1. HABERLER

  2. SPOR

  3. ÇÖZÜMÜ İSTİSMAR ETMEYELİM
ÇÖZÜMÜ İSTİSMAR ETMEYELİM

ÇÖZÜMÜ İSTİSMAR ETMEYELİM

Yurdumuzda her kulvarda çözüm konuşulurken bunun zorunlu olduğu söylenirken Diyarbakır ilimizden gelen ve tam anlamıyla çözüm istiyoruz diye seslenen...

A+A-
Yurdumuzda her kulvarda çözüm konuşulurken bunun zorunlu olduğu söylenirken Diyarbakır ilimizden gelen ve tam anlamıyla çözüm istiyoruz diye seslenen Doğu ve Güneydoğunun samimi insanları kan dökülmesinden, huzursuzluktan bıktık, kan dökülmesin, huzur olsun. Bu yörenin insanları da insan gibi yaşasın. Devlet üzerine düşeni yapsın, yöre halkı da üzerine düşeni yapsın diyen bu toplumu meydana getiren akil insanların sivil toplum kuruluşlarının sesine kulak verelim. Eğer huzur istiyorsak, eğer canlar yanmasın diyorsak el ele verip milletimizin milli birliğini bozmayacak, kamu güvenini öncelikle benimseyecek, her şeyden önemlisi devletine güvenilecek şartlara dikkat ederek asgari müştereklerde birleşmek zorundayız. Barış, huzur kolay elde edilmez. Zordur ama zoru başarmanın yolu istişarelerden geçer. Diyarbakır’da toplanan bu insanlarımız buna hazır olduklarını beyan etmişlerdir. Bunu iyi değerlendirmek gerekmektedir. Devlet bütünlüğü bu günler için vardır. Devletsiz millet olmaz. Devletini hiçe sayıp bölücülük yapanların milletlerini ne hale getirdiklerini görüyoruz. Bundan bozucular ders çıkarmalı. Akil insanlarımızın sesine kulak verilmelidir. Senelerce meydana gelmiş olay ve hadiseler, devlet halısı altına süpürülmüş konuların bugün gün işığına çıkması ve bunun da halı altında kalmayıp çözüm yolları aranmış olması ve aranması fırsatının kaçırılmaması gerekmektedir. Kürtçenin konuşulmasının bile zor olduğu günlerden bu günlere gelinmiş olması kürtçe televizyonun bile 6 yıldır yörede yayın yapması bu çözümü kolaylaştıracak örneklerden birkaçıdır. Halen yurdumuzda atılan bu güzel adımları körleştirmek için çıkan olaylara çok dikkat etmek gerekiyor. Bu olayları dolaylı veya dolaysız destekleyenlerin aklına şaşmamak mümkün değildir. Bu olaylardan birini Fransa’daki olayla bağdaştırıp orda yapılan protesto yürüyüşü ile kıyaslayıp orada biber gazı ve toma yoktu diyerek yurdumuzdaki olaylarla kıyaslama yapılıyor. Demiyor ki Paris’teki o yürüyüşte polise molotof atan, devlet ve milletin malını tahrip eden, devletin otobüslerini yakan yüzü peçeli anarşistler yoktu demiyorlar.  Ve bunu ulusal basınımızın kendine göre en tecrübeli kalemi yazıyor. Bizim polisimiz askerimiz yani emniyet güçlerimiz hangi kanuni yürüyüş ve gösteriye biber gazı sıkıyor tomalarla müdahale ediyor. Bunu görmüyorlar mı? Yapılan yürüyüş ve protestoların belli bir yeri ve güzergahı vardır. Orada yapılır. Fikirler beyan edilir gerekli mesajlar verilir. İlgili makama duyurulur. Bunun dışında biz istediğimiz yere gireriz, istediğimizi yaparız derseniz onun karşısına da kanuni görevliler çıkar. Onu bu görevinden dolayı kınamak kötülemek hiç kimseye bir şey kazandırmaz. O görevliler devletini temsil edip kamu görevini sağlamak zorundadır. Buna itiraz edenlere de o güvenlik güçleri zamanı gelince yardımcı olurlar. Buna zaten muhtacız.  
Bu haber toplam 87 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.