1. HABERLER

  2. SPOR

  3. CEVİZLİ ÇEŞME
CEVİZLİ ÇEŞME

CEVİZLİ ÇEŞME

Cevizli Çeşme; Seyfli Köyünü kuran dedemin Kara Kıl Çadırını kurup, içinde barındığı toprağı, tarlası, yeri yurdudur. Yıl hangi yıl, onu bilen...

A+A-

Cevizli Çeşme; Seyfli Köyünü kuran dedemin Kara Kıl Çadırını kurup, içinde barındığı toprağı, tarlası, yeri yurdudur. Yıl hangi yıl, onu bilen yok.

Cevizli Çeşme’de biri, iki tarlamızın arasında, biri tarlamızın orta yerinde kaş adı verilen yerde, biri tarlamızın üst tarafında üç ayrı çayır vardı ki, sonuncusuna büyük çayır denilirdi. Çayırların içinde yürekleri hoplatarak kaynayan pınarlar vardı. Susadıkça pınarlardan su içip, manda ve öküzlerimizi güttüğüm oldu amma, bu yazdıklarımı inkâr edenler var. Ağabeyimden Karacaoğlan’ın şiirlerini türkü olarak dinleyerek, Cevizli Çeşme’deki tarlanın sulu yerinde tırpanla, kıraç yerinde orakla, kavrama ekin biçtiğim olmuştur. Haksızlık etmek için Bunu da tanımayanlar oldu.

Bir Çarşamba günü akşamüzeri yaşlı bir insan misâfir olarak evimize gelmiş, ekin biçebileceğini söylemişti. Adı Vahit olan bu kimse ile merhum babam konuşmuş, Cevizli Çeşme’de orakla biçmesi için küçük bir tarla göstermişti. Biz, bu misâfire Vahit dayı demiştik. Vahit dayımız köylü sigarası içerdi. Vahit dayı’nın “yüz yağı” dediği bir de kremi varmış. Vahit dayımız “yüz yağı” dediği kremle sigara içmek için kullandığı ağızlığını kaybetmiş.

Merhum babam Yozgat Yolu kıyısında tırpanla Abdurrahman tarlasında ekin biçiyordu. Vahit dayı, 250 metre kadar öteden, merhum babama; “Memmet Efendiii! Uşakların camızları çevirmeye gidincân, dün azlığımı, bôn de yüz yağımı çalmışlar” diye seslendi. Tam olarak bilmiyorum amma Vahit dayı, en fazla 5 dönüm olan tarlayı bir ayda orakla biçip bitirmiş, merhum babam ona çok iyi ücret verip köyüne göndermişti. Vahit dayı’nın biçtiği tarladaki ekin yığınlarını sap kağnısına yüklerken, yığının birinden “ağızlığı ve yüz yağı” dediği kremi, desteyi kağnıya yüklemek için kaldırınca yere düşmüş, böylece biz de Vahit dayının suçlamasından kurtulmuştuk.

“Tükendi mi kaynakların?/ Dostu sendin toprakların,/ Susayan sana koşardı;/ Öpülürdü yanakların.” Diye; Uğrunda şiir yazdığım pınarlardan bu güne kalan olmamış, o güzelim çayırları, pınarları sellerin getirdiği taş-kum doldurmuş, çocuk yaşta iken yaşadığım o yerleri böyle görünce biraz daha uzunca olan yukarıdaki şiirimi yazmıştım.

Aradan yıllar geçmiş, merhum dedelerimin Keskin civârındaki ilk yurdu Cevizli Çeşme, zihnimde canlanmış, bu kez de diz çöküp, yanağından öperek suyunu içtiğim, günümüzde tümüyle yok olmuş, bir damla suyu, izi bile kalmamış kuru pınarlar için dört kıt’a olan şiirimi yazdım. 6.1.2015 “Bana darılmayın, bana küsmeyin, Bağrına basarak geçtiğim yerler. Cevizli Çeşme’de dedem yurdunda, Diz çöküp suyunu içtiğim yerler.

Bu haber toplam 273 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.