1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Demokrasinin henüz D’sinde değiliz (2)
Demokrasinin henüz D’sinde değiliz	 (2)

Demokrasinin henüz D’sinde değiliz (2)

Demokrasiden ne bekliyoruz? Sendika, dernek ve vakıf başkanlıklarını, babamızın malı sayıp bir kere başkan olduktan sonra, bir daha başkanlığa bir...

A+A-

Demokrasiden ne bekliyoruz?

Sendika, dernek ve vakıf başkanlıklarını, babamızın malı sayıp bir kere başkan olduktan sonra, bir daha başkanlığa bir başkasının seçilmesine fırsat vermiyoruz. Krallıktan da daha kötü bir uygulamalar içinde bulunmaktayız. 

Atmış beş yaşına gelmiş tüm kamu çalışanlarını emekli ettiğimiz, ama siyasi partilerde olsun, hükümet üyeliklerinde olsun, sivil örgüt yöneticiliklerinde olsun atmış beş yaşından sonra, görev yapmaları hüner saymaktayız.  Yabancılara toprak satışlarından hiç rahatsızlıklar duymuyoruz.

Tüm kamu kurumlarının özelleştirilmesi özel sektör anlayışıyla kalkınmanın sağlanacağını sanıyoruz.  Kamunun elinde bir tek kamu malı kalmamasını hüner sayıyoruz.  Göz göre göre Kürdistan devleti kurulmasına giden yolu adım adım açıyoruz. Kasıtlı olarak orman yangınlarına, anız yangınlarına, ekili arazilerde ürünlerin yaktırılmasını, halkımıza açık açık söylemiyoruz. 

Kaçakçılığı hem de her çeşit kaçakçılığı, sanki kaçakçılık serbestmiş gibi yapıldığına, her gün bir kaçakçılık olayının yakalanmasıyla sorunu çözmekte olduğumuz safsatasını yaymaya çalışıyoruz.  İhale yolsuzlukları ve icra yolsuzluklarına bir türlü kalıcı çözüm getiremiyoruz.

Gübre, ilaç ve tohum konusunda aklı başında bir politika uygulayamıyoruz. İthalat ve ihracat konusunda ülke çıkarlarını bir türlü koruyamıyoruz.  Üniversitelerimizde asistanlıktan doçentliğe ve profesörlüğe giden yolu, adam kayırmacılıktan kurtaramıyoruz.

KPSS sınavını demokratik bir uygulamaymış gibi on yıllarca topluma yutturmaya çalıştık. Dershanecilik gibi bir uygulama ile çocuklarımızın çocukluklarını yaşayamamalarına sebep oluyoruz. Çocuklarımıza ve gençlerimize yazık ettik. Yazık ediyoruz.

Yüzde elliye varan boşanma, yüzde elliye varan sezaryen doğumlara, yüzde elliye varan tüp bebek uygulamaları zorunluluğuna, çocuklarımızın diş sağlığı, gözlük ihtiyacı, obez olmalarına, kısa boylu kalmalarına, şişman çocuk olmalarına giden yolları tıkayamıyoruz.

Hızlı tren yolu yapımını, otoyollar ve köprüler yapımını havaalanları açılmasını, kendi helikopterimizin yapımını, uçakalarımızda kendi şifrelerimizi kullanmaya giden yolu, tank, uçak, insansız uçak yapımını, kendi markamız olacak otomobil yapımı çalışmalarını,  uzaya uydu gönderme başarımız, elektrikle ve suyla çalışacak otomobil yapımı çalışmalarını, bu uğurda alınan mesafeyi,  üçüncü boğaz köprüsü çalışmalarını, İstanbul boğazını deniz altından Avrupayı Asyaya başlayan tüneli, İstanbulumuza ikinci boğaz açma çalışmalarını, hızlı terenin tüm iş ve işlemlerinin Türkiyemizde yapılıyor olmasını, toplu konut yapımı yolunda yapılan başarıları, tüm yurdu doğal gazla buluşturma çalışmalarını, alkışlıyoruz.

Enflasyonun tek haneli rakamlara düşürülmesini, faiz oranlarının yüzde onların altına seyretmesini, İşadamlarımızın yurt dışında ciddi çalışmalar içinde olmalarını, ihracaat alanında yapılan ilerlemeleri, bordrolu çalışanlar arasındaki ücret ve maaş farkları arasındaki makasın giderek daraltılmasını, tarım alanında, sanayi alanında yapılan teşvikleri, görmezden gelmiyoruz. Alkışlıyoruz.

İyilikleri ve kötülükleri, yüz üzerinden not vermek gerekirse hükümetimizin notu ancak ondur. Muhalefetin notu ise birdir.  Oysa demokrasi beklentilerimiz ve özlemlerimiz böyle olması için değildir. Birilerin bir eli balda bir elinin yağda olması için değildir. Milyonlarca insanımızın yarı aç yarı açık olması değildir.

Bu haber toplam 189 defa okunmuştur
Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.