1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Çolak: Bazı ilaçlar karaborsaya düştü
Çolak: Bazı ilaçlar karaborsaya düştü

Çolak: Bazı ilaçlar karaborsaya düştü

Türk Eczacıları Birliği (TEB) Genel Başkanı Ecz. Erdoğan Çolak, ilaç fiyatlarının aşağı çekilmesi ile kâr edemez noktaya geldiklerini öne süren...

A+A-

Türk Eczacıları Birliği (TEB) Genel Başkanı Ecz. Erdoğan Çolak, ilaç fiyatlarının aşağı çekilmesi ile kâr edemez noktaya geldiklerini öne süren ilaç firmalarının bazı ilaçları üretmeme ya da ithalatını durdurma yoluna gittiğini iddia etti. Çolak, “Bunun sonucunda bazı ilaçlar karaborsaya düşmüş, vatandaşlarımız sağlığı için temel önemde olan ilaçları temin edemez hale gelmiştir.” dedi. Türk Eczacıları Birliği Genel Başkanı Ecz. Erdoğan Çolak, yaptığı yazılı açıklamada Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nun ilaç harcamalarını kısıtlayan politikalarına bağlı olarak ilaç fiyatlarının büyük ölçüde düştüğünü hatırlattı. “Ancak ilaç fiyatlarının sürekli olarak aşağı çekilmesi ile artık kâr edemez noktaya geldiklerini öne süren ilaç firmaları bazı ilaçları üretmeme ya da ithalatını durdurma yoluna gitmiştir." diyen Çolak, açıklamasına şöyle devam etti: "Bunun sonucunda bazı ilaçlar karaborsaya düşmüş, vatandaşlarımız sağlığı için temel önemde olan ilaçları temin edemez hale gelerek bir kez daha mağdur olmuştur. Bunun en yakın örneği geçtiğimiz haftalarda kamuoyunun gündemine gelen tiroit ilaçlarıdır. Fiyatı 2 -5 lira arasında değişen bu ilaçlar, firma tarafından üretilmediği için bulunamaz hale gelmiş; ömrü boyunca bu ilaçları kullanmak zorunda olan vatandaşlar büyük bir endişe ve paniğe kapılmışlardır. Sadece tiroit ilaçları da değil örneğin bleomisin sulfat etken maddeli lenfoma ve testis tümöründe kullanılan kanser ilacı ile mytomisin etken maddeli mesane tümörü ilacı ve naltrexone etken maddeli alkol tedavisinde kullanılan ilaç da yine piyasada bulunmamaktadır.” TÜRKİYE’DE 8 YILDA ÖZEL HASTANELERE AKTARILAN PAY 16 KAT ARTTI. Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nun hastane maliyetlerindeki artışları göz önünde bulundurmadığını söyleyen Çolak, bu yönde çıkan haberleri hatırlattı. Çolak, “Bu yılın ilk 8 ayında geçen yılın aynı dönemine göre hastanelere müracaat sayısı yüzde 22,5 artarak 262 milyon 505 bine ulaşmıştır. En fazla müracaat sayısı yüzde 30 ile devlet hastanelerinde yaşanmış, özel hastanelere başvurular da yüzde 3.62 oranında yükselmiştir" dedi. Türkiye’de 8 yılda özel hastanelere aktarılan payın 16,5 kat arttığını aktaran Çolak, şunları ekledi: “O çok arttı denen ilaç harcamalarına ödenen pay ise aynı dönemde 5,5 kat artmıştır. 2001-2009 döneminde toplam sağlık harcamalarındaki artış 6,2 kat iken bu kalemin altında yer alan tedavi harcamalarındaki artış 8.4 kattır. Açıkça görülebileceği gibi en fazla artış tedavi harcamalarında gerçekleşmiştir. Bu kalem içinde ise, en fazla artış özel hastanelerdeki tedavi harcamaları açısından gerçekleşmiştir.” 2002 YILINDA 180 ÖZEL HASTANE VARKEN, BUGÜN 500’E YAKIN ÖZEL HASTANE FAALİYETTE Son yıllarda standart altı birçok özel sağlık kuruluşu kurulduğunu dile getiren Çolak, “Ülkede verilen sağlık hizmetinin içindeki özel sektör payı yüzde 6’lardan yüzde 30’lara tırmanmıştır. Devlet eliyle vergiler, primler, sağlık sandığı kesintileri ile toplanan paralar her yıl SGK eliyle özel sektöre hibe kredi gibi aktarılmıştır ve aktarılmaya devam etmektedir. 2002 yılında 180 özel hastane varken, bugün 500’e yakın özel hastane faaliyet halindedir.” sözlerini kaydetti. Sadece ilaçta tasarrufa odaklanan tedbirler alınmasının hakkaniyetli olmadığını söyleyen Çolak, şöyle devam etti: “Bugün ülkemizde hastanın bir yıl içinde hekime gitme sıklığı son on yılda 2,5’tan 8’e çıkmıştır ve artmaya devam etmektedir. Nüfusumuz yaşlanmakta, ileri ilaç teknolojisi ile üretilen ilaçlar piyasaya pahalı olarak girmektedir. Bütün bunlar doğallığında ilaç harcamalarında artışa neden olmaktadır. Sosyal devlet olmanın gereği olarak sağlık ve sosyal güvenlik harcamalarını karşılamak kamunun görevleri arasında yer almaya devam ediyorsa, esas yapılması gereken tasarrufun bedelini hasta ve sağlık çalışanlarına ödetmek değil, ilaca ayrılan bütçenin gerçekçi bir biçimde yapılandırılmasıdır. Oysa ilaç bütçesinde bugüne kadar geçerli yaklaşım, bütün bu faktörleri gözetmeyen, adeta 'ben yaptım oldu' mantığı ile hareket eden bir tutum olmuştur. Devletin, ilaç fiyat indirimleri ve kamu kurum iskontoları yoluyla ilaç fiyatlarını baskılamasına rağmen, resmin bütününe bakılmadığı için bütçedeki açık yine de kapanmamaktadır. Bugün Türkiye’de ilaç fiyatları birçok Avrupa ülkesinin bile altındadır. Ancak ülkemizde sadece ilaç konusunda yaşama geçirilmeye çalışılan bir sağlıkta tasarruf politikası olduğu için tasarrufla beklenilen amaca bir türlü ulaşılamamaktadır." Çolak, ilaçta tasarrufu akılcı ilaç kullanımı çerçevesinde planlayarak, tasarruf önlemlerini bütünsel bir perspektifle hayata geçirmek gerektiğini vurguladı.

Bu haber toplam 415 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.