BEKİR AKDENİZ

BEKİR AKDENİZ

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

"DEPREM"

A+A-

Ben Işığı Karanlıkta Gördüm

 

İstanbul'da meydana gelen ve neredeyse 6 şiddetine yakın deprem üzerine bazı hususları hatırlamak şart oldu.  Depremlerin jeolojik sebep ve sonuçlarına dair bilim adamları pek çok şeyler söylüyor. Bu konulara girmeyeceğim. Ama bu gibi tabiat olaylarının Allah'ın evrensel takdirinin dışında olmadığını, bu gibi olayların bir müslümana dünyevî ve uhrevî olarak çeşitli düşünceler, sorumluluklar yüklediğini bilmemiz gerekir. Bundan daha büyük 17 Ağustos depremini bizzat yaşamış birisi olarak kendi adıma depremlerden şu gibi sonuçlar çıkarmanın gerekli olduğunu düşünüyorum: 1. Kıyamet depremini ve ölümü hatırlamak: Rabbimiz bize Kur'an'da kıyametin kopuşu anında yeryüzünde büyük bir depremin yaşanacağını haber vererek o korkunç olay esnasında insanların nasıl bir durumda bulunacağını şu şekilde haber veriyor: "Ey insanlar! Rabbinizden korkun! Çünkü kıyamet vaktinin depremi korkunç bir şeydir! Onu gördüğünüz gün, her emzikli kadın emzirdiği çocuğu unutur, her gebe kadın çocuğunu düşürür. İnsanları da sarhoş bir halde görürsün. Oysa onlar sarhoş değillerdir; fakat Allah'ın azabı çok dehşetlidir!" (Hac, 1-2) "Yerküre kendine has sarsıntısıyla sallandığı, toprak ağırlıklarını dışarı çıkardığı, ve insan "Ne oluyor buna!" dediği vakit, İşte o gün (yer) haberlerini anlatır, Rabbinin ona bildirmesiyle. O gün insanlar amellerini görmeleri (karşılığını almaları) için darmadağınık geri dönüp gelirler. Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür." (Zilzal / Zelzele sûresi) İnsan, günlük hayata kendini kaptırıp ticaret, oyun ve eğlenceye aşırı dalarak dünyevileşiyor, ölümü unutuyor. Sanki hep yaşayacakmış gibi düşünüyor. Bu tip tabiat olayları bizleri sarsıp kendimize getirmeli, bizlere birer fâni kul olduğumuzu hatırlatmalı. 2. Günah ve isyanlarımıza son verip tövbe etmek: Rabbimiz, tabi felaketlerin insanların fıtratlarını sarsan, onları benlikleriyle yüz yüze getiren bir özelliğinin bulunduğunu belirtir. Çoğu insan, bir tehlike ile yüzleştiğinde Rabbine dua eder, yalvarır, geçmiş günahları için tövbe eder ama tehlike geçtikten sonra eski yaşantısına geri döner. Bu davranış tarzı doğru değildir. İşte deprem başta olmak üzere her türlü felaket, bizim aklımızı başımıza devşirmemiz için bize sunulan bir fırsattır. Yüce Rabbimiz, her yıl yaşanan bu tarz durumlardan ibret almayanlar hakkında şöyle buyurur: "Onlar, her yıl bir veya iki kez (çeşitli belâlarla) imtihan edildiklerıni görmüyorlar mı? Sonra da ne tevbe ediyorlar ne de ibret alıyorlar." (Tevbe, 126) "Size varlığının delillerini göstermesi için, Allah'ın lütfuyla gemilerin denizde yüzdüğünü görrmedin mi? Şüphesiz bunda, çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.. Dağlar gibi dalgalar onları kuşattığı zaman, dini tamamen Allah'a has kılarak (ihlâsla) O'na yalvarırlar. Allah onları karaya çıkararak kurtardığı vakit içlerinden bir kısmı [yoldan çıkar, bir kısmı ise] orta yolu tutar. Zaten bizim âyetlerimizi, ancak nankör hâinler bilerek inkâr eder." (Lokman, 32) 3. Allah'ın güç ve kudretini görüp kendi âcizliğimizi anlamak: Yüce Rabbimiz kâinatta yarattığı bu olaylarla bizim ne kadar âciz ve zayıf varlıklar olduğumuzu, sahip olduğumuz her şeyi bir anda kaybedebileceğimizi, dolayısıyla kibir, kendini beğenme-büyüklenme gibi durumlara son verip kulluğumuzun farkına varmamız gerektiğini bildirir. 4. Kul olarak almamız gereken tedbirleri düşünmek Bizler kul olarak tabiat olaylarına karşı tedbir almakla yükümlüyüz. Dışarısı soğuk iken nasıl ki sıkı giyiniyorsak, şiddetli yağmur yağdığında nasıl ki bir çatı altına sığınıyorsak depreme karşı da hem binaları sağlam yapmak hem de deprem anında yapılması gereken şeylere dikkat etmek suretiyle tedbir almak gerekir. Tedbirimiz Allah'ın takdirini bozmak için değildir, tedbirimiz de O'nun takdiri kapsamındadır. Sonuçta Allah'ın dediği olur.

Rabbimiz bizleri deprem başta olmak üzere görünür görünmez her türlü felâketten korusun. Yaşadıklarımızdan ibret almayı, ölümü hep akılda tutmayı, âcizliğimizi fark etmeyi, O'nun dergâhına boyun bükerek, el açarak yönelmeyi cümlemize nasip eylesin. Depremde zarar gören kardeşlerimize sabr-i cemil ihsan eylesin. Selâm ve duâ ile...

Bu yazı toplam 449 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.