1. HABERLER

  2. SPOR

  3. ÇANAKKALE’DE TÜRK’ÜN DESTANI-ALİ AYDEMİR
ÇANAKKALE’DE TÜRK’ÜN DESTANI-ALİ AYDEMİR

ÇANAKKALE’DE TÜRK’ÜN DESTANI-ALİ AYDEMİR

“Dedelerinin zaferlerini bilmeyen torunlar, Düşmanlarının zaferlerine tutkun olurlar.”             Çanakkale; bütün dünyanın hayretle ve...

A+A-

ali aydemir1

“Dedelerinin zaferlerini bilmeyen torunlar,

Düşmanlarının zaferlerine tutkun olurlar.”

            Çanakkale; bütün dünyanın hayretle ve ibretle izlediği kutsal ve unutulmaz birmekân olmuştur. Çanakkale Destanını anlatmakla, yazmakla bitiremeyiz. Tarihi tanımak, tanıtmak, anlamak ve anlatmak, her Türk eğitimcisinin asli görevlerinden biri olmalı ve bu uğurda gerekli çabaları göstermelidir. Türk Milletini ortadan kaldırmak isteyen emperyalist devletler, bütün güçleriyle saldırmışlar ve kendilerince kesin zafer kazanacaklarına inanmışlardı. Son teknolojik silahlarla, sömürgelerinden toplamış oldukları yüz binlerce askerlerle bütün güçleriyle yüklenmişler. Türk Milletinden unutulmaz bir ders alarak gitmişlerdir. Çanakkale’ye ilk saldırılarından, son saldırılarına kadar geçen zamanda kimlerle savaştıklarını, neler yaşadıklarını gördüler. Sağ kalanlar ülkelerine döndüklerinde yaşadıklarını ömürleri boyunca yakınlarına anlatmışlar veya hatıralarını yazmışlardır. İmha edilmek istenen bir milletin neler yaptıklarını, nelerle mücadele ettiklerini, savaşın geçtiği yerleri, savaş malzemelerini ve anlatılanları dinlemek için herkesin Çanakkale’yi mutlaka görmesi gerekir. ali aydemir2 Tabyaların, namazgâhların, Şehitliklerin, savaş araçlarının ihtişamı hala canlılığını korumaktadır. Bir davayı, bir konuyu ve bir ülkeyi en iyi şekilde etüt etmek için bütün eğitim ve öğretim metotlarını ortaya koyması gerekmektedir. Yaparak ve yaşayarak öğrenmeyi, takrir, soru-cevap, gözlem, araştırma ve inceleme metotlarını devreye sokup, Çanakkale Destanını en iyi bir şekilde tanıtmak amacıyla eğitimcilere çok iş düşmektedir. Çanakkale Savaşlarında 35 ülkeden askerin savaştığı, 254 bini aşkın Türk askerinin şehit düştüğünü, bir metre kare alana 6 bin merminin düştüğünü kaç kişi bilmektedir? Çanakkale’ ye saldıran güçlerin de yüz binlerce kayıp verdiğini belirtecek olursak; yeni nesiller Türk Milletinin özelliklerini, savaş kabiliyetini, düşmanda olsa yardımseverliğini, ölüme bile seve seve gittiğini yeni nesiller bilmek zorundadır. Bu destanı okumakla, filimler seyrederek te olmuyor. Gezilip, görülmesi, duygularda değişikliklere sebep olacaktır. Çanakkale’nin neresine bir kazma vurulsa, nerede bir yol onarımı yapılsa şehitlerin kemikleri çıkmaktadır. Koruluklarda yol açmak isteyen dozerlerin her açtığı yerde kemikler ortaya çıkıyor. Yeni yeni şehitliklerin düzenlenmesi yapılmaktadır. Bu durumlar karşısında tarih yeniden canlanıyor, yürekler yeniden yanıyor ve görenler ürperiyor.Seyit Onbaşı’nın hikayesi apayrı bir özellik taşımaktadır. İlahi gücün bir göstergesiydi. Bazı yerlersürülerek tarla yapılmış. Çıkan kemikler toplanmış. Rehberin anlattığına göre 80 kağnı kemiklerin toplandığı, hala da birçok yerden kemiklere rastlandığı belirtilmektedir. Savaştan sonra kalan demir enkazları birileri tarafından toplanmış, bazı toplar kesilerek hurda fiyatına satılmıştır. Diğer bulunanlar müzelere ve şehitliklere konulmuştur. Seddülbahir’de bu sene ilk defa 100. Yıl nedeniyle devlet töreni düzenlenmiştir. Çanakkale Destanında o kadar çok bilinmesi gereken var ki; Çanakkale Savaşları bir devlet politikası olmalıdır. Okullara ders olarak konulmalıdır. Türk Çocuğu Ata’sını, şehidini tanımalı, Onlara layık evlatlar olmaya çalışmalıdır. Savaştan sonra bir Türk Subayının hatıralarındaki şu cümle çok anlamlı ve düşündürücüdür. “Yaralıları taşıyanlardan ter, sedyelerdekilerden de kan akıyordu.” Tüyler ürperten, belleklerden silinmeyen o kadar çok anılar anlatılıyor ki; İstiklal Marşı’mızın yazarı Mehmet Akif Ersoy’da, bu savaşı o kadar güzel anlatıyor.

“Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı,

Düşün altında binlerce kefensiz yatanı,

Sen şehit oğlusun yazıktır, incitme Ata’nı,

Verme dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.”

            Mucurlular Sosyal Yardımlaşma, Dayanışma ve Kültür Derneğinin 09 Kasım 2014 de Çanakkale gezisine katılma mutluluğunu yaşadım. Mucurumuzun da ilçe oluşunun 100. Yılı ve Çanakkale Savaşlarının 100. Yılı aynı tarihe rastlaması ayrı bir önem taşıyordu. Kırşehir’in Çiçekdağı’ndan Mehmet Çavuş’un gösterdiği cesaret ve vatanseverliğinin nişanesi olarak kendisine bir anıt yapılmış ve çevresi düzenlenmiştir. Dernek Başkanı Mustafa KÖKSAL ile Mucur Şehitlik Parkından götürdüğümüz toprağı oradaki ağaç ve çiçeklerin dibine dualar okuyarak döktük. Mehmet Çavuş’un kahramanlığı şöyle anlatılmaktadır: Korku Deresinden düşmanın attıkları el bombalarını yere düşer düşmez alıyor ve geri düşman mevzilerine atıyormuş. Bu durumu fark eden düşman aynı anda birkaç el bombasını fırlatmaya başlamış. Çok seri bir şekilde hareket eden Mehmet Çavuş, bombayı geri atmada gecikince, bomba elinde patlıyor ve elini parçalıyor. Tedavisi için hastaneye götürülür. Yaralıları ziyarete gelen Anafartalar Komutanı Mustafa Kemal’e “Paşam! Beni tekrar cepheye gönder. Savaşmam için bana bir kolda yeter.” Sözleri üzerine, Mehmet Çavuş’un gözlerinden öpen Paşa, duygulanır. Tekrar cepheye dönen Mehmet Çavuş şehit olur ve şehit düştüğü yere defnedilir. Bu tepeye Cesaret Tepesi adı veriliyor. Emperyalist güçlerin saldırıları o kadar acımasız bir hal alıyor ki; yaralıların bulunduğu hastaneler bile bombalanıyor. Kendilerini medeniyetin sahipleri sananlar adeta tek dişi canavarlar olarak tarihe geçmişlerdir. Çanakkale’den Eceabat’a feribotla geçerken; karşıdaki tepenin üzerindeki Mehmetçik resminin altındaki şu altın değerindeki sözleri rahatça okuyabiliyorduk.

“Dur yolcu, bilmeden gelip bastığın,

Bu toprak, bir devrin battığı yerdir,

Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın,

Bir vatan kalbinin attığı yerdir.”

            Bu toprakları gezerken, anıları dinlerken, duygulanmamak elde değil. İstanbul Darülfünun Mektebinin öğrencilerinin büyük bir bölümü şehit düşmüş, o yıl okul mezun verememiştir. On beşliler için söylenen türküler dillerden düşmemektedir.Çanakkale’nin her karışında bir anı, bir destanokunmaktadır. Çanakkale gezisini tertip eden Mucurlular Sosyal Yardımlaşma, Dayanışma ve Kültür Derneği, çok anlamlı bir etkinliğe damga vurmuşlardır. Bu gezi sırasında maddi desteklerini esirgemeyen Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi YAŞAR’ a, Mehmet Badem’e, Dernek Başkanı Mustafa KÖKSAL’ a, kamera ve fotoğraf çekimlerinde her zaman olduğu gibi fedakârHasan BAYKAL’ a,  yolculuk sırasında emeklerini, çabalarınıesirgemeyen Murat KÖKSAL ve Serdar AYDEMİR’ e ve emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Bu tür etkinliklerde dernekte daha önce başkanlık görevleri yapan Mucurluları, Yeni dernek kuran Mucur Havalisi üyelerini de aramızda görmek bizleri mutlu edecektir. Ayrılıkta azap vardır. Birlikten kuvvet doğacaktır. O tarihlerde Çanakkale’ye saldıran güçler, devletler şimdi de boş durmamaktadırlar.İçerdeki ihanet çeteleriyle birlikte, aynı istiladan ve emperyalist düşüncelerinden vazgeçmemişlerdir. Gaflette, dalalette ve hıyanette olanları bu millet asla affetmeyecektir. Bu vatan için, bu millet için, bu bayrak için canlarının seve seve veren tüm şehitlerimizi ve dünyaya parmak ısırtan büyük önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ ü rahmetle, minnetle anıyor, dualarımı sunuyorum.  
Bu haber toplam 203 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.