1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Biraz Kültürel Yarenlik Edelim! --DURAN ERDOĞAN
Biraz Kültürel Yarenlik Edelim! --DURAN ERDOĞAN

Biraz Kültürel Yarenlik Edelim! --DURAN ERDOĞAN

SÖZÜN ÖZÜ Ömrümün önemli bir bölümü Kurugöl’deki Köy Odamızda geçti. Bu odada anlatılan, Kırşehir halk kültürünün  tuzu -biberi olan,...

A+A-

SÖZÜN ÖZÜ

Ömrümün önemli bir bölümü Kurugöl’deki Köy Odamızda geçti. Bu odada anlatılan, Kırşehir halk kültürünün  tuzu -biberi olan, icabında ağzımızı da tatlandıran;  dolayısıyla ibret dolu mesajları olup  aklımda kalanları bundan böyle ve  bundan sonra bir dizi yazısı halinde sizlerle paylaşmanın doğru davranış olacacağını sanıyorum. Bu vesileyle, anlattıklarımı  hatırlayanlar bilgilerini tazelemiş olurlar. İlk defa duyanlar da  kendi kültürlerinden  belleklerine  yeni bir değer kazandırmanın sevinciyle mükemmel mutluluğu yaşarlar umudundayım. Burada amacım, gülmek, gülerken eğlenmek, Türkmen ve Karacakurt aşiret geleneğinden gelen Kırşehir halk kültürümüzü  yaşamak ve yaşatmaktır... Anlattıklarımı kaba, çirkin,gereksiz,edepsiz ve sair duygularla yersiz ve amaçsız sayanlar da olabilir. Esasen bir yazar her yazdığıyla herkesi ve herkesimi memnun edemeyeceğini de iyi bilir. Efendim büyüklerimiz “elçiye zeval olmaz” derlerdi. Anlatacaklarımdan ve aktaracaklarımdan pek çoğu anonimleşmiş ve deyim olmuştur. İşte ilk örnek: Buyurun hep birlikte, nostaljik yarenlik tadında ve tavında okuyalım... İKİ ÜFÜRÜKLE BİR SABIR Derler ki büyüklerimiz: Seyahatin ve  taşımacılığın eşekle, develerle, katırlarla yapıldığı fi tarihinde Bizim Kırşehir’de  ağalardan birisinin konağına birisi yatılı tanrı misafiri gelir. Akşam olur,sofra kurulur,meydan sinisinin etrafına erkekler bağdaş kurup otururlar. Âdet olduğu üzere çorbadan başlanır. Çorba ocaktan  henüz yeni indirilmiş; dumanı üstünde, kaynar mı kaynar!.. Açlıktan iyice danikmiş (bitap düşmüş) misafir, besmele çekmeden  mübarek çorbaya hızla kaşığı sallar ve aynı hızla midesine indirir. Dolayısıyla, kaynar çorbadan aceleci misafirin ağızı, boğazı, bilcümle-tekmil sindirim sistemi yanar, kavrulur. Gözlerinden boncuk-boncuk yaşlar gelir. Konağın tavanına bakakalır. Erkekliğin raconunu bozmayan misafir hane sahibine: “Bu tavanı hangi usta süsledi. Konağı kaça malettiniz?”  diye sorar. Ev sahibi de misafirin  hem acınacak, hem de gülünecek durumunun ve acziyetinin farkındadır. Hemen taşı gediğine koyar:  “Senin annıyacağın, bu konak bana ‘iki üfürüğünen, bir sabıra’ çıktı.” der. Sözün özü:  Kültürümüzü zenginleştiren ve güzelleştiren bu tür sözlerin pek çoğu anonimleşmiş ve yöresel deyim olmuştur. Kültürümüzü anlatırken yaptığım ve yapacağım gaf ve sürçü lisan olursa, peşinen affola diyor;  hoş görünüze  sığınıyorum. Çünkü, mümkün oldukça böylesine söz ve deyimleri aslına ve o devirde kullanılan kelimelerle arzetmeye çalışacağım. Bir başka yöresel söz ve deyimi muhabbetimize konu yapabilmek umut ve temennisiyle... Hoşça kalınız. Duran ERDOĞAN                                Kırşehir Anekdotları Yazarı E.posta: duranerdogan1947@hotmail.com Tel&Gsm: 0(537) 308 56 58
Bu haber toplam 238 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.