1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Çadır ekmekten daha değerli...
Çadır ekmekten daha değerli...

Çadır ekmekten daha değerli...

Van'da 2. deprem daha çok kişiyi evsiz bıraktı. Sokakta kalanlar, havalimanında çadır almak için dondurucu soğukta 10 saat bekliyor. 60 kiloluk çadırı...

A+A-
Van'da 2. deprem daha çok kişiyi evsiz bıraktı. Sokakta kalanlar, havalimanında çadır almak için dondurucu soğukta 10 saat bekliyor. 60 kiloluk çadırı kapan sırtlayıp hızla uzaklaşıyor.   Van’da 2. depremin ardından sokakta kalan aileler çadır almak için dondurucu soğukta saatlerce bekliyor. Ellerinde ‘çadır alma belgesi’ bulunanlar şanslı! Yaklaşık 10 saatlik bekleyişin ardından sıra kendilerine gelebiliyor. Ancak belgesi olmayanlar saatlerce beklemenin karşılığı olarak ‘izdiham yarattıkları’ gerekçesiyle polisin coplu, tazyikli sulu müdahalesiyle karşılaşıyor. Belge olsun olmasın tüm bekleyenlerin çilesi ortak: ‘Aileler sokakta…’ İzdiham 1: Gece saat 01.30. Kent merkezinde çöken otellerin başında aralıksız çalışmalar sürüyor. Havaalanının önünde ise farklı bir yoğunluk dikkat çekiyor. Araçlar trafiği kilitlemiş. Polis trafiği açmaya, insanları uzaklaştırmaya çalışıyor. Birkaç soruda izdihamın nedeni anlaşılıyor: “Çadır kapma yarışı…” İzdiham 2: Birkaç polis müdürüyle konuştuktan sonra polis bariyerini aşıyoruz. Ancak neredeyse her gören polis durduruyor: ‘Çadır belgeniz var mı?’ Cevap: “Hayır, yok, sarı basın kartım var…” Birkaç soru cevap faslının ardından asıl büyük hengamenin yaşandığı havaalanı ana giriş kapısına geliyoruz. Neredeyse bin kişi var. Polis ellirinde coplarla kalabalığı tutmaya çalışıyor. Vatandaş zorluyor. Polis engel oluyor. İçeriye giren kurtulmuş sanıyor kendini. Ama öyle değil. Her aşama birbirinden zor. Binlerce kişi, kendiliğinden oluşturulan sıradan içeriye tek tek alınıyor. Bu arada şöyle sesler sıkça duyuluyor: “Allah rızası için… Küçük bebeğim var… Dışarıda yaşlı babam bekliyor…” Bir komserin de sesi yükseliyor: “Cop kullan, cop kullan…” İzdiham 3: Havaalanı ana girişinden sonra ‘İşte asıl kuyruk burada’ diyorum ama yanıldığımı daha sonradan anlıyorum. Burası kargo bölümünün girişi. Alana giden yolun ağzında yine polisler. Tek sıra burada daha düzgün. Yaşlı kadınlar da var. Kaynak yapanın vay haline, önce polis sonra vatandaş…. 60 kiloluk çadırı sırtında zorlanarak taşıyan ya da sürükleyen biri göründü mü içeriye yeni biri giriyor… Süreç böyle devam ediyor… Hiç bitmeyecekmiş gibi.” İzdiham 4: Tek tek içeri alınanlar bir anda koşmaya başılıyor. Ancak çadırların dağıtıldığı TIR’ların olduğu bölüme varıldığında bir gerçek daha onları bekliyor: Uzayıp giden kuyruk… Buradaki izdiham diğer 3 aşamaya göre nispeten daha az. İnsanlar artık organize olmuş. Ateş yakılmış. Nöbetleşe ateş başı yapılıyor. Polis de çaresiz. Biraz önce ittiği adamla aynı ateş başında ısınıyor. Çadırları alabilmek için bir belge gerekli. Kızılay sokak sokak gezerek evine giremeyecek olanlara muhtarlar aracılığıyla bir belge dağıtmış. “Bununla havaalanından çadırı alın” denmiş. Belgesi olan da olmayan da ‘çadır dağıtılıyor’ diyerek günlerdir havaalanının önünde bekliyor… Yakup Peker 4 no’lu izdihamda. Ateş başı yapanlardan: “Vali Mithat Bey Mahallesi’nde oturuyoruz. 5 saattir bekliyoruz, hâlâ çadırı alamadım. Bu çadırları 4 kişi zor kaldırıyor, nasıl götüreceğiz. Yeni bebeğim oldu. İlk depremin olduğu gün doğdu. Brandanın altındalar, açıkta değiller ama o da iyi değil.” Birleşmiş Milletler’in çadırı da Kızılay’ınki kadar iyi değil, kar yağdı mı gider. Ama mecburuz. Ne yapalım?’ Mehmet Yaşar da, “Geleli 2.5 saat oldu” diyor ve devam ediyor: “Arkadaşlarla dönüşümlü olarak ateşin başına geliyoruz. Çadırları nasıl götüreceğiz bilmiyoruz. 60 kilogram var. Sırtımda götürmeyi düşünüyoruzm ama zor. Ailem şu anda naylon bir brandanın altında. 9 kişiler.” Ve mutlu son... Osman Tarhan ve Celal Öztürk çadırları taşıyamamış, üzerinde oturup bekliyorlar. Tarhan, çadırı aldığına sevinçli ama ne yapacağını bilmiyor: “60 yaşındaşım. Nasıl taşıyayım? Evim oturulamaz hale geldi. Tam 10 gündür buraya geliyorum. Bir kez geldiğimde gaz attılar. Bir kez de kovdular…” Öztürk ise bir yakının yardıma geleceğini söylüyor ama düşündemeden edemiyor: “Belgedeki isimle kimlik tutunca alıyorlar. Onların belgesi yok. Şimdi nasıl gelip yardım edecekler. 5 kişi sokakta kalıyoruz. Naylon bir çadırda. Deprem olduğundan beri dışarıdayız. Bir içeri koşuyoruz, bir dışarı kaçıyoruz.” Zikri Öner ise sabah olduğunda çadırıyla birlikte havaalanında bekliyordu. Önceki akşam saat 22.00 sularında havaalanında beklemeye başlamış. Belgesi de var. Dün sabah 10.00’da çadırını almış. Öner, “Geceyi havaalanında geçirdim. 2-3 yerde sıra vardı. Su sıktılar. Millet zaten soğukta bekliyor. O zaman polisle arbede yaşandı.” Van’da 2. deprem daha çok insanı evsiz bıraktı. Binlerce kişi çadır arıyor. Şehirdeki dükkânlarda ne kadar branda, geniş naylon varsa tükendi. Depremzede Vanlılar için çadır şimdilik ekmekten çok daha değerli… İki depremde toplam can kaybı: 636 Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) açıklamasına göre, dün saat 08.30 itibariyle Van’da 23 Ekim’de meydana gelen depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 604, 9 Kasım’daki depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 32. 9 Kasım depreminde enkazdan sağ kurtarılanların sayısının 222, 23 Ekim depreminde enkazdan kurtarılanların sayısı 30. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın talimatlarıyla açılan yardım kampanyasında, 132 milyon TL toplandı. Bu arada, Van’ın Erciş ilçesinde dün 4.3 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Saat 16.50’de kaydedilen sarsıntının, yerin 6.1 kilometre derinliğinde meydana geldiği ve merkez üssünün Aşağıkozluca köyü olduğu açıklandı. Çadırkentler ‘buzkent’ oldu Van ve Erciş’te depremzedelerin yaşamını soğuk ve kar daha da zorlaştırdı. Hava sıcaklığının sıfırın altında 2 dereceye kadar düştüğü bölgede kar yağışı sürerken, çadırkentler ‘buzkent’e dönüştü. Çocuklar zaman zaman kar topu oynayarak dertleri niunutmaya çalışsa da, depremzedeler, özellikle geceleri dondurucu soğukta zor durumda kaldı. Ercişli Mehmet Akçil, “Kasımın ilk haftasında böyle bir kış olması görülmemişti. Son 10 yılın en soğuk kışı” dedi. Van’da bugün yağış beklenmiyor. Sıcaklık 6- 8 derece azalacak. Pazartesi günü hava parçalı bulutlu olacak. Bölgede sabah ve gece saatlerinde kuvvetli buzlanma ve don olayı görülecek. (SERKAN OCAK- Radikal)
Bu haber toplam 182 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.