1. HABERLER

  2. SPOR

  3. “Dilaver Amca” (2)-Burcu Muynak
“Dilaver Amca”  (2)-Burcu Muynak

“Dilaver Amca” (2)-Burcu Muynak

(Bir Öykü)       Dilaver amcanın anlattıklarının etkisinde kalmıştım. Adeta içten içe bir hayranlık duyuyordum.  Dilaver amca ile babam Mustafa...

A+A-

(Bir Öykü)

1

      Dilaver amcanın anlattıklarının etkisinde kalmıştım. Adeta içten içe bir hayranlık duyuyordum.  Dilaver amca ile babam Mustafa Kemal Atatürk’ten bahsetmeye başladılar. Dilaver amca yürekten seviyordu Atatürk’ü. Babamlardan yaşı büyüktü. Köy enstitülerinde yetişmiş bir öğretmendi.  Keskin bir mizahı vardı. Bu sohbetler daha sık olmaya başladı. Artık Dilaver amcaların balkonunda oturmak en büyük keyfim olmuştu. Edebiyat öğretmeni olan Dilaver amcadan çok şey öğrenmiştim. Birkaç yıl geçti. Bir yaz hep beraber Çanakkale yolunda bir ormana pikniğe gittik. O zamanlar daha çok Türk Sanat Müziği parçaları söylerdik. Ardı ardına geldi şarkılar. Dilaver amcanın yine masasında bir çay bardağı rakı vardı. Bardağı havaya kaldırdı. “Tak tak tak!” diye bağırdı. Öyle güzel gülüyordu ki. Sonra bardağı masaya indirdi ve şarkı söylemeye başladı.       Yeşil ördek gibi daldım  göllere       Sen düşürdün beni dilden dillere… Bu şarkıyı ondan öğrenmiştim. Şarkı bitince bana döndü. “Senin sesin de güzel Burcu. Bu şarkıyı öğrenip bana söyler misin “ “Tabi söylerim Dilaver amca” “Dilaver amca mı? Bana ağabey diyeceksin! Ben baban gibi yaşlı mıyım yahu!” “Tamam Dilaver ağabey!” O günden sonra hep Dilaver ağabey dedim. O yaz başı yine kordona giderken Dilaver amcaların balkonunun önünden geçiyorduk. Ama Dilaver amcanın bakışları solgundu. Yorgun görünüyordu. Bir öğlen vakti babam ağlayarak eve geldi. Annemle mutfaktaydık. “Fatma, Dilaver ağabey kalp krizi geçirmiş. Ölmüş. Çocukları Ankara’dan gelecek. Yarın öğlen vakti namazdan sonra defnedeceğiz” dedi. Ben koşarak odama gittim. Kapıyı kapattım. O evin önünden geçemezdim artık. Annemle birer beyaz baş örtüsü alıp Dilaver amcaların evine gittik. İçerisi çok kalabalıktı. Dilaver amcanın eşi bir koltuktaydı. Ben içeri girince bana doğru ellerini uzattı.   Ben de yanına gidip dizinin dibine oturdum. Elini başıma koydu. “Dilaver Burcu’yu çok severdi. Bu kız başka derdi.” Nasıl öldüğünü anlatmaya başladı. “İnattı anam inat. Onca uyarımıza rağmen nasıl ettiyse ehliyet almıştı. O haliyle araba kullanıyordu. Çamlıbel yokuşuna çıktık. Dedim daha fazla zorlama kendini dönelim kalbin var.   Dinlemedi. Bu yokuşu mutlaka çıkacağım dedi. Araba zorlandı kendi de. Ben yalvardım,  durdur arabayı diye, durdurmadı. Yokuşu zar zor çıktık. Ve yokuşu çıkar çıkmaz kalbi tuttu ve oracıkta öldü.  Yine dediğini yaptı! “ Gözlerimden yaşlar aktı. Beyaz örtüyle gözlerimi sildim. Eşi devam etti: “Benim kocam neredeyse 40 yıldır sakattı. Belinden aşağısını tam olarak kullanamadı. Ona sol görüşlü diye hayat boyu diye hep dinsiz dediler. Oysa benim kocam bir gün bile Allah’a isyan etmedi. Benden daha kötü durumda olanlar var şükürler olsun Mevla’ya derdi. Hep dedim bugün de diyorum.  Eğer benim kocam cennete gitmezse hiç kimse cennete gidemez!” Bu söz kulaklarımda çınladı yıllarca… En ufak bir problemde hayata karşı yenilip darmadağın olan bizler, sadece yaptığı şekli ibadetlerle cenneti garantilediğini sana kalpsizlere tokat gibi çarpıyordu bu cümle… Cennet Dilaver amca gibilerin gideceği bir yer olmalıydı… Hala Akçay’da evimiz var. Dilaver amca öldükten sonra eşi evi sattı ve çocuklarının yanına Ankara’ya döndü. Her yaz Akçay’da kordona doğru giderken yine o evin önünden geçiyorum. Dilaver amcayı hayal ediyorum. O sokağı Burcu Burcu kokuttuğumu düşlüyorum. Başımı kaldırıp balkona bakıyorum. Ama Dilaver amcam yok. O ev hala boş. Kimseler oturmuyor. Duvarların beyaz boyası karaya dönmüş. Demirler pas tutmuş. O yoldan her geçtiğimde içim sızlar. Hayatta ne zaman bir zorlukla karşı karşıya kalsam Dilaver amca aklıma gelir. Onun direnişi, sabrı ve şükrü beni yeniden cesaretlendirir. O balkona ve 15 yaşıma geri dönerim. Dilaver amcanın karşısına otururum. Çay bardağındaki rakıdan bir yudum aldıkça yüreğinden dökülen cümleleri duyarım. Ne zaman gücümü kaybetsem o şarkıyı söylerim.       Yeşil ördek gibi daldım göllere… Dilaver ağabey şarkında dediğin  gibi unutmadım seni, hiç unutmadım…                  
Bu haber toplam 313 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.