1. HABERLER

  2. SPOR

  3. ÇÖZÜM SÜRECİ ve …
ÇÖZÜM SÜRECİ ve …

ÇÖZÜM SÜRECİ ve …

Şahitlik edilen ibretlik konuları objektif yaklaşımla incelemek, irdelemek ve bunu toplumla paylaşmak aslında bir ibadettir. Güzelliklerin -gönül gözüyle-...

A+A-
Şahitlik edilen ibretlik konuları objektif yaklaşımla incelemek, irdelemek ve bunu toplumla paylaşmak aslında bir ibadettir. Güzelliklerin -gönül gözüyle- güzel görülmesi; mutluluk duymak, keyif almak ne güzel! Olaylara at gözlüğüyle bakmak ya da  karamsar  tablo çizmek, çirkinlikleri görmek; hasetlik-fesatlık dürtüsüyle kendi nefsine zûlüm edip, bunu topluma da yansıtıp, yalan ve yanlış yorumlarla  birilerini etkilemek ne kadar acı! Başbakanımız Sayın Davutoğlu’nun Kayseri’li İş adamlarının konuğu olarak geçtiğimiz  Cumartesi akşamı Kayseri’de yaptığı konuşmayı televizyonda dinlerken “Maskeli kişiler Hakkâri’de üç askerimizi şehit ettiler” başlıklı alt yazı geçiyordu. Başbakanımızın konuşmalarını bu nedenle keyifle dinleyemedim. Bu hain alçaklığı kimlerin yaptığı zaten belli. Yapanlara yuh olsun! Ziya Paşa’nın “Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir/Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.”  veciz söz nitelikli beyiti aklıma geldi. Bu ibret dolu sözü günümüz Türkçe’siyle söylemek istersek: Kısaca: “Doğru, güzel sözle uyarılınca uslanmayanların hakkı kötektir, yani dayaktır.”  deniliyor. 1957  yılına ait aklımdan kalan iki örnek anekdotla yazımı süsleyip mesajı pekiştirmek istiyorum: Birincisi: Kırşehir-Özbağ’lı İlkokul öğretmenim Mehmet Atabay çok bilgili ve disiplinliydi. Üç öğrenci var ki edep-erkân (hâl ve gidiş) hususunda kendilerine çeki-düzen vermiyorlar, öğretmenimizin tüm nasihatlarını kulak ardı ediyorlardı: Öğretmenimiz bu üç arkadaşımızı sınıfın bir kenarına oturttuktan sonra öğrencilerden: “Ulu sözü dinlemeyen uluya-uluya yolda kalır!” atasözünden ne anladıklarını açıklayan bir kompozisyon yazmalarını istemişti. Öğretmenimin bu davranışından çok etkilendim. Öğretmenimizin huysuz öğrencilere verdiği nitelikli ders ve mesajın evrensel güzelliğini ve etkisini lütfen bir yorumlar mısınız? Halen unutamadım! İkincisi: Merhum Osman Bölükbaşı Nevşehir mitinginden dönerken bizim köylüler (Kurugöl’lüler)  arabasının yolunu kestiler ve kendisini köy kahvesine davet ettiler. Bu arada yatsı  ezanı okunuyordu. Dinleyicilerden bir kısmı bitişikteki Camiye gitmeye yönelince: Bölükbaşı: “Oturun, beni dinleyin! Namazın kazası var. Osman Bölükbaşı’nın propaganda konuşmasının kazası yok!” demişti. Sözün özü: Sayın Başbakan: Sen bir eğitimci sıfatıyla ilkokul öğretmenim Mehmet Atabay gibisin… “Çözüm süreci” diye-diye, dilin-damağın kuruya-kuruya, güzel-güzel anlatıyorsun; ama öte yandan maskeli taşeron hainler benim sevgili kardeşlerimi şehit ediyorlar. Dahası: Baş Hain APO’nun ‘Başmüzakereci’ sıfatıyla masada yer almasını istiyorlar. Sayın Başbakanım, insanlıktan nasibini alamamış bu alçaklara hangi çözümden ve süreçten bahsediyorsun, Allah aşkına?.. Akîl insan olarak Ben Zaat-ı âlîlerinin ne demek istediğini elbette anlıyor ve tüm çabalarınıza yürekten katılıyoruz… O maskeli hainlere onların anladığı dille, yani Ziya Paşa’nın dediği gibi anlatılması, ya da alınlarının şakına şamarın (şaplağın) şaklatılarak anlatılması şarttır; şart... Hoşça kalınız.      
Bu haber toplam 175 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.