1. HABERLER

  2. SPOR

  3. BU KADAR LÜKSLE NEREYE GİDİYORUZ?
BU KADAR LÜKSLE NEREYE GİDİYORUZ?

BU KADAR LÜKSLE NEREYE GİDİYORUZ?

Dünyada 21. yüzyılın sıkıntıları yaşanırken en zengini ile en fakirinin de düşünceler içinde olduğu zamanımızda biz millet olarak niçin bu kadar...

A+A-
Dünyada 21. yüzyılın sıkıntıları yaşanırken en zengini ile en fakirinin de düşünceler içinde olduğu zamanımızda biz millet olarak niçin bu kadar savurganız. Niçin bu kadar lükse ve gösterişe düşkünüz. Bunun nedenlerini hiç düşündük mü? Eğer düşünmüş olsak çağdaş yaşamda daima bizden önde olduklarını söylediğimiz bilhassa Avrupa ülkelerini örnek alırız. Onların 50 metrekare evde yaşayabildiğini, günlük ihtiyacı kadar gıda tükettiğini, ürettiği lüks marka giyecekler dahil her araç ve malzemelerini dışa satarak kendilerinin çok mütevazi şekilde yaşadıklarını bu sayede ekonomilerinin bizden kişi başına düşen milli gelirlerinin fazla olduğunu düşünebiliyor muyuz? Şu lükse bakınız. Yurdumuzda 2+1 konutlar prim yapmaz oldu. 3+1ler gelişti. şimdi 3+1’ler de unutuldu. 4+1’ler neredeyse 5+1ler gelişti. Nedir bu özenti. Bunun içinin doldurulması içinin temizliği, teferruatı ile birlikte aylık giderlerini soralım size. 2+1 olan meskeniniz için aldığınız bir temizlikçi işinizi görür ama daha büyüklerini bir temizlikçinin görmesi mümkün mü? Bu da gidere eklenmez mi? Bunu yapanlar alıcı buluyorlar. Alıcılar kimler? Banka kredilerine kendilerini teslim etmiş olanlar. Peki ufak bir ekonomik krizde ne olacak? Ödediklerini bırakın kalan borcunu aldığı meskeni satsa kalan borcunu ödeyemez duruma düşer. Bunun örneklerini geçmiş yıllarda gördük. Aldığı arabasını evini sattığı halde borcunu karşılayamayan vatandaşlarımız çoğunlukta idi. Ey benim güzel milletim. Bu gösterişten, bu lüksten lütfen vazgeçin. Falanın var benim niçin olmasın düşüncesini unutun. Huzurlu ve sağlıklı yaşayabileceğimiz ortamı hazırlayın. Gökdelenlerin elit insanların yaşadığı yerlerin tercihini bırakıp nerede ve nasıl daha ekonomik olarak yaşayabilirim diye düşünün. İnanın bu lüksün bu savurganlığın sonu çok kötü olur. Çocuklarımıza torunlarımıza kötü bir gelecek teslim etmiş oluruz. Bunun vebalinden de kurtulamayız. Yaşamımızı devam ettirebilecek kadar eşya ve mekan beslenmemizi sağlayacak kadar gıda hepimize yeter. Bunun dışındaki gösterişlerden kaçınalım. Bizler bu lüksü düşünürken açlıktan ölenleri unutmayalım. Bize ne, onlar da kendini düşünsün diyemeyiz. Bu durumları her aile bireyi üzerine almalı. Sorumlulukları düzeyinde kendini sorumlu tutmalıdır. Bir turiste bakın. Sırtında bir çanta ayağında bir postal sırtında bir bluz bacağında ne olduğu belli olmayan bizim pantolon dediğimiz giysilerle geziyor, görüyor yaşamını devam ettiriyor. Ya bizimkiler ne yapıyor? Gittiği yere valizler dolusu giyecek, lüks otellerde yiyecek peşinde koşuyorlar. Ve bu yönde kendilerini tatmin etmeye çalışıyorlar. Hele evlerindeki gardıropları düşünün. Bir yetmiyor iki yetmiyor, üç ve daha fazla giysi dolapları. Bunları mı çocuklarımıza ve torunlarımıza miras bırakacağız? Bunları sonunda kullanan da bulunmaz. Bütün bu lüks tüketim ve gösterişli mekanlar bırakacağımıza milli gelirimizi artıracak önlemler alsak, çocuklarımıza torunlarımıza daha iyi yaşanabilir gelecek bıraksak ,  gökdelenler yerine istihdamı sürekli halde olacak yatırımlar yaparak geçici değil daimilik arz eden iş sahaları sağlasak daha iyi olmaz mı?Onun için endüstrinin gelişmesi için neler yapabiliriz onun hesabını yapalım. Elin parasıyla bankanın kredisiyle bir yere varılmaz. Bunun akıbeti kötü olabilir. Bunu aklımızdan çıkarmayalım. Ona göre tedbirimizi alalım ki sonunda pişman olmayalım. Geleceğimizi ipotek altına almayalım. Bunu bütün milletimizin düşünmesi gerekmektedir.  
Bu haber toplam 111 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.