1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Çanakkale 1915
Çanakkale 1915

Çanakkale 1915

18 Ekim 2012 tarihinde vizyona giren Çanakkale 1915 filmini sinemada seyretmiştim. O günlerde, tam evden çıkarken, televizyon normal yayın akışı durdurarak;...

A+A-

18 Ekim 2012 tarihinde vizyona giren Çanakkale 1915 filmini sinemada seyretmiştim.

O günlerde, tam evden çıkarken, televizyon normal yayın akışı durdurarak; Siirt’in Pervari ilçesinde askeri helikopterin düşmesi sonucunda 17 askerimizin şehit olduğunun haberini veriliyordu. Donup kalmıştım biran. Yine anaların, babaların, eşlerin ve çocukların yüreklerine ateş düşmüştü. Salı günü Manisa’nın Soma ilçesindeki kömür ocağında meydana gelen facia sonucu, emekçi ailelerinin ocaklarına düşen ateş gibi!

Giderken kendi kendime düşünmüştüm. Dış düşmandan çok içteki düşman tehlikelidir. Dış düşmanı bilirsiniz ve ona göre savunmanızı hazırlarsınız. Fakat iç düşmanları bilmek biraz zordur. Belki de yanı başımızdadır. Aynı havayı soluyorsunuzdur. Duyunca, görünce, yaşayınca şok olursunuz.

Bir deyim vardır; “Koynumuzda yılan mı beslemişiz diye!”

İşte bu nedenle ben iç düşmandan daha çok korkarım.

Çanakkale filmine giderken, o destanın perdeye nasıl yansıtıldığını meraktan gidiyordum. Çünkü o kahramanlık destanına ne sayfalar yeterdi ne de birkaç saatlik film. Ancak Turgut Özakman’ın kitabından senaryolaştırılan film bir savaş filmi olma iddiası ile gündeme gelmişti.

Rus Harbi, Balkan Savaşları, elden çıkan topraklar ve verilen ağır yenilgilerle 20. yüzyılın başları Osmanlı Devleti için çok büyük maddi ve manevi kayıplarla gelir. Rumeli toprakları kaybedilmiş, eziyet gören Osmanlı tebaası Anadolu'ya göç etmeye başlamış, Osmanlı orduda büyük kayıplar yaşamıştır. 1914'te 1.Dünya Savaşı'nın patlak vermesi ve Osmanlı'nın İttifak Devletleri ile yeniden savaşa girmesi sonucu Anadolu’da eli silah tutan tüm genç erkekler için seferberlik emri çıkar.

Şimdiye kadar ağır yenilgiler alan Osmanlı vatan bellediği toprakları korumak için var gücüyle yeniden birlik olur. Osmanlının eğitim, görmüş genç ve yetenekli beyinleri de gönüllü olarak askere yazılır. İşte gencecik Veli ve Mehmet Ali de bu askerler arasındadır.  Kısa süre içerisinde Maydos (Eceabat)'a tayin edilirler ve Conk Bayırı’nda İngiliz kuvvetlerine karşı tarihin daha önce yazmadığı bir inanç ve cesaretle savaşırlar. Mustafa Kemal’in 19. Tümen’e katılırlar. Öte yandan Çanakkale Boğazı’nın savunmasından sorumlu Cevat Paşa da bir yandan destek beklemekte diğer yandan mayın hatları için hesap yapmaktadır.  İngilizler ve Fransızlar 18 Mart 1915 günü müthiş bir askeri kuvvetle boğaza giriş yaparlar; fakat vatan toprağı olan Çanakkale Boğazı’nı geçmek sandıkları kadar kolay olmayacaktır. Defalarca denizden ve karadan saldırırlar ama karşılarında üstün cesaretleriyle Veli’yi, Mehmet Ali’yi, Bigalı Mehmet Çavuş’u, Nusret Mayın Gemisi’ini, Seyit Onbaşı’yı, Hilmi Şanlıtop’u, Hüseyin Avni Bey’i, Boyabatlı Mustafa’yı, Yüzbaşı Faik’i, Şefik Bey’i ve Mustafa Kemal Paşa’yı bulurlar...

Filmde bir bütünlük yoktu ister istemez. Denizde ve karada olmak üzere dokuz ay süren Çanakkale savaşından kısa kısa özetler halinde tüm çatışmaların perdeye aktarılması… Sanki tarih dersinde hissediyor insan kendini. Çanakkale; tüm insanlarımızı etkilediği için, film o gözle seyredilirse belki bir anlam taşır. Elbette birlik ve beraberlik ruhu savaş zamanında yaşanmıştır. Şimdiki günümüzdeki yaşananları görünce biraz garip gelebilir. Savaş zamanı nitekim aynı duygular içerisindedir insanlarımız. Tek hedefleri vardır; vatan! Çünkü vatan demek toprak demek! Vatan demek Ana demek! Vatan demek namus demek ülküsüyle omuz omuza bir arada bulunuyor ve savaşıyor askerlerimiz.

Filmde etkili bir öykü olmadan elbetteki seyircinin beğenisini kazanmak zordur. Özelliklede böyle tarihi filmlerde gençlerimize sıkılmadan izlemesi gerekir. Filmde öyle bir konu yok. Kısa kısa ve kesik kesik bölümler. Okumadan ve bilgi edinmeden seyredenler hayal kırıklığına uğrar düşüncesindeyim.

İki saatten fazla süren; savaş, gerilim, dram ve tarih türü film.

Yönetmen; Yeşim Sezgin, Senaryo; Turgut Özakman, Yapımcı; Serkan Balbal.

Oyuncular; Şevket Çoruh, Ufuk bayraktar, Serkan Ercan, barış Çakmak, Bülent Alkış, Emre Özcan ve yüzlerce figüran…

Tüylerimizi diken diken edecek diye beklemeyin benim gibi…

Bugün akşam ATV televizyonunda ilk kez saat 20.00’de yayınlanacakmış!

Seyretmemişseniz, zamanınız olursa seyredin diyorum.

İyi seyirler.

Bu haber toplam 111 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.