1. YAZARLAR

  2. ASIM ATABEY

  3. DEVAM EDEN SORUNLARIMIZIN ORTADAN KALDIRILMASINI SAĞLASIN
ASIM ATABEY

ASIM ATABEY

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

DEVAM EDEN SORUNLARIMIZIN ORTADAN KALDIRILMASINI SAĞLASIN

A+A-

CUMHURBAŞKANI VE MİLLETVEKİLLERİ SEÇİMİMİZ DEVAM EDEN SORUNLARIMIZIN ORTADAN KALDIRILMASINI SAĞLASIN

                        Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin üstesinden gelemediği sorunlarımız var.  Bazıları hemen çözülebilir. Bazıları da zaman içinde çözülebilir. Bu sorunların neler olduğuna bakalım.

            En büyük hastalığımız siyasi partiler arasındaki söylemlerimizin çirkinliğidir. Ne iktidarda bulunanlar, ne de muhalefette bulunanlar,  kullandıkları dillerine hâkim olamıyorlar. Kırıcı, yıkıcı, ayrıştırıcı, küfürbaz oluyorlar. Benim anlamadığım şey, yan yana geldiklerinde birbirlerinin yüzüne nasıl bakabiliyorlar? Herhalde iktidara gelmenin yolunun, rakiplerine sövmekten geçtiğini sanıyorlar.

            Ülkemiz sorunlarından en önemlisi rüşvet, komisyon ve adam kayırmacadır. Rüşvetçilik, komisyonculuk ve adam kayırmaca olduğu sürece,  gelir dağılımındaki adaletsizlik önlenemez. Bu gün önlenemediği gibi,  yarınlarda da önlemez. Yolsuzluklar, yoksulluğu getirir. 20 milyon insanımızın açlık sınırında, 20 milyon insanımızın yoksulluk sınırında yaşadığı ülkemizin geleceği olmaz. Bu durumu, bu ülkenin insanları hak etmiyor.

            Yargımızın bağımsız olması olmazsa olmazımızdır. Ancak bir türlü yargı bağımsızlığı kurulamadı. Ülkede yaşadığımız dört ihtilâl ve yaşadığımız muhtıralar bunun ispatıdır. Yargımızın ihtilâlcılar ve muhtıracılar istediği şekilde çalıştığını inkâr edebilir misiniz? Sudan sebeplerde başbakan asmaya, gencecik evlatlarımızı darağacında sallandırmaya, bir sağdan, bir soldan diyerek asmaya, yaşını büyüterek çocuklarımızı asmaya karar verenler, bağımsız yargı mensupları mı?

            Bakınız Ergenekon ve devamında yapılan yargılamalara, devletin gizli evraklarının ortalığa saçılmasına, ordunun ne üst subaylarını yargılanmalarına, on iki Eylül yargılamalarına, bir kulüp başkanının üç yüz davadan aklanmasına, bir BAKANIN üç yüz elli davadan aklanmasına, şimdi de FETO yargılamalarını seyrine bakınız. Ne dersiniz?

            Bakınız yargı ile ilgili siyasi partilerin söylemlerine? Hepsi de yargını verdiği kararları beğenmezler. Üye sayısını, yargıda yapılan seçimleri, yargıyı temsil eden üye sayılarını beğenmezler. Hele adli yıl açılışlarında, yargı başkanlarının konuşmalarını ve siyasilerden yargının sorunlarına çözüm önerilerini dinlerler. Çözümü konusunda ne iktidar partisi, ne de muhalefet partileri bir adım atmazlar. Hele bir de FETOCU yargıçlar çıktı. Bilineni beş bin. Bir de bunların bilinmeyenleri var. Son otuz yılın yargılamalarında adaletten söz edebilir misiniz?

            Gelir dağılımında ve paylaşımında adaletsizlik varsa, Zengin ile fakir arsında uçurum varsa, İşsizlik yıllardır % 10 un altına indirilmiyorsa, değil % 10 işsizlik, % de bir işsizlik bile bu ulusun hak etmediği bir tablodur. Üniversite mezunlarını işsiz bırakılmasına kimiz hakkı var? Gençler zenginlik kaynağımızdır. Onları işsiz bırakmaya kimin hakkı var?

            Aşırı borçlanma sürüyorsa, ülke döviz kıskacında kıvranıyorsa, yüksek faiz sürdürülüyorsa, kamu harcamalarında aşırı harcamalar sürdürülüyorsa, kamu malları özelleştirme adı altında har vurup harman savruluyorsa, ekonomi ranta dayalı politikalarla yönetiliyorsa, Politika, politikacılar için zenginleşme aracı olarak kullanılıyorsa, kamu bankaları fırsat ele geçtikçe içinin boşaltılmasına dönük işletiliyorsa, bankalar iyi yönetilmiyorsa, iyi denetlenmiyorsa böyle bir gidişe ne denir?

            İhale kanunları sık sık değiştiriliyorsa, Ekonomide keyfi davranışlar oluyorsa, ekonomiyi uygulayanların hesap verme sorumluluğu yoksa, işlenen suçlarla ilgili verilen cezalar caydırıcı değilse, ciddi dengesizlikler varsa, bürokraside bu gün git yarın gel mantığı işliyorsa, vatandaşın para işlerinin olduğu kurumların kapısında uzun kuyruklar oluyorsa, zimmet, sahtecilik, dolandırıcılık, kaçakçılık, kayırmacılık, ihalelerde usulsüzlük, haksız kazanç, haksız rekabet, batık kredi işlemleri ve daha onlarca yanlışlıklar yapılıyorsa bu gidişe ne denir?

            Ey siyasiler! Bu ülke KURTULUŞ SAVAŞINI, yukarıda saydığımız ve daha sayamadığımız olayların yaşaması için yapılmadı! Yüzlerce ŞEHİDİMİZİ verdiğimiz, GAZİMİZİ verdiğimiz olayları, bu yanlışlıklar yapılsın diye verilmedi! İşte 24 Haziran Cumhurbaşkanı ve milletvekillerimiz seçimleri, ülkemizin sorunlarının çözümü,  aydınlık geleceğinin ve mutlu yarınlarımızın kurulmasının başlangıcı olsun.

        

Bu yazı toplam 394 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.