1. YAZARLAR

  2. DEMİR DOĞAN KANDEMİR

  3. BİR ŞİİRİM VE HİKÂYESİ
DEMİR DOĞAN KANDEMİR

DEMİR DOĞAN KANDEMİR

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

BİR ŞİİRİM VE HİKÂYESİ

A+A-

N0:1442-SEYFLİ’DEN DEMİR DOĞAN KANDEMİR

 

 

1977 Yılı Mart ayında Karşıyaka Mahallesi’ndeki arsanın üstüne ev yaptırıyordum. Arsanın hemen önünden insanların yürüyerek, gelişigüzel açılmış yol geçiyordu.

***

1977 yılında Makine Kimyâ Endüstrisine bağlı fabrikalar üç vardiye sistemiyle çalıştırılıyordu. Bugün ki durumdan farklı olarak özellikle yaya yolu çok işliyordu.

***

Kırıkkale Cumhûriyet Lisesi’nin çatısında sığırcıklar ıslık çalarak, kanat çırparak ve neş’eyle çeşitli ötüş sistemleriyle baharın geldiğini haber verircesine sesleniyorlardı.

***

Yoldan geçen insanlar, aralarında konuşurken biri, benim için ben bu adamı tanıyorum. Babası zengin. Amma “adam ameleyi bulmuş, hanımını çalıştırıyor” demişti.

 

Ben, hanıma “bak yoldan geçenler bize neler söylüyor. Sen bırak şu işi, “elin adamlarına karşı ayıp oluyor” dedim. Hanım bana, “biz evimizi yapıyoruz, sen elin dediğine kulak verme” dedi. Yoldan geçen insanlar beni çekiştirirken ben “onları selâmlıyor, onlara Allah’tan rahmet esenlik diliyordum.

 

Bu sırada ahmakıslatan dedikleri çeşitten yağmur başlıyor, ben üzüntü içinde işi bırakıyor, ağır, ağır yağan yağmurun altında şiir yazmak istiyordum, lâkin kalem var, kâğıt yoktu.

 

Evin temelinden artan taşlardan birinin üstüne oturmuş, çimento kâğıdının üstüne şiir yazmaya başlamıştım. Yoldan geçenlerden biri; Kasap Durmuştan kuzu eti aldığını arkadaşlarına anlatıyor ve beni âdetâ olanları şiirleştirmeye zorluyordu.

 

O kimse, kasap Durmuş, masatla bıçağını biledi ve kuzunun etini güzelce kesti” diyor, ben kuzusu kesilen koyunun acıklı hâlini, o acıyla meleyişini duyuyor, şiir yazmaya derin amma çok derin üzüntüyle başlamıştım. İşte o şiirler aşağıda… Târih 14 Nisan 1977

EVİMİZİ YAPARKEN

Bahar geldi işte Nisan,

Yağsın yağmur sen de ıslan,

Gelip geçen cümle insan,

Bilir, bilmez beni suçlar.

 

Selâmlayım ben de sizi,

Eritiyor devran bizi,

Gençlik gitti, kaldı izi,

Dökülüyor gayri saçlar.

 

Gamlı gene bugün hava,

Sulanıyor yeşil ova,

Sığırcıklar yapmış yuva,

Ötüşüyor garip kuşlar.

 

Kasap durmuş bıçak biler,

Yavrum diye koyun meler,

Yanık sesi bağrım deler,

Damla, damla düşer yaşlar.

 

Delir gönlüm sen de delir,

Günâhımı Allah bilir,

Ömür biter, bir gün gelir,

Mezar olur bak şu taşlar.

 

Zaman durur, insan yürür,

Kader beni çeker sürür,

“Yetîmi” yi bir dost görür,

Rahmet diye söze başlar…

14.4.1977 Kırıkkale

“Keskinli Yetîmi”

***

Sâhibi irfânın diploması yoktur,

İrfânı olmayan diplomalı çoktur.

“Keskinli Yetîmi”

 

2459-2460

 

Bu yazı toplam 363 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.