1. HABERLER

  2. GAZETELER

  3. Çağlayan: İran’da olan biten her şey bizi ilgilendirir
Çağlayan: İran’da olan biten her şey bizi ilgilendirir

Çağlayan: İran’da olan biten her şey bizi ilgilendirir

Devlet Bakan Zafer Çağlayan, “Komşumuzda (İran’da) olan biten her şey bizi ilgilendirir. Bulunduğumuz odanın yanında bir tehlike varsa biz burada kayıtsız...

A+A-

Devlet Bakan Zafer Çağlayan, “Komşumuzda (İran’da) olan biten her şey bizi ilgilendirir. Bulunduğumuz odanın yanında bir tehlike varsa biz burada kayıtsız oturamayız ’bana ne’ diyemeyiz. Bu konuda da Türkiye bu bölgede barış ve huzurun sağlanması, nükleerin barışçıl amaçlar dahilinde kullanması konusunda önemli bir adım atmıştır” dedi. Swiss Otel’de, Türk Amerikan İşadamları Derneği’nin (TABA/AmCham) düzenlediği ve Amerikan Ticaret Odası üyeleri ve ABD’den gelen iş adamlarının katıldığı toplantıda bir konuşma yapan Çağlayan, Türkiye ile ABD arasındaki dostluğun çok eski tarihlere dayandığını belirtti. Çağlayan, uzun yıllardan beri Türkiye ile ABD’nin dünyada ve bölgede huzurun hakim olması için birlikte hareket ettiğini, iki ülkenin stratejik ortak olduğunu dile getirerek, iki ülke arasındaki bu stratejik ortaklığın yeterince ekonomik ilişkilere yansımadığını anlattı. Kısa bir süre önce ABD’ye çok anlamlı ve geniş kapsamlı bir ziyaret yaptığını anımsatan Çağlayan, beraberinde çok önemli iş adamları ile 5 gün içerisinde ABD’de 4 eyaleti gezdiklerini kaydetti. Çağlayan, bu kısa ABD ziyareti sırasında birçok ABD’li dostuna Türkiye ile ilgili bilgi aktarma imkanı bulduğunu vurgulayarak, bu ziyaretin sadece ekonomik ilişkileri geliştirmeyi kapsamadığını, bu ziyaretin amacının iki ülke arasında bir farkındalık yaratmak olduğunu ifade etti. Türkiye’nin son yıllarda çok önemli gelişmeler kaydettiğine işaret eden Çağlayan, bugün Türkiye’nin dünyanın 17., Avrupa’nın da 6. büyük ekonomisi durumunda olduğunu dile getirdi. Bakan Çağlayan, Türkiye’nin ihracatının yüzde 50’sinden fazlasını Avrupa ülkelerine yaptığını vurgulayarak, Türkiye’nin bu ihracatının önemli bir kısımını sanayi mamullerinin oluşturduğunu söyledi. Türkiye’ye 1923 ile 2002 yılları arasında doğrudan gelen yabancı sermayenin 19 milyar dolar olduğunu belirten Çağlayan, AK Parti’nin göreve geldiği 2002 ile 2009 yılları arasında Türkiye’ye gelen yabancı sermayenin 83 milyar dolar olduğunu anlattı. Zafer Çağlayan, ekonomik ilişkileri birbirine çok yakın olan ülkelerin siyasi ilişkilerinin de çok kuvvetli olacağına dikkati çekerek, Türkiye ile ABD’nin ekonomik olarak birbirine daha çok yaklaşmaları durumunda, siyasi ilişkilerinin de daha kuvvetli olacağını vurguladı. “TÜRKİYE’YE ÖNEMLİ GÖREVLER DÜŞÜYOR” Türkiye’nin bölgesinde barış ve huzurun sağlanması noktasında çok önemli görevler üstlendiğini ifade eden Çağlayan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu bölgede olacak her türlü problem bizi ilgilendiriyor. Bizim ülkemizde 100 binden fazla Ermeni kardeşimiz yaşıyor. Birçok sivil toplum kuruluşunun başında ve hiç bir ayrım olmaksızın mevki ve makamlara sahip Ermeni kardeşlerimiz var ve bunlarla hiçbir sorunumuz yok. Ermenistan’la olan hadise bu siyasiler tarafından çözülemeyecek ancak tarihçiler tarafından çözülebilecek bir hadisedir. Bu konuda zaman zaman bazı ülkelerin, bazı ülkeler parlamentolarının ve dış ilişkiler komitelerinin, örneğin son sizin ülkenizde ABD’de olduğu gibi, üstleneceği veya halledebileceği bir görev değildir. Bu tamamen tarihçilerin çözebileceği ve çözmesi gereken bir konudur. Bu konuda sayın başbakanımız ’Biz tarihimizi sonuna kadar açıyoruz her iki ülkeden tarihçiler gelsinler, bu konuyu beraber çözsünler’ diye bir ifadede bulundu. Ümit ediyorum ki bu konuda da gerekli adımı Türkiye olarak attık. Aynı karşılık Ermenistan tarafından geldiğinde problemler ortadan kalkacaktır.” Avrupa Birliği’nin, Kıbrıs konusunda Türkiye’ye iyi niyetli davranmadığını dile getiren Çağlayan, Kıbrıs konusunda Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin sunmuş olduğu plana Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin “Evet” dediğini, “Hayır” diyen kesimin Güney Kıbrıs Rum Kesimi olduğunu, ancak bunun sonunda Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin ödüllendirilerek AB’ye üye yapıldığını anlattı. Bakan Çağlayan, Türkiye’nin İsrail’e yoğun ihracat yapan bir ülke olduğuna da değinerek, Türkiye ile İsrail arasındaki problemin şu andaki mevcut İsrail yönetiminden kaynaklandığını, insani amaçlarla Gazze’ye giden gemilere yapılan saldırıyı İsrail halkının da tasvip etmediğini söyledi. Bu saldırıda 9 insanın hayatını kaybettiğini anımsatan Çağlayan, Türkiye’nin bu konuda gösterdiği tepkinin “9 insandan dolayı” olduğunu, o insanların Türk ve Müslüman olmasından kaynaklanmadığını belirtti. Çağlayan, İsrail’in bu konuda tutumunu gözden geçirmesini, Türkiye’den özür dilemesini ve tazminat haklarının saklı kalmasını umut ettiğini bildirdi. İRAN TÜRKİYE’NİN TARİHİ KOMŞUSU İran’ın Türkiye’nin tarihi komşusu olduğunu ve Türkiye’nin İran’la dünyanın sonuna kadar komşuluk yapacağını dile getirerek, “Dolayısıyla komşumuzda olan biten her şey bizi ilgilendirir. Bulunduğumuz odanın yanında bir tehlike varsa biz burada kayıtsız oturamayız. ’Bana ne’ diyemeyiz. Bu konuda da Türkiye bu bölgede barış ve huzurun sağlanması, nükleerin barışçıl amaçlar dahilinde kullanması konusunda önemli bir adım atmıştır. Evet, nükleer barışçıl amaçlarla kullanıldığı zaman Türkiye sonuna kadar bunun her zaman destekçisi olacaktır. Türkiye İran’ın avukatlığını yapma gibi bir düşünce içinde olmamıştır, olmayacaktır, olamaz ama bölgemizde barış ve huzurun temin edilmesi noktasında sayın başbakanımız ve ülkemiz arabuluculuk görevine soyunmuştur ancak maalesef bu konuda başarıya ulaşmamıştır. Ama hala Türkiye olarak diyoruz ki, (Bu konuda yapılacak çok şey var)” diye konuştu. DEVLET BAKANI YAZICI Devlet Bakanı Hayati Yazıcı ise İstanbul’un Asya, Avrupa ve Afrika’yı birleştiren çok önemli bir kent olduğunu belirtti. Yazıcı, İstanbul’un 8 bin yıllık bir tarihi olduğunu ve bu kentte bugüne kadar Roma, Bizans ve Osmanlı İmparatorluğunun hüküm sürdüğünü kaydetti. Dünyada çok yaygın üç semavi dinin ünitelerinin bu kentte olduğunu dile getiren Yazıcı, İstanbul’un tarihi değerler ve kültürel hazineler itibariyle de zengin bir kent olduğunu söyledi. Yazıcı, Napolyon’un “Dünya tek devlet olsaydı, eminim ki başkenti İstanbul olurdu” sözünü aktararak, 2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın koordinasyon kurulu başkanlığını yürüttüğünü, bu ajansın çalışmalarında reklamcıların İstanbul için “İstanbul en ilham verici şehir” sloganını bulduğunu anlattı. Türkiye’nin, ABD ile tarihi geçmişe dayanan siyasi ilişkileri olduğunu anımsatan Yazıcı, iki ülke ilişkilerinin “Serbest piyasa ekonomisi”, “İnsan hakları ve demokrasi”, “güvenlik” gibi ana başlıklar altında şekillendiğini kaydetti. Yazıcı, “İki ülke arasındaki ticari ilişkiler, siyasi ve askeri alandaki kadar yoğun değil. Ticari alanda da bu yoğunluğu aynı düzeye getirdiğimizde model ortaklık gerçekleşmiş olacak” dedi.

Bu haber toplam 334 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.