1. HABERLER

  2. SPOR

  3. BU NASIL VAHŞET
BU NASIL VAHŞET

BU NASIL VAHŞET

Kendilerini Müslüman sanan İslami kuralları uyguladıklarını söyleyen İslam düşmanı (Işid)denilen anarşistler. Siz kimsiniz ki İslam’ı kendinize...

A+A-
Kendilerini Müslüman sanan İslami kuralları uyguladıklarını söyleyen İslam düşmanı (Işid)denilen anarşistler. Siz kimsiniz ki İslam’ı kendinize kalkan olarak kullanıyorsunuz. Sizin yaptığınızı bırakın insan olarak yaratılan hayvanlar bile yapmaz. Başını gövdesinden ayırdıklarınız diri diri yakarak öldürdüğünüz onlar insandı. Ama siz nesiniz? Siz insan olamazsınız. Hele İslam dinine mensup hiç olamazsınız. Ama bundan sizlerden çok sizlere bu imkanı hazırlayanalar utansın. Çünkü zamanında ırak ı idare edenler ile halen Suriye’yi idare edenler vatandaşına insan gibi davransaydı devletini adaletli idare etseydi hem kendi sonunu hem de milletin sonunu bu hale getirmezdi. Bundan ibret almayan Suriye’de halen kan akıyor ve insan ve insanlık kalmadı. Kendi milletine zulüm eden böyle bir yönetim olamaz. Zamanında kendine saygı duyan onu destekleyen devletine kıyan bir lider bir daha bulunamaz. Onların sonu da zulüm ettiklerinden daha kötü olur. Bütün bu durumlardan daha ne zaman ders alacak onu da anlamamak mümkün değil. Bir devlet kendine saldıran, toprak bütünlüğüne göz dikene karşı milletiyle karşı gelir savaşır amacı hürriyettir. Fakat şimdiki devlet adamlarının amacı bu olmadığı için toprakları da(ışid) ve diğer anarşik olaylarla doldu. Bizi millet olarak üzen oralardan kaçıp canını namusunu çoluk çocuk kendilerini korumaya çalışanların durumlarıyla yurdumuzdan da (Işid denen) o gruba gidenlerin olduğunu duymamızdır. Bu nasıl İslami hareket bunu aklı başında olan herkesin bilmesi görmesi gördüğünden de ders alması gerekmektedir. Bizim aziz milletimizin başına bu zulümleri Allah göstermesin. Bir de bize sığınan bizden imdat bekleyen sığınmacılara bazı vatandaşlarımızın buğuz ettiklerini duyuyoruz. Bizim fakirimiz varken bir de onları mı besleyeceğiz diyenler maalesef bulunmaktadır. Bu sözlerin ve düşüncelerin bu mağdur insanları da çok üzeceğini düşünmemiz gerekir diye düşünüyoruz. Bizim soframızda bir tabak yemek eksik olsun ama o mağdur olan namusunu ve canını milletimize emanet edenlere yardımı esirgemeyelim. Çok basit düşünmeyelim. Bir de onların yerine kendimizi koyalım. İşte o zaman düşüncemizin ve sözümüzün yanlış olduğunu daha iyi anlarız. Yapılmasına çalışılan çözüm sürecinin bir an önce neticeye ulaşmasını komşularımızda olan sıkıntıların bizde de yaşanmaması milletçe isteğimizdir. Bugün çözüme engel olanlar veya çözümsüzlük üzerinde kafa yoranlar eninde sonunda pişman olurlar. Ama onların pişman olması milleti kurtarmaz. Bütün bunları düşünerek milli sınırlarımızın içindeki birliğimizi koruyarak anlaşmanın sağlanması şarttır. Doğu ve güneydoğuda yaşayan vatandaşlarımıza son yıllarda verilen değerler, yapılan yatırımlar unutulmamalı. Hakları olmayan isteklerde ısrar ederek çözümü engellememeleri gerekmektedir. Her isteğin bir sınırı vardır. Bu sınırların fazla zorlanmamasında fayda vardır. Bu da bütün milletimizin menfaatinedir. Yapılan hatalardan sonra yaşanan vahşetlerden ibret alınmalıdır.  
Bu haber toplam 161 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.