1. HABERLER

  2. SPOR

  3. BİR ŞİİRİM VE TÂHRİHÎ HİKÂYESİ
BİR ŞİİRİM VE TÂHRİHÎ HİKÂYESİ

BİR ŞİİRİM VE TÂHRİHÎ HİKÂYESİ

Peygamber Efendimiz, mîlâdî 632 yılında vefat etmiş, her sabah “Essalâh Yâ Rasûllâh”, Peygamberimiz uyanmayınca bu kez “Essalâtü hayrumminnevm”...

A+A-

Peygamber Efendimiz, mîlâdî 632 yılında vefat etmiş, her sabah “Essalâh Yâ Rasûllâh”, Peygamberimiz uyanmayınca bu kez “Essalâtü hayrumminnevm” yâni namaz uykudan hayırlıdır dediği Peygamber’i mizin dünyâdan ebediyyen ayrılışının acısı Bilâl-i Habeşî’nin kalbinin tâ derinliklerine işlemişti. Bilâl-i Habeşî bu acı içinde Mescid-i Nebî’ye gelerek, hazin sesiyle gecenin karanlığını dağıtırcasına sabah Ezanını Ashâb-ı Güzîne “Allâhü Ekber” nidâlarıyla duyurmaya başlamıştı. Peygamber Aleyhis Selâm, “Bilâl! Bu güzel cümleyi sabah Ezanında Hayya alelfelah’tan sonraya ekle ve oku” demişti. ﺣﻰ ﻋﻟﻰ ﺍﻟﻓﻼﺡ

***

Bilâl-i Habeşî “Eşhedü Enne” dedi, sonrasını okuyamadı. Peygamber Aleyhis Selâmla geçen güzel günleri hatırlamış, Bilâl-i Habeşî’ye bir şeyler olmuştu; üzüntü içinde sessizce ağlamaya başladı; bir süre ağladı sonra toparlanarak, Ezanı tamamladı. Ancak, duyduğu derin üzüntünün sonucu müezzinliği yapamaz hâle gelmişti.   Kendini kölelikten kurtaran Abdullah “Ebû Bekir” Radıyallâhü Anhün ısrarlarına rağmen müezzinliği bıraktı. Artık Bilâl-i Habeşî Radıyallâhü Anhün hazin sesi duyulmaz olmuştu. Aradan yıllar geçmiş, Ömer Fâruk Radıyallâhü Anhün Halîfeliğinde kâfirlerle, Müslümanlar arasında Yermük’de dehşet verici savaş olmuştu. Bu savaşta Bilâl-i Habeşî’de bulunuyordu. Yüce Allâh’ın izniyle zafer Müslümanların olmuştu.   İkindi vakti gelmiş, Müslümanlar namaz kılmak için hazırlıklara başlamışlardı. Ashâb-ı Güzîn’den bâzıları, Müslümanların sevincine sevinç katmak için Bilâl-i Habeşî’ye güzel ve yanık sesinle ikindi Ezanını oku ki, kâfirlere senin sesinden dinleyeceğimiz Ezanla bir daha meydan okuyalım” dediler. Bilâl-i Habeşî savaş arkadaşlarının ricâsını kabul etti, “Allâhü Ekber, Allâhü Ekber” diye ikindi Ezanını okumaya başladı. Sahâbî, gönül hoşluğu içinde Ezanı dinliyor, Bilâli’n gür sesi yankılar yapıyor, uzun yıllar o sese hasret kalan Sahâbî, yer ve gök Ezan hasretini gideriyordu. Bilâl-ı Habeşî Peygamber Aleyhis Selâm’ın vefâtından sonra ikinci kez Ezan okuyordu. Bilâl-i Habeşî’nin hazin sesiyle Ezanı dinleyen Sahâbî, Efendimizi aralarında görmüş gibi samîmi sevgiyle biri birlerine sarılıyor, İslâm Orduları Baş Kumandanı Ebû Ubeyde göz yaşlarını tutamıyor, Muaz İbn-i Cebel bayılmış yerde yatıyordu. Bu sırada Bilâl-i Habeşî ikindi Ezanını “Lâilâhe illallâh” diyerek bitirmişti. Bunun sonucu Müslümanlar ikindi namazını sonsuz hazzile kılmaya başlamışlardı. Bendeniz “Keskinli Yetîmi” bu mübârek ordunun içinde bulunamayışımın hasretiyle “Yermük’de Ezan” adlı şiirimi ve şiirimin hikâyesini yazmak mutluğuna ermiş oluyordum. Allâh’a hamd olsun.

YERMÜK’DE EZAN

O, ne müthiş gündü Yermük Savaşı, Bilâl’in Ezanı kâfire karşı... Dağları inletti Habeşli Bilâl, Çağlayan gözyaşı bin âb-ı zülâl. Allah bir, Rasûli Muhammed Emîn, Dedikçe titredi semâ vü zemîn… Bilmem kaç yıl var ki, Ezana hasret, Bilâl-ı Habeşî Yermük’de dehşet… Mahvoldu orada küfrün ordusu, Küffârın içinde Ezan korkusu. Peygamber bülbülü Ezan okuyor, Ashâb-ı kirâma cennet kokuyor. Gönüller tutuştu, ruhlar da yandı, Îman’dan alevler gökleri sardı... Bilâl’in nidâsı Allahü Ekber, Zamânı saâdet, Haliyfe Ömer. Ağlıyor Kumandan Ebû Ubeyde, Muaz İbn-i Cebel bayılmış yerde. Ufku dalga, dalga saran bu ordu, Huzûru Allâh’a niyâza durdu… Yermük’de bir akşam zafer gecesi, Tâ Arşa ulaştı Bilâl’in sesi… İlâhî o sesi bana da dinlet, ‘Yetîmi’ sevindir, aşk ile inlet.
Bu haber toplam 242 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.