1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. ÇSM’de insan hakları muhalefeti
ÇSM’de insan hakları muhalefeti

ÇSM’de insan hakları muhalefeti

CHP Ankara İl Örgütü tarafından gerçekleştirilen İnsan Hakları Paneli Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde gerçekleştirildi. Açılış...

A+A-
CHP Ankara İl Örgütü tarafından gerçekleştirilen İnsan Hakları Paneli Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını CHP Ankara İl Başkanı Zeki Alçın’ın yaptığı panele Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı Ahmet Abakay, gazeteci yazar Adnan Gerger ve CHP İzmir Milletvekili ve İnsan Hakları Komisyonu üyesi Rıza Türkmen konuşmacı olarak katıldılar. Panelde tutuklu bulunan gazetecileri temsilen konuşmacı kürsüsüne boş bir sandalye konuldu.   İnsan Hakları kavramının tarihsel serüveninin ve bugününün ele alındığı paneli Çankaya Belediyesi Başkanvekili Hüseyin Ünlü, Çankaya Belediyesi Başkan Yardımcısı Ali Ulusoy ve CHP Çankaya İlçe Başkanı Mehmet Perçin’in yanı sıra çok sayıda vatandaş da izledi. Türkiye’nin bugünkü insan hakları karnesinin pek içi açıcı olmadığını söyleyen Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı Ahmet Abakay,  insan hakları açısından en önemli göstergelerden birinin basın özgürlüğü olduğuna dikkat çekerek “Bugün 70’i aşkın gazetecinin hapiste olmasının yanı sıra basına korku atmosferi hakim kılınmış durumdadır” dedi.  İşçi örgütlerinin, basın kuruluşlarının, üniversitelerin iktidar tarafından teslim alınmış olmasının insan hakları alanındaki sorunları daha katmerli hale getirdiğini belirten Abakay, daha önceleri de Türkiye’de ciddi insan hakları ihlalleri oluyordu ama insanlara sahip çıkacak kurumlar ve örgütler vardı. Şimdi bu da kalmamış durumda. İşçisi, gazetecisi, üniversite hocası, öğrencisi iktidar karşısında tek başına örgütsüz ve güçsüz durumda, diye konuştu. Her yazdığı kitap sonrasında ’acaba tutuklanacak mıyım?’ endişesi yaşadığını belirten gazeteci-yazar Adnan Gerger ise, bu durumun tek başına Türkiye’deki insan hakları tablosu hakkında fikir vermeye yeterli olduğunu söyledi. Gazete patronlarının ekonomik olarak teslim alınmasına rağmen gazete çalışanlarının şaşırtıcı biçimde iktidarın baskılarına karşı direndiğini ve son dönemle yaşanan baskıların bu direnci kırmaya yönelik olduğunu söyleyen Gerger, insan hakları kavramının eksik ya da yanlış hizmet nedeniyle sokakta ayağımıza takılan bir çıkıntıdan kadına yönelik şiddete kadar çok geniş bir alanı kapsadığını ve insan hakları mücadelesinin de buna uygun bir duyarlılık ve yaklaşımla verilmesi gerektiği görüşünü dile getirdi. Rıza Türkmen ise, insan hakları kavramının insani varlığın vazgeçilmez bir niteliği olduğunu vurgulayarak başladığı konuşmasında, insan hakları ihlalinin insanın varlığını yok sayan çok ağır bir suç olduğuna dikkat çekti. Kitlesel insan hakları ihlallerine bakıldığında bir grup insanın önce ötekileştirildiğine, sonra onlara insandan daha aşağı varlık muamelesi yapılmaya başlandığına ve arkasından da kitlesel katliamların geldiğine dikkat çeken Türkmen, “İnsan hakları kavramı devrimci bir kavramdır ve bu uğurda verilen mücadele de devrimci mücadeledir. İnsan hakları kavramının Amerikan Devrimi ve Fransız Devrimi ile gündeme gelmiş olması bu açıdan anlamlıdır. Aynı zamanda insan hakları kavramı kutsala karşı aklın zaferini tanımlar. Ortaçağın kutsallıklarla kuşatılan dünyasında kendi aklı ile kaderine karar verme özgürlüğüne sahip bir birey ve insan yoktur. Bunlar devrimin ürünü olarak şekillenmiştir. Descartes’in ‘Düşünüyorum öyleyse varım’ sözü de bunu anlatır” şeklinde konuştu. CENGİZ TOKSARI
Bu haber toplam 406 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.