1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. Birkaç Günlük Gezimiz 9 - TARSUS ! (4)
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Birkaç Günlük Gezimiz 9 - TARSUS ! (4)

A+A-

     Gideceğimiz yerler şehrin merkezinde ve yürüme mesafesinde olmasına rağmen havanın sıcak olmasından dolayı, Maça Cafe’den Eski Tarsus evlerine bakarak ve fotoğraflayarak arabamıza doğru ilerliyoruz. Arabamızı Eski Camiinin önüne park ediyoruz. Camiinin karşısındaki kavşağın ortasındaki Şahmeran heykeline ilerliyoruz.

fotograf---1-dr.jpg

Dr. Çiğdem KARAER Şahmeran heykeliyle!

 

ŞAHMERAN VE EFSANESİ:

     Tarsus’la ilgili anlatılan çok sayıda hikaye içerisinde Şahmeran belki de en ilginç olanıdır. Yılanların şahı olarak bilinen insan başlı, yılan gövdeli Şahmeran’ın Cansab adında bir gençle olan hikayesini konu edilen bu anlatı, Tarsus ve yakın çevresinde bilinen ve çok anlatılan hikaye olmuştur. Kurgusunda kısaca dostluk ve verilen bir sırrın istenmeyen olaylara dönüşmesi ve ihanetin sonunda da ölümün yaşanması anlatılmaktadır. Arkadaşlarıyla birlikte odunculuk yapan Cansab’ın bal almak için indiği bir kuyudan Şahmeran’ın yaşadığı yer altı dünyasına inmesiyle başlayan hikaye, arkadaşlarının ihanetiyle birleşip Cansab’ın Şahmeran’ın ülkesinde kalmasıyla devam eder. Ardından yılanlar onu yakalayarak Şahmeran’ın karşısına çıkarırlar. Cansab başından geçenleri anlatırken, Şahmeran da kendi sırlarını Cansab’a anlatır. Ancak Cansab’ın bunları yeryüzüne taşımasından çekindiği için zoraki misafir etmeye başlar. Uzun bir süre burada yaşamaya çalışan Cansab’ın yalvarmalarına fazla dayanamayan Şahmeran onu serbest bırakmaya razı olur. Fakat gördüklerini anlatmamasını ve hamama gitmemesini öğütler. Aksi halde vücudunun yılan derisine dönüşeceğini ve Şahmeran’ı gördüğünün böylelikle anlaşılacağını söyler. Cansab geldiği yerden geri döner ve uzun yıllar yaşadıklarından hiç söz etmez. Fakat ülkesinin hükümdarının bir süre sonra hastalanması, bu hastalığın çaresinin Şahmeran olması durumu değiştirir. Askerler ülkede Şahmeran’ı görenleri aramaya başlarlar. Üstelik bunun hamamda yıkanırken ortaya çıkacağı bilindiğinden de padişahın adamları tüm insanları teker teker hamamlara götürerek yıkanmalarını sağlamaktadır. Cansab bu kötü sınavdan kısa bir süre saklanarak kaçmayı başarsa da, sonunda yakalanıp şehre getirilir. Yıkanırken de tüm sırrı ortaya çıkar ve vücudu bir anda yılan pullarıyla kaplanır. Bunun üzerine Cansab ikna edilerek Şahmeran’ın yeri söyletilir. Kısa sürede yakalanan yılanların şahı Tarsus’taki Şahmeran Hamamında öldürülür ve üç parçaya ayrılarak padişaha sunulur. İyileşen padişah Cansab’ı vezir yapar, ama dünyadaki yılanların hiçbiri bunu bilmemektedir ve öğrendiklerinde tüm insanlara saldıracaklardır. Şahmeran’ın öldürüldüğü hamam olarak bilinen Şahmeran Hamamının duvarları moloz taşından yapılmış ve geleneksel Türk hamamı özellikleri bulunmaktadır. Efsanesi bakımından yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken hamam, günümüzde de kullanılmaya devam etmektedir.

fotograf---2-yurdanur-duman-ve-eski-camii_.jpg

Yurdanur DUMAN ve Eski Camii.

 

     ESKİ CAMİİ:

     Tarsus’un en eski ibadet yerlerindedir. 13.y.y.’da Ermeni Krallığı döneminde, Kral Oşin tarafından Ermeni Kilisesi olarak yaptırılmıştır. M.S. 1102 yılında Fransız Haçlı Şövalyeleri tarafından onarılmıştır.  

     1415 yılında Ramazanoğulları tarafından camii olarak kullanılmaya başlanmıştır. Yüzyıllara meydan okurcasına, Eski Camii, tarihin en büyük tanıklarından biri olarak dimdik ayaktadır. Eski Camii’nin Aziz Paul’a ithafen yapıldığı da söylentiler arasındadır. Roma mimarisini andıran yapısında, kalın ve yüksek duvarlar, derin pencerelerin yanı sıra geniş iç mekan ve kalın sütunlar göze çarpar. Eski Camii ile ilgili söylentiler arasında, 1198 yılında, Papa’nın elçisi Mainz Piskoposu Konrad Von Wittelsbach’ın burada, 1. Leon’u Ermeni Kralı olarak ilan edecek olan taç giydirme töreni yaptığı da bulunuyor.

    460 metrekarelik bir alanı kapsayan Eski Camii’nin Kuzey ve Güney duvarlarında, antik çağlardan kaldığı düşünülen gri renkli granit sütunlar bulunmaktadır. Ana giriş olan Batı kapısı, oldukça güzel bir manzaraya sahiptir. Güney kapısı yerine Mihrap, Kuzey bölümünde ise son cemaat yeri bulunmaktadır. Camiinin Güneybatı bölümüne sonradan minare eklenmiştir. İç mekan 19.30 m. genişliğinde, 17.50 m. uzunluğundadır. Tavanı incelendiğinde ise Hz. İsa, doğuda Yohennes, Mattaios, batıda ise Marcos ve Lucas’ın freskleri ile karşılaşılır. Kuzeybatı köşesinde ise çan kulesini görmek mümkündür.

     Eski Camiinin hemen yakında bulunan Altından Geçme Roma Hamamı kalıntıları gözümüze çarpıyor.

 

fotograf---3-eski-camii-ic-bolumu!.jpg

Eski Camii iç bölümü!

 

Eski Camiinin hemen yakında bulunan Altından Geçme Roma Hamamı kalıntıları gözümüze çarpıyor.

    ROMA HAMAMI.

   Tarsus’un bir diğer önemli Roma dönemi yapısı da büyük bir hamama ait anıtsal antik bir yapı kalıntısı olarak göze çarpar. Tuğladan örülü, büyük bir kütleye sahip olması nedeniyle arka mahallelere ulaşımı kolaylaştırmak için altından motorlu araçların da geçebileceği büyük kemer ve hamam duvarlarının bir kısmı, 19. yüzyıla ait konutlar içinde kalmıştır. Halk bugün “Altından Geçme” ya da “Kemeraltı” olarak adlandırmaktadır. Çarşı merkezinde kaldığı için her devirde başka amaçla kullanılmış, bu nedenle de Tarsus’ta en çok tahrip edilen kalıntılar arasındadır. Bu kalıntılar Roma döneminde kente teraziler ve kemerlerle su getirilmesinden sonra inşa edilen hamam kalıntısına aittir. Bugün görünen kalıntılar iki ana bloktan oluşmaktadır.

fotograf--4-roma-hamam’indan-gorunum!.jpg

Roma Hamam’ından görünüm!

fotograf---5-roma-hamam’i-ve-yurdanur-mustafa-duman-cifti!.jpgfotograf---5-roma-hamam’i-ve-yurdanur-mustafa-duman-cifti!-001.jpg

 

Roma Hamam’ı ve Yurdanur-Mustafa DUMAN çifti!

 

 

devam edecek…

Bu yazı toplam 623 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.