1. HABERLER

  2. OTOMOBİL

  3. “Dedemin insanları”
“Dedemin insanları”

“Dedemin insanları”

  Babamın ve annemin babaları kendileri çok küçükken ölmüşler. Kendileri dahi zor hatırlıyorlar. Yani benim dedem yoktu. Dede sevgisini bilmiyorum....

A+A-

  Babamın ve annemin babaları kendileri çok küçükken ölmüşler. Kendileri dahi zor hatırlıyorlar. Yani benim dedem yoktu. Dede sevgisini bilmiyorum. Tatmadım bilemem ki! Hafta sonu sabah ilk seansa,  günüm ölmesin diye Makromarketteki sinemaya gittim. Her şehirde olması gereken güzel ve temiz sinema salonları. Ancak benimle toplam dokuz  kişi vardı büyük salonda. Cumhuriyetin kuruluşundan sonra, 1923 yılında Türkiye’ye göç eden Giritli bir ailenin yaşamından kesitler. Dede rolüyle gönüllerde taht kurmayı hak eden Çetin Tekindor’un  başarılı oyunculuğuyla film kendini gösteriyor. Torunu küçük Ozan ayrı bir renk. Küçük Ozan’ı görünce kendi ilkokul öğrenciliğim aklıma geldi. Öğrencilik yıllarımı yaşadım biran. Siyah önlük, beyaz yaka. Önden ve yandan düğmeli önlük; kısa bir önlük istememe rağmen, arkadan düğmeli kuşaklı önlükle günlerimi geçirmiştim. Yaşıtlarıma göre biraz iriceydim. O nedenle önlük hiç hoşuma gitmezdi. Küçük Ozan insancıl dedesinin sevgisini doya doya yaşayamadan acısıyla karşı karşıya kalması... Girit’in Kurtuluş savaşı sonrası Yunanlılara kalmasıyla, orada yaşayan Osmanlı Türklerinin, Türkiye’ye zorunlu göçe tabi tutulmaları ve oradan yabancı diye gönderilen Türklerin, kendi ülkesinde de, azınlık muamelesi görüp dışlanmaya çalışmaları… İnsanların yıllarca yaşadıkları topraklardan sürgün edilmesinin acı gerçekleri. Ülkemizi bir tırpan gibi biçen 12 Eylül darbesinin günlerini yaşadık filmde. O yıllarda az çok herkes nasibini almıştı bu acı ve zulümlü günlerden. Haklı haksız çok insan tutuklanmıştı. İzmir’de Üniversite öğrencisiydim o yıllarda. Aynı zamanda çalıştığımdan, sabah işe gitmek üzere evden otobüse binmek için durağa doğru erkenden çıkmıştım. Garip bir gündü. Saatım mı yanlıştı diye düşünmüştüm. Dışarı da kimsecikler yoktu. Durağa yaklaşırken askerlerle karşılaştım. “Evinize geri dönün,  dışarı çıkmak yasak” sözüyle geri dönmüştüm. Sonradan öğrendim. 12 Eylül darbesinin ilk günüydü. İşte bu günlerin yaşandığı zaman. Filmin konusu da bu günlerde geçmektedir.   Küçük bir Ege kasabasında yaşayan ailenin belediyede çalışan damatlarının, yalanla iftirayla işten kovulması. Ozan’ın dedesinin damadı için hak aramasındaki haklı tepkileri ve çaresizlik… İnsanlar arasında yıllardır süre gelen ayrımcılığın, ye kürküm düzeninin her zaman geçerli olduğu yaşam biçimi. Son dönemde Türk sinemasına damgasını vuran Çağan Irmağın “Babam ve Oğlum” ve Issız Adamdan” sonra “Dedemin İnsanları” Günümüz tarihini yakından bilenlerin özellikle izlemesi gereken bir film. Sevginin iç içe yaşandığı bir dram. Çağan Irmak kendi gerçek yaşamından yola çıkarak beyaz perdeye uyarlamış olduğu bir film. Yönetmen; Çağan Irmak Oyuncular; Çetin Tekindor, Durukan Çelikkaya, Hümeyra, Zafer Alagöz, Yiğit Özşener, Gökçe Bahadır, Mert Fırat, Ezgi Mola, Mehmet Ali Kaptanlar, Sacide Taşaner ve Ünal Silver Kaçırmayın   Sanat kalemi  - Alaattin Karaer -   alaattinkaraer@mynet.com

Bu haber toplam 250 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.