Recep Ünlü, Adem Gürbüz, Hüseyin Erkal, Faruk Yaşar Yılmaz, Davut Ünlü…

     Teşekkürler Tayyar Pehlivanlı!

alaattin-karaer--kose-yazisi1-024.jpegalaattin-karaer--kose-yazisi2-023.jpegalaattin-karaer--kose-yazisi3-017.jpegalaattin-karaer--kose-yazisi4-002.jpeg

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 943 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.