1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Davos'tan Sonra
Davos'tan Sonra

Davos'tan Sonra

Davos'ta tüm mazlumlar adına söylenmiş sözler içimize huzur, yüzümüze gülücük getirdi. Yılların küf yığınları omuzlarımızdan sapır sapır...

A+A-

Davos'ta tüm mazlumlar adına söylenmiş sözler içimize huzur, yüzümüze gülücük getirdi. Yılların küf yığınları omuzlarımızdan sapır sapır döküldü. Bir kuş gibi hafifledik. Ne kadar da özlemişiz yiğitliği... Ömer Seyfettin'in Pembe İncili Kaftan'ını hatırladım. Onurlu duruşun insana kattığı yüceliği, huzuru ve asaleti gördüm. Hatıralarına sığındığım, avunduğum tarihim tecessüm etti ve bana dokundu. Kendini hatırlamanın bir miladı olabilir Davos. Düşmanlarını görünür kılamayanlar birbirlerine düşerler. Son bir asırdır bunun sıkıntısını çekiyoruz. Dışarıyı netleştiremediğimiz için dışarının gösterdiği yol haritasına göre içeride birbirimizle düşman olduk. Fırkalara ayrıldık, fitnenin sokaklarında boğulduk.30 Ocak 2009 günü ise memleketimin, genelde İslam topraklarının iç husumetleri bir kenara atarak nasıl kalp ritimlerinin uyuştuğuna şahitlik ettik. Az çok vicdanı olan, kâfirin gözünün içine bakmadan konuşabilen herkeste bir gülümseme, bir güzellik vardı. Daha da önemlisi vicdanı olan insanımız ne kadar çokmuş. Ne kadar çok güzel insan varmış. Davos'ta yaşananlar koparılmaya çalışılan bir vücudun organlarını birbirine yeniden bağladı. Gazze, Beyrut, Tahran, İstanbul, Trablus, Kahire kol kola girdi. Endonezya'dan Nijerya'ya, Fas'tan Afganistan'a bir halaya tutuştu insanlık. Şimdi düşman kaygılansın. Yıllardır ilmek ilmek ördüğümüz fitne ağları bir hamlede cehennemin dibini boyladı diye. Artık omuzlarımız birbirine değiyor. Omuzlarımızdan aldığımız güçle kendimizi yeniden keşfediyoruz. Allah'ın inayetiyle. Ayağa kalkmak için şöyle bir yekinmek gerekiyordu. Şimdi ayaklarımız olduğunu, ayaklarımızın üzerinde durabileceğimizi hissettik. O ayakların taşıyabileceği, istersek dik tutabileceğimiz bir başımızın olduğunu anladık. Haysiyetli yaşamanın tadını yeniden hatırladık. Düşmanın gönlüne bir korku saldık vesselam. Artık sokaklarımızda ‘bizden adam olmaz' gibi ümide darbe sözlerini pek duymayacağız. Artık, can emanetini, dünya misafirhanesinde haysiyetle taşımanın ve bu emaneti sahibine, alnının akıyla teslim edebilmenin mümkün olduğunu gördük. Bu sözleri Türkiye içi bir siyaset yorumu gibi anlıyorsanız, kesinlikle yanlış anlıyorsunuz. Burada söyleyen kişi hiç mi hiç önemli değil. Mazlumlara güven aşılayan, onların saflarını sık ve sağlam tutmalarına vesile olan gerekçe kimden ve nerden gelirse gelsin takdir edilmeliydi ve böyle de oldu. Ne mutlu düşmanın ağzına bakmadan hayra ve güzelliğe yol açanlara. Bu yıl bahar erken geldi coğrafyamıza. Davos'tan esen rüzgâr, çiçek donanmalarıyla zalime karşı durarak tüm mazlum coğrafyaları ve insanlığı şenlendirecek inşallah.

Bu haber toplam 199 defa okunmuştur
Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.