1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Cüneyt ARCAYÜREK!
Cüneyt ARCAYÜREK!

Cüneyt ARCAYÜREK!

     Yeni Meclis, Yeni siyaset 25. Yasama döneminin başlamasına dakikalar kalmıştı. Bir gün önce okumaya başladığım Ercan Kesal’ın “Peri Gazozu”...

A+A-
ca     Yeni Meclis, Yeni siyaset 25. Yasama döneminin başlamasına dakikalar kalmıştı. Bir gün önce okumaya başladığım Ercan Kesal’ın “Peri Gazozu” kitabını bitirmeme birkaç sayfa kalmıştı. Cüneyt Arcayürek’in ölüm haberini veriyordu televizyon.  Kitabı okumayı sürdüremedim. Abone olduğumuz Cumhuriyet gazetesindeki son yazısını hatırlamaya çalıştım. Evdeki gazeteleri aradım.  Son yazısının yayınlandığı 10 Mayıs tarihli köşe yazısını buldum. 13 Mayıs’ta tedavi altına alınmıştı. 1928 yılında Ankara’da doğan Arcayürek, gazeteciliği 1947 yılında Cumhuriyet Halk Partisi’nin yayın organı olan Ulus gazetesinde başlamıştır. Ankara Akşam haberleri, Kudret, Vatan, tekrar Ulus, Anka Haber Ajansı, Akis, Hürriyet, Tercüman, Milliyet ve Güneş gazetelerinde çalışmıştır. Milliyet gazetesinde ve Metin Toker'in yayımladığı Akis dergisinde hem yazarlık hem de genel yayın müdürlüğü yapmıştır. Amerika Birleşik Devlet Başkanı Lyndon B. Johnson tarafından Türkiye başbakanı İsmet İnönü’ye 5 Haziran 1964 tarihinde gönderilen ve “Johnson Mektubu” diye anılan Türkiye'nin Kıbrıs’a müdahalesini önlemek amacıyla ve kaba bir üslupla yazılmış olan mektubu; iki yıl boyunca gizli tutulduktan sonra Cüneyt Arcayürek ele geçirdi. Mektubun tam metni, 13 Ocak 1966'da Hürriyet'te yayımlandı. Hürriyet gizli tutulan mektubu yayınlayınca, 15 Ocak 1966'da dönemin iktidarı, İnönü'nün verdiği yanıtı da açıklamak zorunda kaldı. Bu olay üzerine hakkında çeşitli soruşturmalar ve davalar açılmasına yol açan ancak kendine Yılın Gazetecisi ünvanını kazandıran "Johnson'un Mektubu" haberiyle ün sağlamıştır. 1974 Barış Harekatı'ndan sonra Kıbrıs'a ilk giren gazeteci olmuştur. Cumhuriyet gazetesinin baş sayfasında Güncel isimli köşenin yazarıdır. Kanal Türk'te, Tuncay Özkan ile birlikte Pazar günleri yayınlanan Politika Durağı adlı programı sunmuştur. Süleyman Demirel'in cumhurbaşkanlığı döneminde ona danışmanlık da yapmıştır. 1985 yılından buna yana,  Cumhuriyet gazetesinin baş sayfasında “Güncel “ isimli köşenin yazarlığını yapmaktaydı. 10 Mayıs 2015 tarihinde yayınlanan son köşe yazısı: ------------------------- Viraj ustası Seçim propagandasının tadı kalmadı. TV’lerde yayımlanan meydan konuşmalarının özü de sözleri de hiç değişmiyor. Tabii zaman zaman ufak tefek değişiklikler dışında. Örneğin kıvrak dönüşler yapan Bay RTE, AKP adına kolları sıvadı. Beni halk seçti, Saray’da yan gelip yatamam. Elbette ülke sorunlarını halkımla konuşacağım, diyordu. Partisi yok ya; parlamentoda olmayacak ama Bay RTE, yeni anayasa başkanlık sistemi için bana     400 millletvekili verin diye avuç açmış dolandı. Baktı ki AKP propagandası sırıtıyor, lafı değiştirdi. Gönlünde bir parti varmış, 400 vekil neden istiyor o sırada anlaşıldı ve yine viraj değiştirdi. Halkın yanındayım diyen yutturmaca bir üslup kullandı. Son olarak YSK’ye başvuruların sonuçsuz kalması üzerine rahatladı ama bu kez de CHP’nin tarafsızlığını yitirdiği, partisi lehine konuşmalar yaptığını içeren bir başvurundan korktu. Bu kez yalın ifadelerle ben bir partinin değil, milletin yanındayım, diyor. Bu adamın bütün sözleri çevir aman kaz yerine kendisinin yanmaması amacında. *** Yardımcısı Başbakan AD’ye gelince, o RTE’nin gölgesinde vaat edecek cazip yeni bir öneri bulamıyor. En büyük buluşu karalamak istediği iki partiyi artık CHDP diye kabul etmemizi öneriyor. Muhalefet partileri ise daha çok ekonomik konularda kendi ilke ve amaçları çerçevesinde halkı yanlarına çekmeye çalışıyorlar. Hiç kuşku yok, ekonomi bu seçimin gözde sorunu olmasında CHP’nin yadsınamaz büyük ve etken rolü vardır. Seçim beyannamesinde ekonomiye ağırlık vererek yaptığı büyük hamle, tepedeki zatı ve yardımcısını şaşkına uğrattı. Hele iki bayramda emekliye iki maaş ikramiye öylesine tuttu ki kamuoyunda, diğer muhalefet partileri vaatlerinin başına ikramiye vaadini koydular. Aralarında asgari ücreti beş bin liraya çıkaracağını söyleyenler de oldu ama ciddiye alınmadı! *** Halk Bay RTE’nin başkanlık sevdasıyla pek ilgilenmiyor. Partilerinin güncel yeknasak vaatlerini kanıksayarak 7 Haziran’a gidiyor. Oysa bu seçim bir dönüm, bir kırılma noktası. HDP barajın altında kalırsa süper olur diyerek AKP’nin iktidarı yitirmemek için en büyük şansının bu olduğunu söyleyen Başbakan Yardımcısı’na karşın... …HDP barajı aşarsa bu sonuç yalnız AKP’nin yüzde 10 barajını yıkmakla kalmayacak... ...ayrıca sürekli iktidar sahibi olacağı sanısındaki AKP’nin başta RTE’nin başkanlık, Başbakan’ın 276 hayallerini de yıkacak. *** Bu pazar siyasal gelişmelerden çok günümüze yakışır hicivleri yazalım dedik.Örneğin:“Hayliden hayli kalınlaştı yobazlık yeniden / Sofulukta zorlu anırtı aldı yürüdü / Kara bir kinle taassup pusudan çıktı yine / Yurdu şahane cehalet yeni baştan bürüdü.”  Bir diğer: “Maksadın hizmetse şayet partiye arza hacet yoktur / ilan istemez /  Ey RTE lütfen çekil kâfi bize / Gölge etme başka ihsan istemez”  Başkası: “İşte size bir tablo / Görse şaşar Anibal/ Ördeklerden bir filo / Bir de  kazdan amiral...” *** İyi pazarlar Türkiye!.. ----------------------     Kitaplarından bazıları: Demokrasinin İlk Yılları, Bir İktidar Bir İhtilal, Çankaya'ya Giden Yol, Hapishanedeki Ecevit, Müdahalenin Ayak Sesleri, 12 Eylül'e Doğru Koşar Adım, Çankaya Hesaplaşması, Demirel Dönemi 12 Mart Darbesi, Kriz Doğuran Savaş, Sessiz Darbe, Etekli Demokrasi, Darbeler ve Gizli Servisler, Derin Devlet, Atatürk'ten Sonra Bugünlere Nasıl Geldik? 23 Haziran 2015 tarihinde aramızdan ayrıldı. Ailesinin ve sevenlerinin başı sağ olsun!  
Bu haber toplam 507 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.