1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. Canım babam…
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Canım babam…

A+A-

 

    alaattin-karaer--kose-yazisi-057.jpg Dün babalar günüydü!

     Yani bizim günümüzdü!

     Bizim günümüz hep okulların kapanış veya üniversite sınav günlerine denk geliyor ne hikmetse…

     Bu yılda bayrama denk geldi. Onun içinde yazmak istememiştim.

     Aslında bu günlere oldu bitti karşıyımdır. Ancak yaşamda bazı olaylardan kendimizi soyutlamamız mümkün olmuyor. Günler, kendiliğinden toplumla bütünleşiyor ve yaşamımızın bir parçası haline geliyor. Nereden gelip, nasıl toplum içerisine yerleştiği belli olmasa da, yıllarca hiçbir temel dayanağı ve mantıklı izahı olmadan yerleşiyor yaşamımıza.

     Hatta kişiler zorunlu hissetmeye başlıyor ve bekliyor bu günlerin gelmesini.

     Eleştirdiğimiz, uygun bulmadığımız, bu günlere bizde kendimizi kaptırıyoruz.

     Geçen gün eşim aradı. İsmini verdiği bir mağazada, babalar günü için indirimli gömlek satılıyormuş. Bakarsan dedi. Kendi kendime babalar günü hediyesi alacaktım. 

     Aslında bizde çok meraklı değiliz diyorsak da, uzaktaysalar bir telefonlarını bekliyoruz. Kendi paramızla da olsa küçük bir hediye bekliyoruz sanırım. Öyle alışıla gelmiş yıllar içinde!

      Dün kızım da oğlumda telefonla arardılar unutmamışlar. Bende babamları döndüm Kayseri’den.

      Hepsi bahane aslında!

      Onların sesini duymak, sevildiğimi hissetmek, bu duygu ve düşünceleri onlara aşıladığımı bilmek istiyorum.

      Babaları yaşayanlar için durum böyle!

      Rahmetli olanlarda durum ise ayrı bir burukluk…

      Şu anda yaşamını Kuşadası’nda sürdüren dostumuz Nazlı Dölek Bayrakçı, 28 yıl önce 12   Haziran’da vefat eden; Türkiye çapında 450’ye yakın caminin mihrabını yapan,  babası merhum hattat İskender Dölek’in için, facebookta okuduğum yazısını kesintisiz olarak sizlerle paylaşmadan geçmek istemedim!

    

    “Bugün tam 28 sene oldu sen gideli…

    Ama sen gitmedin ki yüreğimizde hep yaşadın canım babam...

    Nurlarda yat!

    Hani sen 6 çocuğunla övünür, onları hayatının en büyük zenginliği görür ve “benim 6 katlı apartmanım var” derdin ya…

    Biz sana 6 katlı bir apartman vermiştik, sen bize koca bir dünya verdin!
    Yaşarken mutluluğumuz, sevincimiz, umudumuzdun. Sırtımızı verdiğimiz dağ’dın. Evimize ekmek getiren rızkımızı verendin.

    Öldükten sonra da gururumuz, saygınlığımız, onurlu soy adımız oldun.

    Senin an an, saat saat, gün gün emek vererek oluşturduğun o yüce ismine biz yalnızca sırf senin kanından olduğumuz için sahip olduk.

    Babam, kıymetlim!...

    Biliyorum, ben de senin kıymetlindim. Ama sen zaten hepimizi ayrı ayrı çok severdin ve bunu her zaman bize hissettirdin. Sevgi ortamında büyüttün bizi. Paylaşmanın, sıkıntılara tebessüm ederek göğüs germenin bir yaşam felsefemiz olması senin sayende oldu. Senden öyle gördük, öyle bildik çünkü. Para değil, insan biriktirmenin en büyük insanlık vasfı olduğunu yalnız biz değil, çok kimse senden öğrendi.

    Canım Babam!...

    Bir çocuk babasıyla kaç yıl birlikte olur?

    Bir çocuk babasına kaç yılda doyar? Ya da doyar mı?

    Hele de dünya tatlısı, şeker mi şeker, yüzü, gözü, dili, kalbi tatlı mı tatlı, sevgi dolu, şefkat dolu bir babaysa eğer, ona doyum olur mu?

    Eğer sen İskender Dölek’sen asla!

    Canım babam, doyamadım, doyamadık sana. Çok erken ayrıldın. Bugün tam 28 yıl olmuş. Dile kolay, sensiz geçen bir çeyrek asır. Yani şöyle düşün, bir çocuk doğuyor, 28 yaşına geliyor, evleniyor ve sen yoksun. Yani, bugün 28 yaşında olan torunların seni hiç görmedi.
    Herkes anlamı kadar bir boşluk bırakırmış giderken. Bu demektir ki sen dünya kadar bir boşluk bıraktın. Ama o boşluğu da yine senden öğrendiğimiz üzere, başkalarını sevmeyle, hayatın güzelliklerini keşfetmeyle, hayatı olduğu gibi kabul etmekle doldurmaya çalışıyoruz.

    Mekanın cennet olsun...

    Canım babam…”

                                                                       

     Bırakalım bugün, tüm engelleri kaldıralım,  bir kere öpelim, öpmemize izin verin babalarımızı!

     Tüm erkeklerin babalık duygusunu tatması dileğiyle!

     Baba gibi babaların günü kutlu olsun!

 


 

Bu yazı toplam 1095 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.