1. YAZARLAR

  2. MEHMET BAYRAK

  3. Bostan ve Gülistan’dan birkaç fıkra:
MEHMET BAYRAK

MEHMET BAYRAK

Emekli İlahiyatçı
Yazarın Tüm Yazıları >

Bostan ve Gülistan’dan birkaç fıkra:

A+A-

Akrebe saygı: Öteki hayvanlar gibi doğmazmış akrepler. Yavrusu annenin içini yiyip karnını yırtar, öyle çıkarmış dışarı. Akrep yuvalarımdaki kabukların bu yüzden olduğu söylenir. Eski alimlerin kitaplarından okuduğum bu bilgiyi aktardığımda orada bulunan bir arif gülümseyerek: “Doğru olduğuma kalıbımı basarım. Yavru iken annesini parçalayan bir yaratıktan, büyüyünce neler beklenir? dedi.

Bir baba oğluna şöyle nasihat veriyordu: soyuna benzemeyen makbul değildir. Aslını unutma! Akrebe, niçin kışın dışarı çıkmıyorsun” diye sorulunca: “Yazın ne saygı görüyorum ki, kışın çıkayım” demiş.

Eşek olmasaydı: Adamın birinin gözü ağrımış. Bir baytara-veterinere- giderek: bana ilaç ver, beni bu acıdan kurtar, demiş. Veteriner de hayvanlara yaptığı ilacın aynısından vermiş adama. Kullanınca gözleri kör olan adam kadı’ya giderek baytardan davacı olduğunu söylemiş. Kadı: Gözün karşılığı olmaz. Eşek olmasaydı bu adam baytara gitmez, doktora giderdi, demiş.

Bir kaç güzel söz: yarın aç kalma kaygısıyla yatağa girenin gözüne uyku gelmez. Kışı rahat geçirmek için karıncaların yazın ne eziyet çektiğini biliyor musun? İlim dini beslemek içindir, dünyayı yemek için değil. Kötülükten kaçınmayan alim, elinde çıra tutan köre benzer. Çevresini aydınlatır fakat kendisine bir yayarı olmaz. ülke akıllı insanlarla süslenir, din alimlerle olgunlaşır. Kötülere acıma, o zaman iyilere zulmetmiş olursun. Zalimi affetmek, mazluma haksızlıktır. Kötülük içik can atanı kollarsan, zulmüne seni de ortak etmeye çalışır.

Cahiller yanında alimin sözüne önem verilmemesine şaşırma! Sarımsağın kötü kokusu, miske baskın çıkar.

Altın pisliğe düşse de değerinden bir şey kaybetmez; toz göğe yükselse de kıymetsizdir.

Soyunla övünme. Gül, dikenden, İbrahim ise Azer’den doğmuştur.

İnsan ve köpek: Yaratılmışların en yücesi insandır. En aşağısı ise köpektir. Fakat yalancı insan, nimeti inkar etmeyen köpekten daha kötüdür. Yüzlerce dövülse de köpek, yiyip içtiği kişiye ihanet etmez. Ömrün boyunca iyi davrandığın bir insan basit bir şeyden dolayı seninle kavgaya tutuşabilir.

Eşekten susmayı öğren: Aptal bir adam eşeğe konuşma öğretmeye kalkıştı ve bu uğurda ömrünü harcadı. Birgün bir alim kişi rastladı ona: vazgeç bu sevdadan, dedi. İnsanlar seninle alay ediyorlar. Hayvana konuşma öğretemezsin bari sen ondan susmayı öğren, bu senin için daha hayırlıdır.

Büyük kulaklı: Kulaklarının büyüklüğüyle ünlü Galile’ye edepsizin biri: “Üstad demiş, kulaklarınız bir insan için biraz büyük değil mi?” Galile: “Doğru, demiş. Benim kulaklarım bir insan için biraz büyük ama, seninkiler de bir eşek için fazla küçük sayılmaz mı?

Eşşek geçiyor sansınlar: İki arkadaş mezarlıktan geçiyorlarmış. Biri diğerine:

- Yanında Fatiha var mı? Yani, Fatiha okumasını biliyor musun? demiş. öteki:

- Hayır, yok.

- Peki, bu ölüler bizden fatiha beklerler, ne yapacağız?

- Emekleyerek geçelim de bizi eşek geçiyor sansınlar ve fatiha beklemesinler.

Bu fıkra, darwinizmi savunanlara ithaf olunur. Çünkü biz insanız, deseler, namaz, oruç vb. şeylerle mükellef tutulacaklar. Onlardan kurtulmak için "Bizler maymun yavrularıyız, onun için ibadetlerden sorumlu değiliz" diye atalarının maymun olduğunu savunuyorlar.

Yemin edenler çatlamazlarsa: Ragıp Paşa Sadrazam iken bir gün ahbaplarına hitaben: “Rüşvet almadığınıza yemin edebilir misiniz?” diye sormuş. Oradakiler, yemin-i billah ederek rüşvet almadıklarını söylerler. Mecliste meşhur Haşmet de vardı ve bir köşeye çekilmiş sessizce oturuyordu. Ragıp Paşa: “Haşmet, Rumeli’de hayli mansıplarda bulundun. Sessizce durup yemin edemediğine bakılırsa bir hayli rüşvet almışa benzersin, deyince Haşmet: “Sultanım! Toplumda, yalan yere yemin edenler çatlar, diye bir itikat vardır. Şimdi ben efendilere bakıyorum, eğer çatlamazlarsa ben de yemin edeceğim.” demiş.

Kaç çeşit dost vardır?

Bâkî’ye sormuşlar: “Kaç çeşit dostunuz vardır?” Şair şöyle cevap vermiş: “Üç çeşit dost vardır. Birincisi gıda gibidir, sen onu her gün ararsın. İkincisi ilaç gibidir, gerektiğinde ararsın. Üçüncüsü öyle bir dosttur ki hastalığa benzer; o seni arar bulur ve yakanı bırakmaz; ya da sineğe benzer, sen onu kovdukça o gene gelir”

Bu yazı toplam 280 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.