1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Çelik Çomak-- Nusret Kılıç
Çelik Çomak-- Nusret Kılıç

Çelik Çomak-- Nusret Kılıç

AYRI DÜŞMÜŞ ZAMANLAR -2- Yıldırım Türk, bir edebiyat öğretmeni; fakat sıradan bir edebiyat öğretmeni değil. Öğretmenliğin yanı sıra çeşitli...

A+A-
AYRI DÜŞMÜŞ ZAMANLAR -2- Yıldırım Türk, bir edebiyat öğretmeni; fakat sıradan bir edebiyat öğretmeni değil. Öğretmenliğin yanı sıra çeşitli edebiyat dergilerine yazı yazan, en son ekip olarak yaptıkları Türkiye çapındaki “Ödüllü Hikaye Yarışması” nda büyük emeği olan bir arkadaşımız. Ayrı Düşmüş zamanlar da kendisinin önemli bir ürünü; ilk göz ağrısı… Kitaptaki hikayeleri tahlile kaldığımız yerden devam ediyorum. Talaş Yığını’nda; yaz tatilinde haylazlığı dolayısıyla babası tarafından marangoz yanına verilen çocuğun acıklı öyküsü ele alınmaktadır. Çocuk kendisine değer verilmeyişini, insan yerine konulmayışını sorgular. Ustasının ikili davranışlarını ve üzerinde bıraktığı olumsuz, psikolojik etkiyi anlatır. Kitabın içindekiler kısmında “Dayım Gelmiş Ellerinde Çiçekler” hikayenin anlatıldığı bölümde “Dayım Gelmiş Ellerinde Masallar” başlıklı hikayede; köyde yaşayan, kış olunca şehirdeki yeğeninin yanında, bir bahane bularak kışı geçiren Sadi dayının öyküsü anlatılmaktadır. Yalancı olan Sadi dayı kendisini ziyarete köye gelen bu akrabalarına iyi davranmamasına rağmen kış olunca yine akrabalarının kapısını çalmaktan çekinmez. Kilitli Parke Taşı’nda; olaylar parke taşının diliyle anlatılmış. Seçimlerde sonra iş başına gelen, henüz miadını doldurmadığı halde döşeli kilit parke taşlarını söktürüp yerine yenisini döşeten belediye başkanı eleştirilmektedir. Betonlaşmanın ve rahat nefes alınabilecek alanların daraltılmasıyla yaşanılan ruh çalkantıları anlatılmaktadır. Bir Yıldız Düştü’de yazarın; ilk görev yaptığı bir ilköğretim okulunda öğrencilerle iletişimi ele alınmaktadır. Yazar, üniversite yıllarında edindiği teorik bilgilerin pratikte pek işe yaramadığını görür. Hikaye, Şenay isimli bir öğrenci üzerinde odaklaşır. Babasını kaybeden ve amcasının himayesinde okula devam eden, amcasının okumasını istemediği, amcası tarafından daha sonra okuldan alınarak çocuk yaşta evlendirilen kızın yaşadığı travma anlatılmaktadır. Bir başka hikaye Teyyare Geçiyor; ortak arkadaşımız değerli Mahmut Kaya’ya ithaf edilmiş. Mahmut Hocam’la da uzun yıllar Atatürk Anadolu Lisesi’nde görev yaptık. Her zaman saygı duyduğum, mütevazı, işini seven bir arkadaşımız… Hikayede, görücü usulü ile evlendirilen Esme kızın öyküsü anlatılır. Nişanlısının umursuz tavırları karşısında beklediği ve aradığı koruyucu tavrı nişanlısında bulamayan kızın; kendisine göz koyan, Kavruk Kadir’le kaçan, Esme kızın öyküsü… Hastane Koridoru’nda; hikaye diğer hikayelerden farklı bir anlatım tarzı sergilenerek alışılmışın dışında bir teknik kullanılmış. Üçlü bakış açısıyla olaylar ele alınmış. Hikayede, daha önce iki çocuğu bebek yaşta ölmüş bir babanın, hastalanan üçüncü çocuğunu getirdiği hastanedeki uzun bekleyişi ve sonunda doktorla yaşadığı kavga anlatılır. Hikaye burada doktorun bakış açısıyla devam eder. Nişanlısından ayrılmasıyla sıkıntılı günler yaşayan ve bu durumu hastalarına yansıtan bir doktorun psikolojik durumu doktorun bakış açısıyla anlatılır. Diğer bir bakış açısı ise olaya şahitlik eden hastabakıcı tarafından anlatılanlardır.   Yalnızlık Sardı Ruhumu hikayesi; yazarın dünyasında önemli bir yeri olan aynı zaman da kendisi de bir edebiyat öğretmeni olan Oğuz Öcal’a ithaf edilmiş. hikayede; olay kahramanının kendi iç dünyasının dinamikleri ile yaşadığı çevre arasındaki gel-gitler anlatılmaktadır. Hikayede kendi “ben”i ile dış dünyanın bu “ben”e bakışı ve insanın kendi “ben”ine kaçışı ele alınır. Yazgı’da; öğrencisi İsa’nın gönül yangınını söndürmeye çalışan Maruf Hoca’nın, sevgisini açamadığı ve sonbahara ertelediği Gönül Hanım’a açılma düşüncesi ve sonbaharda karşılaştığı sürpriz bir durum: İsa ile Gönül Hanım’ın evlendikleri haberi ile sarsılışı ele alınır. Korkuyla Yaşamak’ta; bir daha dönmem diyerek çıktığı baba ocağına yıllar sonra birkaç günlüğüne tekrar dönen bir banka müdürünün iç dünyasındaki çalkantılar ele alınmaktadır. Eski yaşadığı mekanlar gözlerinde bir bir canlanır. Eski arkadaşı berber Hüsnü ile geçmiş günleri yad ederken çocukluk arkadaşlarının başlarına gelenler üzüntüsünü bir kat daha artırır. Küller Savrulunca da bir bankacı hikayesi; bankacı Adil Bey’in hikayesi… Adil Bey emekli olunca elindekileri kısa sürede tüketir. Geçim sıkıntısı çekmeye başlar. Bu arada özel bir yurdun kantininde iş bulur. Bir süre sonra işleri yetiştiremediği için yardımcı talebinde bulunur. Üniversite öğrencisi Aylin, yardım etmek üzere işe başlar. Belli bir zaman sonra Adil Bey’in hal ve hareketlerinde değişiklik başlar. Adil Bey karşılıksız bir aşk yaşamaya başlar. Bir gün Aylin’in nişanlandığını öğrenince kahrolur. Ayazda Güvercin İzleri’nde yazar eski öğrencisi Nazdar’a seslenir. Yazar, yedek subay öğretmen olarak görev yaptığı Hakkari Çukurca’daki izlenimlerini ve hatıralarını öğrencisine yazdığı hikaye tadında mektuplarla ortaya koyar. Burada farklı bir yöntem göze çarpar. Olaylar, tasvirler mektup-hikaye tarzında ele alınır. Nazdar’ın yazdığı mektupta, öğretmeninden ısrarla “Çukurca ile ilgili izlenimlerini” yazmasını istemesi hikayenin mihenk noktasını oluşturur. Ayrı Düşmüş Zamanlar, Baki’nin "Baki Çemende hayli Perişan İmiş" başlıklı hikayesi ile nihayete erer. Bu hikayede edebiyat aşkıyla dolu, işini seven yaşlı bir edebiyat öğretmenin toplumsal değişme sonucu yaşadığı travma anlatılmaktadır. Edebi zevkle kaleme alınmış, bir solukta okuyacağınız bir hikaye kitabı olan Ayrı Düşmüş Zamanlar, bu edebi zevki tatmak isteyen okuyucularını beklemektedir. Yıldırım Hocamın kalemine ve yüreğine sağlık temennisiyle…        
Bu haber toplam 397 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.