1. YAZARLAR

  2. ASIM ATABEY

  3. BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ. ÇOK UZAKLARDA KAFDAĞI VARMIŞ.
ASIM ATABEY

ASIM ATABEY

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ. ÇOK UZAKLARDA KAFDAĞI VARMIŞ.

A+A-

            Bu yazımı masal özelliğinde yazmak istedim. Masal anlatımında KAFDAĞI söylenir. Aslı olmayan, ulaşılması olanaksız olan bir yerdir burası. Olsun. Biz dağa varalım. Neler olacağını görelim. Kafdağı melekler, şeytanlar, cinler ve periler ülkesiymiş. Burada demokrasi varmış. Kurallar gereği seçimler yapılmış.  Seçimi melekler kazanmış. Yöneticiler belirlenmiş. Kazananlardan biri varmış ki birden kendini BAKAN makamında bulmuş. Bulmuş bulmasına da melekliği unutmuş. Şeytanlığı kendine rehber edinmiş. Şeytan şaşırmış. Bu ne biçim iş demiş.  Yapılanlara ben bile akıl erdiremiyorum.

            Kafdağı’nda öyle bir hastalık başlamış. Her tarafı kasıp kavuruyor. Hastalığa kimse akıl erdiremiyormuş. Yapılan ilaçlar da hiç fayda getirmiyormuş. İnsanlar yan yana gelemiyor. Kimse kimseyle konuşamıyormuş. Bunu fırsat sayan bizim BAKAN kolları sıvamış. Halkını unutmuş. Bir şirketi varmış. Kurduğu şirketine ithalat ve ihracat işlerini BAKAN itibarını kullanarak para kazanmanın yollarını aramış. Bulmuş da. Çalışmalara engel olacak kim varsa, oraya buraya sallamış. El etek öpenleri etrafına toplamış. İşler tıkır tıkır işlemeye başlamış.

            Alış verişlerini devletin sırtından yapmaya başlamış. On liraya aldığını yüz liraya satıyor. Yüz liraya aldığını bin liraya satıyormuş. Rakip firmalar bir türlü bu işin üstesinden gelemiyorlarmış. Az gitmiş. Uz gitmiş. Dere tepe düz gitmiş. Bu sefer CİNLER devreye girmiş. Olanlara cinler de çok şaşırmış. Kendi kendilerine isyan etmişler. Periler de bu gelişmelere hayret etmişler. Nasıl olur. Halkın düşünülmesi ve halkın sorunlarının çözülmesi gerekirken, BAKAN tüm çalışmalarını,  kendi şirketini kalkınmasına öncelik veriyor. Gerçekten cin olsun, şeytan olsun olanları içlerine sindiremiyorlar. Cezalandırmanın yollarını aramaya başlamışlar.

            Derken örgünün bir ucunu bulmuşlar. Sökmeye başlamışlar. Söküğü çektikçe geliyor. Olan çirkinlikleri gazeteciler duymuş. Köşe yazarları duymuş. Rakip partiler duymuş. Duyulmuş ve görülmüş olması BAKAN’I PEK RAHATSIZ ETMİYOR. İnsanım diye ortalarda dolaşıyor. Hatta savunmasını bile yapmaya çalışıyormuş. Periler de bu duruma çok şaşırıyorlarmış. Onlarda bekliyorlarmış ki bu yüz kızartıcı suç, hem melekler tarafından ele alınır. Derhal milletvekilliği elinden alınır. Yüce Divan yolu açılır. Hem başkalarına örnek olur. Cezalandırmanın yasalar yoluyla yapılmasını yerine, BAKAN kendi cezasını kendi verir beklentileri de havada kalır. Hem de bir daha devletin malı deniz yemeyen domuz söyleminden toplum kurtulur.

            Efendim KAFDAĞI orada kalsın. Gelelim ülkemize. Yazımın burasında kendimden bahsedeceğim. Yıllar önce adi bir ortaklık kurduk. Yedi arkadaş bir araya geldik. Bir arsa aldık. Planını projesini çizdirdik. On daireli bir inşaata başladık. İki sene içinde binayı oturulur hale getirdik. Bir arkadaşım var. Yöneticiliğini birlikte yapıyoruz.

            Sıra sigorta işlerine geldi. Sigortayı da ben ASIM ATABEY yapıyorum. Allah var. Sigorta yaptığımız kişiler konusunda samimi değiliz. Gerçek çalışanları bulmak, onlardan belgeler almak pek kolay değil. Ancak bulduğumuz kişiler adına sigorta yapıyorum. Bu kişiler adına primleri yatırıyoruz. Sigorta zaten bu kişiler senin inşaatta çalışanlar mı? Yoksa çalışmayanlar mı? Diye sormuyor.  Aklımdan geçen şu.  Babamı da bu inşaatta sigortalı göstersem. Şeytan diyor ki Babanı sigortalı göster. Öte taraftan diyor ki siz,  bu ortaklığı kurarken, kişisel çıkarınız için kurmadınız. Doğrusu babam bizim inşaatta bir gün bile çalışmadı.

            Oysa bizim ortaklığımız yedi kişi. Bunlardan biri kendim. Biri, beraber yöneticiliğini yaptığımız arkadaşım. Ki onunla hem okul arkadaşıyız. Hem başka ortaklığımız var. Her gün ya benim evde, ya onun evde akşamları birlikte oluruz. Bir de kendi öz kardeşim. Diğer dört arkadaşımız da bizim işimize karışmazlar. Yani ben babam adına bizim inşaatta sigorta yapsam hiç biri, bir şey söylemezler. Sormazlar da zaten benim kim adına sigorta yaptığımı da bilmezler. Düşünüyorum. Ya bir gün babam adına sigorta yaptığımı duyarlarsa ne diyeceğim. Anlayacağınız babamı sigortalı yapamadım. Yıl 1976. Ne demek istedim? Günümüze bakar mısınız?  Gökten üç elma düştü. Elma sevenler elmaları yedi. Herkesin Ramazan Bayramı kutlu olsun.

Bu yazı toplam 4986 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.